"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Amerikan cigarası olsa neyse de…

Ahmet BATTAL
27 Ocak 2022, Perşembe
Kar yağışı sebebiyle Türkiye genelinde ortaya çıkan insan ve devlet manzaralarından bıktınız. Haklısınız.

Bir hatıramızı yazalım da bugüne ve geleceğe ışık tutsun. 

1992 yılının başlarında otobüsle Ankara’dan Diyarbakır’a giderken Gürün ile Darende arasında kar sebebiyle yol kapandı ve jandarmanın da yardımıyla binlerce insan yakınlardaki kasaba ve köylere sığındık.

On sekiz saat misafir edildiğimiz kasabada, belediye başkanının sobalı geniş odasında nöbetleşe ısınmaya çalışan misafirlerin dikkatini bir şey çekti.

Kasabadan birileri gelip başkanın kulağına bir şeyler fısıldadı. Başkanın canı sıkıldı ve “yapın gereğini” türünden bazı cümlelerle talimatını verdi. 

Talimatı alanlar kasabanın meydanından insanları yararak karşı köşedeki bakkalın yanına gittiler ve orada bir arbede yaşandı. Birileri bir bakkalı azarlayıp tartakladı ve bir dalgalanma oldu. 

Başkana meseleyi sorduk. 

Meğer kasabanın bakkalı fırsatçılık yaparak üç liralık sigaraları on on beş liraya satmış. Kasabalı bu durumu duyunca içlerinden birileri başkandan talimatı almış ve “gereğini” bizzat ifa etmişler.

Bakkala haddini bildirmişler ve fazla alınan paraların iadesi için gayret etmişler. 

Başkanın kendisini ve yapılanları savunurken söyledikleri tam bir hayat dersi idi:

“Amerikan cigarasını fahiş fiyatla satsa neyse. Maltepe’yi, Samsun’u satmış namussuz. Köyümüzün şerefini iki paralık edecekti, engellemeye çalıştık, dersini verdik.”

Yani demiş oluyor ki “pastayı istediği fiyattan satsa neyse, ekmeği fahiş fiyattan satmış namussuz.”

Gerçekten, zor zamanlarda, olağanüstü dönemlerde fırsatçılık yapan tam anlamıyla ahlâksızlık yapmış oluyor. 

Buna göz yuman kamu otoritesi de o ahlâksızlığa bir yönden destek olmuş oluyor. 

Kar yağışına karşı tedbir alması gereken devlettir. Mahallî idare de merkezî idare de olsa sorumludur. 

Böyle dönemlerde siyasî hesaplarla belden aşağı vuranları engellemek de halkın uyanık kesiminin en önemli görevidir. 

Geleneksel medyanın, bırakın denetimi, haber dahi vermediği bir dönemde sosyal medyanın denetim görevi daha da önemli hale geliyor. 

Ama sosyal medyayı kim denetleyecek? 

Yazılanların doğru olup olmadığını anlamak için süzgeçten geçirmesi gereken, okuyucunun kendisi.

 Uyanık olmak ve “gereğini yapmak” lâzım. 

Okunma Sayısı: 1822
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı