"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

CHS = Düzensiz Koalisyon Sistemi

Ahmet BATTAL
01 Eylül 2021, Çarşamba
Bazı dostlar “AKMHP” dememize içerliyorlar. Açıklarsak belki ikna olurlar:

Başbakanın ya da icracı cumhurbaşkanının % 50+1 oyla seçilebildiği bir sistem, iki partili tahterevalli demokrasisinin geçerli olduğu ülkelerde mantıklı olabilir.

Meselâ ABD’de Demokratlar ve Cumhuriyetçiler biçiminde ikili bir siyasî yapı var. Yeşiller ya da Feministler gibi irili ufaklı diğer siyasî akımlar da bu iki ana cereyandan birine dahil ya da tabi olarak kendi hedeflerine ulaşmaya çalışıyorlar. 

Ancak Türkiye’de siyasî akımlar birbiriyle rekabet halindeki iki ana akımdan ibaret değil.

(Bu sebeple sağ-sol ikiliğine dayalı siyasî tasnif de Türkiye için aslında geçerli değil.) 

Herkesin bildiği üzere Türkiye’de (ve yüz elli senedir Türkiye’yi etkilemiş olan Avrupa siyasetinde) en az dört siyasî akım var. 

1. Çeşitli renk tonlarıyla (liberal ya da sosyal) demokratlık cereyanı var. 

2. Bunun karşısında, Kemalizm’in inkılâpçılığını dayatmak için “halka rağmen halk için” sloganını sahiplenen ve adı Halkçılık olmasına rağmen kendisi oldukça devletçi olan bir siyasî cereyan var. 

3. Dine hizmet idealiyle ortaya çıkmaya niyetlenenlerin dahil olduğu, ama toplumsal yapıdaki hassasiyet eksikliği sebebiyle istemese de dini ve demokrasiyi siyasetine alet eden bir başka cereyan var. (Adına ne dersek diyelim. Var.) 

4. Milliyetçi duygulardan beslenen, ama aslında başkasını yutmakla beslendiği için milliyeti daima demokrasi aleyhine ve menfi şekilde kullanan –ve hatta kötüye kullanan- milliyetçilik akımı var. 

Bu dördüncü akım kendi içinde “Kürt ve Türk Milliyetçiliği (ya da tepki milliyetçiliği ve etki milliyetçiliği)” ve “dine yakın milliyetçilikler ve dinden uzak milliyetçilikler” biçiminde alt gruplara ayrılabilirler. 

5. Beşinci grupta ise daha küçük ve marjinal sayılabilecek siyasî akımlar var. Bunların bazıları partileşmiş de değil. 

Pozitif siyaset bilhassa ilk dört ana akımın uzlaşması ile ortaya çıkar. 

Karşılıklı fedakârlıklarla ve etkileşimlerle olabildiğince ortak noktalarda birleşmek siyasetin en tabiî lâzımesi. 

Aslında, sayılan bütün cereyanların, demokratlığın asgarî şartlarında müttefik olması da lâzım.  Bu durum siyasî rakipleri ancak memnun eder ve etmeli. 

Meselâ CHP’nin muhalefette de olsa demokratlaşmaya çalışması “demokrat”lığa değer veren herkesi ancak memnun eder. Kemal Kılıçdaroğlu’nun “gelecek seçimlerde cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandıracağız” sözü ancak alkışlanır ve desteklenir.  

Zira herkes bilir ki siyasetin “pozitif siyaset” olmaya yaklaşabilmesi için sadece iktidarın değil muhalefet de demokrat olması lâzım. Aksi halde iktidarda zayıf ya da kuvvetli demokrat bir parti olsa dahi negatif yani menfi siyasetin memleketteki hâkimiyeti devam eder. 

Bu sebeple koalisyonların da adı konularak yapılması siyaseti rahatlatır. 

Eski sistemimiz yani parlamenter sistem seçim sonuçlarına göre partilerin bir araya gelmesini ve koalisyon yapmalarını gerektirebiliyordu. Ama bu koalisyon, adı konulmuş, şartları belirlenmiş, sınırları netleştirilmiş bir koalisyondu. 

Oysa “Başkanlık Sistemi” denilemediği için birilerinin “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” dedikleri ucubedeki koalisyon isimsiz ve kişiliksiz bir koalisyon. 

Zira bu koalisyon seçim öncesinde kirli işbirliğine dayalı bir güçbirliği ve seçim sonrasında da “kimin elinin kimin cebinde” olduğunun belli olmadığı türden bir koalisyon. 

Geliniz işin adını doğru koyalım:

Kapalı kapılar ardının koalisyonu mu iyidir yoksa memlekete hizmet niyetiyle karşılıklı feragat ve fedakârlıklarla açıktan yapılacak koalisyonlar mı? 

Elbette ikincisi. Zira en azından şeffaftır ve dedikoduya daha az kapı açar. Birincisi ise bizim gibi ülkeler için bir sistem bile sunmuyor. 

AKMHP dememizin sebebi işte bu.

Okunma Sayısı: 1471
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Halil İbrahin KARAHAN

    1.9.2021 05:46:50

    Allah razı olsun.TEBRİKLER

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı