Îsâr, kişinin kendi ihtiyacı olduğu hâlde kardeşini kendine tercih etmesidir. Kur'ân'da Ensar hakkında şöyle buyurulur: "Kendileri ihtiyaç içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler."1
Sahabe döneminden îsârın en meşhur örneklerinden biri, Yermük Savaşı sonrasında yaşanan ve "Su Hadisesi" olarak bilinen rivayettir:
Savaş bittikten sonra Sahabelerden biri, yaralılar arasında bulunan amcasının oğluna su götürür. Tam suyu vereceği sırada yakından başka bir yaralının "Su, su!" diye inlediğini duyarlar. Amcasının oğlu: "Önce ona götür." der.
Suyu ikinci yaralıya götürdüğünde, o da başka bir yaralının sesini işitir ve "Önce ona ver." der.
Suyu üçüncü yaralıya götürür; fakat o şehit olmuştur. Geri dönüp ikinciye gelir, onun da şehit olduğunu görür. Birinciye döndüğünde o da şehit olmuştur. Böylece üçü de su içemeden şehit olmuşlardır.
Rivayetlerde bu yaralıların arasında sahabelerden Hâris bin Hişâm, İkrime bin Ebu Cehil ve Ayyaş bin Ebu Rebîa isimleri zikredilir. Bu olay, İslam ahlâkında îsârın zirvesi kabul edilir. Çünkü onlar ölümün eşiğinde, en çok ihtiyaç duydukları suyu bile kendilerine değil kardeşlerine vermeyi tercih etmişlerdir.
Bediüzzaman Said Nursî ise İhlâs Risalesi’nde bizlere, Abdulkadir Geylânî ve Hz. Ali için;
"Böyle manevî kahramanları arkanızda zahîr [yardımcı], başınızda üstad bulmak isterseniz 'Başkalarını kendi nefislerine tercih ederler.'1 sırrıyla ihlâs-ı tâmmı [tam ihlâsı] kazanınız.
"Kardeşlerinizin nefislerini nefsinize; şerefte, makamda, teveccühte, hattâ menfaat-i maddiye gibi nefsin hoşuna giden şeylerde tercih ediniz. Hattâ en latîf ve güzel bir hakikat-i imaniyeyi muhtaç bir mü'mine bildirmek ki; en masumane, zararsız bir menfaattir. Mümkün ise, nefsinize bir hodgâmlık (bencillik) gelmemek için, istemeyen bir arkadaş ile yaptırması hoşunuza gitsin. Eğer "Ben sevab kazanayım, bu güzel mes'eleyi ben söyleyeyim" arzunuz varsa, çendan [gerçi] onda bir günah ve zarar yoktur. Fakat mabeyninizdeki [aranızdaki] sırr-ı ihlasa zarar gelebilir."2
Bu fedakârlık, "ben" yerine "biz" anlayışının Sahabe neslindeki canlı bir tezahürüdür. Bu günlerde ne kadar da çok ihtiyacımız var.
Ne mutlu O mü’mine ki, kardeşini kendi nefisine tercih etsin. Cenab-ı Hak bizleri de o mü’minlerden eylesin.
Dipnotlar:
1- Haşr Suresi: 9.
2- Lemalar, s. 277.