"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bugün, o gün

Ali Rıza AYDIN
25 Haziran 2026, Perşembe
Sözlükte “haram kılınan, yasaklanan; kudsî olan, saygı duyulan” manalarına gelen ve Hicrî ayların ilki olan Muharrem, savaşmanın haram kabul edildiği aylardan birinin adıdır.

Kur’ân-ı Kerîm’de Muharrem kelimesi ay ismi olarak geçmemekle birlikte saldırıya uğrama durumu hariç, savaşın haram olduğu aylardan söz edilerek; “Sana haram ayı, yani onda savaşmayı soruyorlar. De ki: O ayda savaşmak büyük günahtır”1 ayetiyle bu aylara saygı gösterilmesi emredilmiştir.

Muharrem ayı manevî yapısının yanında, asırlar ötesine uzanan hayra matuf bir gelenek olarak hatırlarda canlı tutulmakta ve bu gelenek o güne iktidaen bugün de yaşanmaktadır.

Bilinen en yaygın şekliyle Nuh tufanının, Cenab-ı Hakkın, “Ey arz, suyunu yut! Ey sema, suyunu tut”2 emriyle sona erip, geminin Cebel-i Cûdî’ye oturması ve suların çekilmesinin ardından, gemide kalan son tahıl, kuru meyve ve bakliyatlar bir kazanda toplanıp pişirilerek “aşura” adı verilen ve yıllar yılı gelenek olacak olan bir şükür yemeği yapılmış; karaya ilk adım, bu nimetle atılmış.

Bugüne “Aşura” denilmesinin sebebi, Muharrem ayının onuncu gününe denk gelmesidir. Bu güne bu ismin verilmesinin hikmetiyse, Cenab-ı Hak bu günde, Musa, Nuh, Yunus, Âdem, Yusuf, İsa, Davud, İbrahim, Yakub ve Eyyûb Aleyhisselâmlar olmak üzere, mu’cize eseri olarak, on peygamberine on değişik ikramda bulunmasıdır.3

Bu, böyle.

Bahsi geçen ikram ve selâmetten maada bir de şehadet günü var ki, ciğersûz!

Kerbelâ vakıası, Müslümanların ortak hafızasında derin bir acı olarak yer alan Hz. Muhammed’in (asm) torunu Hz. Hüseyin ve beraberindeki -aralarında çocuklar ve ailesinin de bulunduğu- 72 kişinin şehit edildikleri gün, yine on Muharrem günüydü.

Tarih: 10 Muharrem 61 (10 Ekim 680).

Hz. Hüseyin’in Kerbelâ’da şehid edilmesi üzerine Muharrem ayı, başka bir mana daha kazandı.

İtikadımız gereği olarak sevdiğimiz ve muhabbet ettiğimiz Hz. Ali’nin (ra) evlâtlarından Hz. Hüseyin’in şehit edildiği günü bazı kesimler, dünyalarında, yas günü olarak görse ve şiddet, şiddetle protesto edilse de kinin, nefretin, buğzun neticeye bir yararı olmuyor.

Kaderin tecellisi olarak vuku bulan bu elim hâdise hakkındaki teferruatı Risale Risale-i Nur’a havale ederek, orada temas edilen şu hususu arz etmeden geçemeyeceğiz:

“Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, Ümmü Seleme’nin, daha diğerlerin rivayet-i sahihiyle haber vermiş ki, ‘Hazret-i Hüseyin, Taff, yani Kerbelâ’da katledilecektir.’4 [bu hadisten] elli sene sonra, aynı vak’a-i ciğersûz [ciğer yakan vak’a] vukua gelip o ihbar-ı gaybîyi tasdik etmiş.”

Ayrıca, Peygamber Efendimiz (asm), “Hem mükerreren (tekrarla) ihbar etmiş ki: ‘Benim Âl-i Beytim, benden sonra katle ve belâya ve nefye maruz kalacaklar.”5

“Takdir-i Hüdâ kuvve-i bâzû ile dönmez,

Bir şem’a ki Mevlâ yaka, üflemekle sönmez!”

Hâl, bu!

Gelelim işin yukarıda arz ettiğimiz diğer cihetine:

Elemnâk hadiseyi anıp, o duyguları gönlün gönlüne tevdi ettikten sonra, aşura günü yapılacak en mübrem ibadet, oruç tutmaktır. 

Aşura veyahut aşure adı verilen Muharrem ayının onuncu gününe, Sâmî dinlere mensup olanlar da önem verir ve bu günde oruç tutardı.

Peygamber Efendimiz (asm), risaletten önce ve Medine’ye hicretinden sonra, bugünde birkaç defa oruç tutmuş, Müslümanlara da tutmalarını tavsiye etmiş;6 ramazan orucunun farz kılınmasıyla birlikte bu orucu isteğe bırakmıştır.7

Hz. Âişe’den (ra), bu günün ehemmiyetine binaen, “Kâbe’nin örtüsü, Saadet Asrı’ndan beri Müslümanlarca hep anılana gelen Aşura gününde değiştirilirdi” demiştir.

Dipnotlar:

1- Bakara Suresi: 217.

2- Hûd Suresi: 44.

3- Sorularla İslâmiyet

4- Said Nursî, Mektubat, 99 (Müsned, 6:294).

5- Age., İbni Mâce, Fiten: 34.

6- Buharî, Savm, 69.

7- TDV İslâm Ansiklopedisi, 31; 4-5.

Okunma Sayısı: 220
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı