"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sinir hücresi penceresinden meşveret-şûrâ mesleği-3: Sinir gövdesi & Şûrâ (Müesseseleşme)

Ziya Nur BİRLİK
03 Eylül 2026, Perşembe
Bediüzzaman âlem-i İslâmın en büyük probleminin heyetler arası müzâkere hükmündeki şûrâyı yapamamak olduğunu belirtir.

Zira fertlerin aralarında yaptığı meşveret toplumda yaygın olarak icra edilir; kişi aile efradına veya uzman kişilere danışıp hareketini yönlendirir. Bu durum “nasıl ki fertler istişare yaparlar, heyetler de o şûrâyı yapmaları gerekir…” cümlelerinde ifade edilir. Ancak şûrâ heyetler arası içtima hüviyetinde olduğundan bir “sistem” tesisini gerektirir ki zor bir iştir. Meşveret için takvim ve sistem çok gerekli değilken şûrâ, sistemin adıdır. Sinir hücresinin gövdesi âdeta bir şûrâ meclisini oluşturmuştur.

Fertlerin katıldığı istişareye meşveret denirken, kümelerin ve heyetlerin katıldığı istişareye ise şûrâ denir. Yani meşveretler şûrâyı netice verir. “...en büyük kıt’a olan Asya’nın en geri kalmasının bir sebebi, o şûrâ-yı hakikiyeyi yapmamasıdır.”6  tespiti, şûrânın meşveret yapmış ekiplerin katılımı, heyetler arası bir içtima olduğunu gösterir. Âlem-i İslam’ın en çok ihmal ettiği bir vecibedir bu.

Şûrâ Suresi 38. âyette müminlerin vasfı övülürken “Onların işleri aralarında şûrâ iledir.” buyrulur. Buradaki “şûrâ”, meşveretin müesseseleştiği, şahısların aşılıp bir sisteme, küllî bir   şahs-ı manevîye dönüşüldüğü vasatı ifade eder. Yani meşveret fertlerin istişaresi (1111) ise, şûrâ heyetlerin istişaresidir (4444).

Sinir gövdesi yüzbinlerce dendritten birleşerek gelen bilgilerin harmanlandığı yer olması gibi; şûrâ da fertlerin meşveretlerinden oluşan heyetlerin, aralarında istişare yaptığı havuzdur. Bu vasat, şahs-ı manevî/meclis ortamını temsil eder.

Her yönden bilgiler getiren dendritler birleşerek ortak kanalları oluşturmuşlardır. Ortak kanallar kalınlaşarak sinir gövdesine dahil olmuşlardır. Artık sinir gövdesi, tüm bu verilerle birleşerek gelen her bilginin ulaştığı son istasyon hükmündedir. İnce ince dendrit püskülleri fertleri temsil ederken bu püsküller birleşerek ortak kanalları yani heyetleri oluşturmuş, heyetler mesabesindeki ortak kanallar da dört bir yandan sinir hücresinin gövdesine dahil olarak heyetler arasındaki istişare anlamındaki şûrâyı oluşturmuştur. Yani toparlanmış bilgilerin birlikte müzakeresi ve ortak hareket tarzının ortaya çıkarılması ile şûrâ, “tam ve daimî Üstad” 7 olmuştur.

Sahada faaliyet gösteren, iştirâk-i emval ve taksîmü’l-a’mâl (iş bölümü) yapmış meşveret ekipleri (eğitim, neşriyat, sosyal faaliyet vs.), kendi içlerinde “şâvirhum” emrine ittibâ ederler. Ancak bu ekipler, aldıkları kararları kendi içlerinden seçecekleri zeki birer “mümessil/elçi” vasıtasıyla daha üst bir kurula (yürütmeye veya karar merciine) taşıdıklarında işte o zaman şûrâdan me’mul hayırlı mazhariyetlere nail olurlar. Şûrâya katılan mümessiller, kendi şahsî fikirlerini değil, temsil ettikleri heyetin ortak aklını masaya koyarlar.

Artık iş bölümünün ve heyet çalışmasının önemi ortaya çıkmış, mesailer tanzim edilmiştir.  Nurlarda misali verilen dikiş iğnesi yapımı gibi işler taksim edilmiş ve heyetlerin arasında teârüf ve teavün gerçekleşmiştir. Şûrâda çok yönden gelen farklı görüşler uygun vasatta harmanlanıp büyük resim ortaya çıkarılır.

Dipnotlar:

6-  Eski Said Dönemi Eserleri, s. 257.

7-  Kastamonu Lâhikası, s. 39.

Okunma Sayısı: 70
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı