"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

AYM daha neyi bekliyor?

Ahmet BATTAL
14 Haziran 2024, Cuma
Biliyoruz. Başlığı okuyunca bazılarınız -hem de yüksek sesle- “kapatılmayı!” diyeceklerdir.

Ama endişe etmeyiniz, o iş o kadar kolay değil.

“Açık ama ne işe yarıyor” diye soranlara da “haksızlık etmeyin, elbette işe yarayan veya tırnağa dişe dokunan kararları da var” deyiniz.

Bizim bugünkü meselemiz başka. Kararlardaki gecikmeler.

Bir örnek:

Anayasa Mahkemesi, cumhurbaşkanına kanunlara ve hatta Anayasaya aykırı olarak geniş yetkiler veren 02.07.2018 tarihli ve 703 sayılı KHK’yi altı senede inceleyebildi ve nihayet kararını bir hafta önce açıkladı.

Birçok hükmü haklı olarak ve üstelik oybirliği ile iptal etti. Yer yerinden oynadı. Siyaset çalkalandı vs. Geçelim bunları!

Zira ba’de harabil basra…

AYM’nin gecikme rekorları artık AİHM’i bile geçti.

Bir başka örnek:

Tabâbet ve Şuabâtı Sanatların Tarz-ı İcrasına Dair Kanunun iki maddesi, sabıkalı hale gelen tabiplerin ve diş hekimlerinin bu mesleği artık ömürleri boyunca yani ceza infaz edildikten ve bilhassa sabıka silindikten sonra bile ve özel sektörde dahi icra edemeyeceklerini düzenliyor.

Yani o eski Kanun bu mesleklerin mensuplarını sivil ölüme mahkûm ediyor. Yüz kızarıcı suçtan mahkûm olan bir öğretmen bile bir süre sonra mesleğine dönebilirken bu Kanundaki bu ömür boyu yasak elbette insan haklarına ve Anayasaya aykırı.

Nitekim Anayasa Mahkemesi de Ahmet Gödeoğlu adına yapılan 2018/28616 sayılı başvuru üzerine 17.11.2021 tarihli bir kararında “bu hükümler Anayasa’ya aykırı” demiş.

Ama o dava bu kanunun ilgili hükümlerinin Anayasaya aykırılığı sebebiyle iptalinin görüşüldüğü bir “norm denetimi davası” olmadığından bu iki hükmü iptal edememiş.

İdare Mahkemelerinde ya da Sağlık Bakanlığında ve İl Sağlık Müdürlüklerinde bu kararı “takan” var mı? Çok az. O da korka korka.

Aksine, çoğunluk, tabiplerin ve diş hekimlerinin çalışma başvurularını ve davalarını “Anayasa’ya aykırılığı ve AYM kararı beni ilgilendirmez, kanun var ve yürürlükte kardeşim” diyerek reddediyor.

Aynı AYM’nin önüne bu maddenin Anayasaya aykırılığı için dosya geldiğinde hükmü iptal edeceği de açık.

Üstelik dosya AYM’de. Muhtemelen bir raportörün önünde ve bekleyip duruyor.

AYM neden gecikiyor?

Anayasa Mahkemesi üyelerinin ve raportörlerinin fazla mesai yapması için bir engel mi var. Ücret mi istiyorlar?

Üstelik birçok AYM üyesinin çeşitli zamanlarda kendileri ya da vazifeleri için çok da gerekli olmayan birçok toplantıya konuşmacı ve hatta izleyici olarak katıldıklarını basından okuyoruz.

Aynı şekilde, dostlarının ve protokol mensuplarının ziyaretlerine ve şahsi işlerinin ya da dileklerinin takibine vakit ayırdıklarını da tahmin edebiliyoruz.

Bu da gösteriyor ki vakitleri var.

Şartlar normal olsaydı, önlerinde dağ gibi yığılmış dosyalar olmasaydı “bunlar normal beşerî ya da meslekî ihtiyaçlardır” diye düşünülebilirdi.

Ama şartlar anormal. Normalleştirmek de onların görevi.

Daha da ilginci şu:

Aynı AYM, ilk derece ve istinaf/temiz aşamalarında yargılamaların uzun sürdüğü ve böylece insan hakları ihlali yapıldığı iddiasıyla yapılan bireysel başvurularda, “makul yargılanma süresi ihlal edilmiştir, şu kadar tazminat ödensin” diye hükmetmeyi iyi biliyor.

Ama aynı AYM, sıra kendisine geldiğinde, “canla başla çalışmak” ve önündeki dosyaları hızla eritmek yerine klasik bürokrasi tipolojisi ile hareket ediyor.

Bu tam bir ironi.

Yeni Başkan Muhterem Kadir Özkaya, her ne kadar birilerince “hukukçu olmadığı” gerekçesiyle eleştirilmiş olsa da kıdemli bir hâkimdir ve herhalde bu konuda bir adım atacaktır.

Okunma Sayısı: 2009
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Kenan

    14.6.2024 13:07:17

    Güzel ve yerinde bir yazı tebrikler teşekkürler

  • Erhan

    14.6.2024 00:11:10

    Anayasa Mahkemesi, Onayasa Mahkemesi olmaktan kurtulmalı, bir an önce hak hukuk adalet çerçevesinde Önündeki dosyaları inceleyip yine hak hukuk çerçevesinde acil kararlar almalıdır. ortada bir sürü mağdur insan varken, suçu günahı olmadığı halde cezaevlerinde çürüyen insanlar varken, anayasa Mahkemesi’nin zamanı bu şekilde hoyratça kullanması haramdır, mahkemeyi Kübra da kesinlikle kul hakkıyla yargılanacaklarını bilmeleri lazım.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı