"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bahçeli’nin doğrusu, Akşener’in yanlışı

Ahmet BATTAL
21 Ocak 2022, Cuma
Önceki günkü Yeni Asya’da Devlet Bahçeli’nin cemaat ve tarikatlar ve onların öğrenci hizmetleri ile ilgili olarak şu isabetli beyanatını okudunuz:

“Bu intihar olayının siyasî şekilde konu edilmesi, hesaplaşmaya çevrilmesi insanî değildir, vicdanî değildir. Enes Kara olayı kolektif bir saldırı haline getirilmiştir. Kimin inanıp inanmadığı bizim merak sahamız içinde değildir. Herkesin inanç hürriyetini yaşamaya hakkı vardır. Cemaatler ve tarikatlar devletle rekabet etmedikçe, devleti ele geçirmeye çalışmadıkça var olmaya devam edeceklerdir. Dini suçlamalardaki sinsilik bizim meselemizdir. Kimsenin avukatı değiliz. Ama konu dinimiz olunca gözümüzü budaktan sakınmayız. Hiçbir öğrencimizin aç ve açıkta kalmasına göz yumamayız. (Ama) Enes Kara’nın yurt sorununun olmadığı, devlet yurduna başvurmadığı yapılan açıklamalar ile sabittir. Asıl nedeni karanlıkta kalan intihar üzerinden inançlarımıza saldıranlar, ilk kez intihar yaşanmış gibi manevî değerlerimizi karalamaya girenler art niyetlidir.”

Bahçeli’nin bu cümleleri bir sağduyudan beslenmiş cümlelerdir. Tebriki hak ediyor. 

Bilhassa “Herkesin inanç hürriyetini yaşamaya hakkı vardır. Cemaatler ve tarikatlar devletle rekabet etmedikçe, devleti ele geçirmeye çalışmadıkça var olmaya devam edeceklerdir” cümleleri çağa da vicdana da evrensel hukuka da uygun. 

Ama bir gün sonra başka bir siyasî liderden bir hayal kırıklığı yaşadık. Dünkü Yeni Asya’da Meral Akşener Hanımefendinin konuyla ilgili şu tashihe muhtaç beyanlarını okudunuz: 

“Metropoll Araştırma Şirketi’nin verilerine göre; Vatandaşlarımızın yüzde 63’ü devlet yurtlarının yetersiz olduğunu; yüzde 80’i cemaat, tarikat, dernek ve vakıfların öğrenci yurdu işletmesini doğru bulmadığını; yüzde 81’i ise çocuğunu bu tür yurtlara vermek istemediğini söylüyor. Yani; vatandaşlarımız çocuklarının ne olduğu belli olmayan yurtlarda kalmasını değil devletin yurdunda rahatça yaşamasını istiyor. Madem milletimiz istiyor sen de bunu yapacaksın Sayın Erdoğan. Devlet yurtlarının sayısını arttıracaksın; Cemaatlerin, tarikatların, vakıf ve derneklerin yurtlarını başka 15 Temmuzlar olmasın diye kapatacaksın; ve öğrencilerimize hak ettikleri hizmeti lâyıkıyla vereceksin. Eğer veremiyorsan da paşa paşa o koltuktan kalkacaksın. Bunun başka yolu yok.”  

Sayın Akşener,

Sizden ve ekibinizden defalarca demok-ratlığı hazmetmiş bir siyasetçiye yakışan açıklamalar duyduk. 

Bizi şaşırtan bu beyanınızda iki önemli hata var: Birincisi “vatandaşlarımız çocuklarının ne olduğu belli olmayan yurtlarda kalmasını değil devletin yurdunda rahatça yaşamasını istiyor” kısmı en azından Enes Kara ve benzerleri açısından doğru değil. Aileler bu evleri ve yurtları “çocuklarım dinini öğrensin ve yaşasın; dışarıdaki günahlardan uzak kalabilsin” diye istiyor. 

Cemaat-hükümet kavgası olarak başlayan sürecin başından itibaren bütün olumsuz şartlara rağmen bu istek azalmadı. 

Görünüşte dinî cemaat ve aslında dünye-vî menfaat şebekesi olarak çalışanlara “çocuğum dindar görünsün de dünyasını kazansın” diye yaklaşanları engelleyebilmek ise sivil alanı kapatmaktan değil, sivil toplum faaliyetleri ile devleti ayırabilmekten geçiyor. 

İkincisi sizin de defalarca girip çıktığınız o cemaat yurtlarını “vatandaşlarımız, çocuklarının ne olduğu belli olmayan yurtlarda kalmasını değil, devletin yurdunda rahatça yaşamasını istiyor” cümlenizdeki “ne olduğu belli olmayan” ağırlığı ile yaftalamanız siyaseten doğru olmadığı gibi hukuken ve ahlâken de yanlış. 

Sayın Akşener, 

Cemaatleri yasaklayamazsınız, dini devlete hapsedemezsiniz. Din ve vicdan hürriyeti, isteyenin inancını kolektif biçimde yaşama hürriyetidir. Topluca inanma hürriyeti ise cemaatleşme ve tarikatlaşma hürriyetidir. Devlet elini cemaatlerden ve tarikatlardan çekse bugünkü tartışmalardan hiçbiri olmaz. 

Doğru örneği görmek isteyenin Avrupa Birliği’ne bakması yeter. 

Bu kamusal problemlerin çözüm yolu da Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğini yeniden canlandırmaktan geçiyor. 

Yoksa devleti yeniden jakoben devlete dönüştürmekten değil. 

“Demokratım” diyenler önce bunları hazmetmeli.

Okunma Sayısı: 2310
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin İlhan

    21.1.2022 23:17:13

    Siaysilere,cemaat yurtları kapatılsın diyen sözde demokrat geçinenlere soruyorum.Şu ana kadar bu yurt,evlerde kalıp kaç öğrenci,genç intihar etmiş.Amma cemaat yurtlarını tukaka yapanalra soruyorum.O sizin ağzınızı pergel gibi açarak methü sena ettiğiniz kamu veya çağdaş yurtlarnda kalıp alkol,uyuşturucu,fuhuş,cinayet işleyenlerin ve intihar edenelrin sayısı nedir. Şahsen şehrimdeki tabloyu mukayese edersem cemat ev ve yurtlarında İNTİHAR,CİNAYET SIFIR,ALKOL,UYUŞTURUCU VE FUHUŞ SIFIR.amma o çağdaş ve kamu yurtlarındaki hadiselere bakarsak alkol,uyuşturucu,fuhuş ve serserilikte yüz,ikiyüz katı fark var.Cinayetlerde ve intiharlarda ise en az 5-10 katı diyebilirim. Hele hele BİZ MUHABBET FEDAİLERİYİZ,CEMİYETİN ASAYİŞ BEKÇİLERİYİZ diyen bir hizmet ve dava insanalrına böyle iftiralar atmak tamamen cehaletin ve artniyetin tezahürüdür. AKŞENER'den acilen bu sözlerinin tashihini ve özrünü bekliyoruz. Dün akşam parti genel merkezine e-mail ile bunu talep ettim.

  • Nabi

    21.1.2022 22:26:14

    Görülüyor ki siyasiyyunun hasseten müsbet siyaset yapmak iddiasında olanlara her zaman olduğu gibi öncelikli olarak Bediüzzaman ı ve dahi yanında Yeni Asya gazetemizi okumalarını tavsiye ederim.Umumun mukaddes malı olan dini konularda konuşurken hataya düşmemek adına.

  • erhan

    21.1.2022 15:22:41

    san ki, ikisi de Takiye yapıyor. hiç bir cemaat devleti ele geçirmeye çalışmıyor, haaa siz cemaat ehli olanlar devlette çalışmasın, devleti tamamen bize bıraksın diyorsanız o başka! Enes' i Allah'ım af etsin, gani gani rahmet etsin, ailesine sabır versin, unutmayalım ki! hiç bir cemaat de insanı intihara sürükleyecek baskı yoktur! ibadetlerimizi yerine getirelim, Allah'ımızı, dinimizi, Kitabımızı, peygamberimizi daha yakından tanıyabilmek için, bolca kitap okuyalım telkininden sonra bir insan maazallah intihar etmez. ama insan yeterince beslenemez, vücudumuzun ihtiyacı olan hayati önem taşıyan vitamin B12 ve D vitamin eksikliği insanı intihara sürükler!!!

  • Ömer

    21.1.2022 11:02:30

    Binlerce tebrikler sayın Battal, Demokrasi diyenler önce bunları hazmetmeli.Avrupa Birliğindeki normlar öncelikli olmalı Demokratım diyenler için...

  • Atilla

    21.1.2022 08:52:05

    Teşekkürler Ahmet Battal. Hakikatin Gür Sesi Yeni Asya Gazetesi. Tebrikler. Millet İttifakının öncülerinden olan Meral Akşener'e yakışmayan bir beyanattı bu. Derhal tashih bekliyoruz.

  • YAHYA YILDIZ

    21.1.2022 07:50:28

    Oldukça güzel isabetli ve istikametli bir makale olmuş...Bastonsuz köyde dolaşmadıklarını farketsinler...Tekrar sizleri tebrik ve dua ediyorum...Allah Razı Olsun.

  • S.topuz

    21.1.2022 06:54:04

    Kendini bile İnsanlar,bilhassa Siyasi liderliğe yükselme ümidi ve umudunda olanlar,ne söylediğine ve ne söyleyeceğine iyice bakmak ve tartmak zorundadırlar. Aksi halde ümid ve umut IŞIĞI başlamadan SÖNEBİLİR. Aman DİKKAT. Muhalefete ve Muhalefete dahil olma arzusunda olanlara duyurulur.

  • Emin Yılmaz

    21.1.2022 01:24:01

    Enes Kara olayının özelinde muhalif kesimin dini konulardaki açıklamalarını dinleyince, bu insanların "gizli Akp li" olduğunu ve zinhar Akp dışında bir partiye oy vermeyin algısı için "olağan üstü çaba" harcadıklarını düşünüyorum.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı