"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Üçüncü kuşun tedavisi

Ahmet BATTAL
17 Kasım 2020, Salı
Dokuz on sene evvel “hükümet-cemaat çatışması” olarak başlayıp önce “Paralel Devlet Yapılanması”na ve oradan da 15 Temmuz vesilesiyle “FETÖ” damgası üzerinden başka bir kavrama dönüşen sosyal-siyasal fitne sürecindeki oyuncuları biliyoruz, ama “arka plan”da durup onları oynatanları pek bilemeyeceğiz.

O oyun kurucuların bir taşla birkaç kuş vurdukları ve daha da vurmak istedikleri açık. 

Bu kuşlardan üçüncüsü ve yediği taşın yarası bu günlerde net biçimde ortaya çıkıyor. Şöyle: Bir taraftan, AKP ve ortağı MHP, bilhassa zulümleri görmezden geldiği için kan kaybediyor. Muhalefet hareketleri de güçlenmeye başlıyor. 

Ama öbür taraftan birilerince “…öcü” damgası kullanılarak bilhassa dindar insanlar sindiriliyor ve AKP’den başka yerde siyaset yapamaz ve giderek hiçbir şekilde muhalefet yapamaz halde tutulmaya çalışılıyor. 

Üstelik herkes biliyor ki bu yapı ile “makbul cemaat” olduğu dönemde temaslı olmak yönünden AKP’li dindarlar diğer dindarlardan çok daha önde idi. 

Şimdi AKP’de kalan AKP’li dindarlar –şimdilik- dokunulmazlık elde etmiş gibiler, ama diğerlerine önüne gelen dokunuyor ve hatta damgalıyor. 

Böylece AKP dindarların –şimdilik- damga yemeden siyaset yapabileceği tek adres olarak gösterilmiş oluyor. 

Özetle, dindar insanlara “cemaat eşittir terör örgütü” varsayımıyla ve cemaat mensubiyetini gösteren ama hiçbiri tek başına suç oluşturmayan deliller yardımıyla örgüt üyeliğinden verilen cezalar sayesinde gözü korkutulan insanlar muhalif siyasetten ve siyaset de bu muhalif dindarlardan mahrum bırakılıyor. 

Ama “cemaat adına” denilerek işlendiği iddia edilen suçlar, suç ortakları olan muktedir siyasilere şimdilik dokunulamadığından –şimdilik- yargılama konusu yapılamıyor. 

Haksız dokunulmazlık elde etmiş olan AKP’liler bu düzenin sürmesini istiyorlar ama AKP’nin geldiği noktayı da görmezden gelemiyorlar.  

Demokrat Parti Genel Başkanı ve Afyon Milletvekili Gültekin Uysal AKP için geçen hafta çok güzel bir benzetmeyle “bir kişinin hayran kulübü haline gelmiş bir teşekkül” demişti. 

Yani AKP bir “parti” olmaktan çoktan çıktı. 

Dolayısıyla AKP üzerinden sürdürülen bu projenin de elbet sonu gelecek ve kuştaki taş yarası tedavi edilecek. 

Bunun şartı ise 15 Temmuz’un gerçekten aydınlatılması. Meselâ TBMM’de yarım kalan çalışmanın tamamlanması şart. 

Nitekim muhalifliği ile bilinen ve muhalifliği sebebiyle hapse giren gazeteci Müyesser Yıldız geçen hafta hapisten çıktığı gün “15 Temmuz soruşturulmalı, gerçek suçlular hâlâ dışarıda” demişti. 

Bütün bunlar gösteriyor ki siyasetin yargı tarafındaki çatlak, siyaset zeminine giren Damat çatlağından daha büyük olacak. 

Yeter ki muhalif siyasetçiler ve bilhassa Meral Akşener, Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu artık şu “…öcü” damgasını hakkıyla sorgulayabilsinler ve doğru yerde doğru şekilde kullanabilsinler… 

Okunma Sayısı: 2134
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Toygar

    17.11.2020 08:35:11

    Öyle deme Ahmet Hocam, bak hükümetimiz yeni bir döneme giriyor. Ekonomide, hukukta yeni bir gelişşşşşmişlik olacak. Şimdiye kadar olamadı ama olsun, olur o kadar :( Hem daha dün televizyonda gördüm, Addalet bakkanımız "mağdurların hakları"nın savunulması gerrrrrektiğine dair bir panelde konuştular. Bunları nasıl görmezden geliriz. Tamam tiyatro da her perde de farklı haller yaşatılır da bu tiyatroda oynayan kiiim, oynatan kiiim bilemesek de, seyredenleri esefle kınamakta bir beis olmasa gerek, en azından benim için. Komedi dünyası gibi... Akşam esefle izledim ve hayretle karrrdaaaşlarımızı da izlemeye devam ediyorum. Biraz da üzülerek, maalesef ki :(((

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı