"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Derdimiz insanlara yardım etmek

Aytekin COŞKUN
18 Ocak 2022, Salı 03:17
“Derdimiz insanlara yardım etmek; derdimiz iman hakikati olan, kâinatın en değerli varlığı olan ‘insan’ denen bu varlığın dil, din, ırk, renk gözetmeksizin; bir nebze olsun gönül tellerine dokunabilmek. Tanzanya’dayız, insanların gönül teline dokunmaya çalışıyoruz.”

Hospıtalıa Ya Wılaya Ya Panganı

Tanzanya’nın başşehri Darüsselam’a saat 03:40’ta indik, oradan Tanga denen bölgeye geçeceğiz. Asıl hizmet edeceğimiz hastane, Tanga bölgesine yirmi km mesafede olan Pangani bölgesindeki devlet hastanesi. Hospıtalıa Ya Wılaya Ya Panganı. Ameliyatlarımızı yapacağımız yer orası olacak inşallah. Gitmeden önce bütün resmî evraklarımızı, konsolosluktan istediler. Bizler de diplomalarımızı, uzmanlık belgelerimizi ve nüfus bilgilerimizi gönderdik. Bir hafta boyunca onların resmî hekimi olacağız inşallah.

HAKI NA WAJIBU WA MTEJA: Müşteri hakları ve sorumlulukları, Hastanenin girişinde ‘hasta hakları’ olarak bu ibare bulunuyor. Çok değişik gelmişti bana, paylaşayım istedim. Buranın merkezinde devlet hastanesi statüsünde derme çatma bir hastane var. Yapı bizim için önemli değil, önemli olan yapabileceklerimiz. Sahrada çok çalıştığımız için bunları düşünerek hizmet etmeyi planlıyoruz. Derdimiz insanlara yardım etmek; derdimiz iman hakikati olan, kâinatın en değerli varlığı olan ‘insan’ denen bu varlığın dil, din, ırk, renk gözetmeksizin; bir nebze olsun gönül tellerine dokunabilmek. Tanzanya’dayız, insanların gönül teline dokunmaya çalışıyoruz. İki sene önce Kenya/Garissa seferinde beraber çalıştığımız çok kıymetli Mustafa Yanık Hocam (göz doktoru) bu sene inşallah 250 katarakt ameliyatı yapacağını bizlere ifade etti. Onun asıl amacı; buradaki bir göz hekimi arkadaşa kendi geliştirdiği pratik metodunu öğretmek, yani nasıl balık tutulacağını öğretmek, işin aslı da bu zaten.

Balık tutmayı öğretmeye geldik. En önemli olan şey; bu coğrafyada, yaptığınız işi sizden sonra yapabilecek birini yetiştirmek. Mustafa Hocam da bu konuda çok gayretli; yanında duran Tanzanyalı hekime, ‘daha pratik olarak bu ameliyat yapılabilir’, onu öğretmeye çalışırken. Kendisinin geliştirdiği çok pratik bir yöntemle on beş dakikada bir katarakt ameliyatı yapmasıyla tanınan bir arkadaşımız, yıllarını böyle hizmete adamış çok muhterem bir kardeşimiz.

Herkesin gözünün içi gülüyor

İnşallah beraber çalışmaya devam edeceğiz, onunla birlikte uçaktayız. İki saattir yoldayız, yaklaşık 9 saatlik bir yolculuğumuz söz konusu olacak. Uçağımız dar gövdeli Boeing 737, aslında dokuz saatlik bir uçuş söz konusuysa geniş gövdeli bir uçak olması daha uygundu; bunu Türk Hava Yolları nedense yapmıyor, altı koltuklu dar gövdeli bir uçakla seyahat etmek zorunda bırakıyor. Neden? Sorumuz bu. Çünkü diz mesafesi kısa, koridoru dar, dolayısı ile siz 9 saat böyle bir yapıda yolculuk yapıyorsunuz. Kısa süreli uçuşlarda bu mümkündür elbette. Bu yaklaşımı doğru bulmuyorum, bununla birlikte yine de hizmet için gidiyoruz, güzel şeyler yapacağımızdan dolayı bunları ardımıza atıyor ve ‘Vira Bismillah’ diyerek yola çıkıyoruz.

Bütün ekibimiz. Herkesin gözünün içi gülüyor. Neden? Çünkü gönüllü olarak hizmete koşan erler bunlar. 

Dokuz saat süren yolculuğumuzdan sonra, Internationale United Republic Nyerere Airport’a saat 03:40’ta indik. Öncelikle Zanzibar Adası’na, oradan yolcu alma ve indirme bitince de Darüsselâm’a tekrar havalandık. Pandemi şartlarından ve ilk defa bu ülkeye giriş yaptığımızdan dolayı biraz tedirgin olduk ve endişelendik. Onların, gelen her misafir için dijital ortamda doldurmaları gereken soruları ile muhatap olduk. Onları doldurduk ve ilk polis noktasında ‘PCR negatif’ uluslar arası kartınızı ve bu doldurduğumuz bilgileri ve belgeleri ibraz ettikten sonra birinci geçiş noktasını geçebildik. Daha sonra ikinci polis noktasında vize sordular. Oysa biz yeşil pasaportumuz olduğunu söyledik, ama nafile, Afrikalı kardeşler bir şeye ‘yok’ dediler mi anlatana kadar akla karayı seçebilirsiniz. Burayı da geçtik sonra, parmak izi ve yeniden pasaport kontrolü yapıldı ve nihayet içeri girebildik. Bu arada gümrük polisi yanımızda getirdiğimiz ilâçlara, sarf malzemelerine el koydu. Onları vermiyor, aldığımız yerden bunların faturalarının ve kendi ülkeleri için yapılan bu kampın resmî makamlar tarafından verilen izin kâğıtlarının da ibraz edilmesine rağmen.

Bizi beklettiler

Verdikleri izin kâğıtlarını göstermemize rağmen tam bir saat bizleri beklettiler. Bu malzemeler bizim için hayatî öneme sahip, dolayısıyla onları geçiremez isek birçok hizmet yarım kalır. Onları almayı bekliyoruz. Bu arada sabah namazı vakti geldi; havalimanı içinde birer birer kılmaya başladık, vakit çıkacak yoksa. Bu arada gelen habere göre, onların eczacısı gelip malzemeleri kontrol etmeden malzemeleri vermeyeceklerini ifade ettiler. Beklemeye devam ediyoruz. Gün ağarmaya başladı. Malzemeleri nihayet teslim ettiler. Bu arada hava açtı, güneş çıktı. Hepimiz yorgunuz ve daha 6 saatlik bir yolumuz daha var. Ama bizler pert olduk desek yeridir. Bizleri, biraz dinlenelim diye geçici bir otele yerleştirdiler; dinlendikten sonra tekrar yola koyulacağız. Nereye? Tanga’ya.

Renkli sokak satıcıları

Havalimanı burada bana çok değişik geldi. Uluslararası Nyerere Havalimanı’nda, daha önce görmediğim duvar süslemeleri ile karşılaştım. Diğer Afrika ülkelerinde buna rastlamadım. Havalimanında sizleri, duvarda resmedilmiş vahşi hayvanların siluetleri karşılıyor. Bu çok ilginç geldi. Safari denince akla Kenya/Nairobi gelir aslında. Bütün Avrupa oraya safariye gider. Demek ki Tanzanya’nın da bu konuda altyapısı var. Mahmur gözlerle, yorgunluğun paçamızdan aktığı bir şekilde sabah saat 07:30’da geçici olarak konakladığımız otelimize yerleştik; sadece yıkılıp yattığımı hatırlıyorum, kalktığımda saat 14.00’a geliyordu. Kendimizi toparlayıp hemen tekrar yola koyulmamız gerekti. Otelin önüne çıkarak Afrika’ya ‘Merhaba’ demek istedim. Kaldığımız otelin önünde sokak satıcılarının arasında biraz dolaştım. Buraya has olan meyveler avokado, papaya, mango; ayrıca yine Afrika’ya özgü çok renkli elbiseler vardı. Burada, şeker kamışını sıkarak şerbet yapan bir satıcı tezgâhı, muzları soyarak kızartıp satan bir tezgâh, yer fıstığı satan bir tezgâh, derken renkli Afrika’nın sokak satıcıları yanıbaşımızda idi. Onlarla sohbet etme fırsatım oldu. Çok sıcakkanlı olduklarından uyku onlarda sıkça gözüküyor. Sakin ve sinirleri alınmış vaziyetteler. Neyse; görev yerimiz olan Tanga’ya bağlı Pangani’ye gitmek üzere, soluklandığımız otelimizden ayrılıyoruz. Pangani’ye gitmek için iç hatlar havalimanı kısmına geldik. Charter uçağını bekliyoruz, saat 15.00’da bineceğiz inşallah. Uçağımız küçük, içinde eğilerek yürümek zorundasınız. 12 kişilik; öncelikle Zanzibar’a, sonra Tanga’ya uçacak. Bu arada gündüz vakti Zanzibar Adası’nı ve Tanga’yı uçaktan görmek de ayrı bir güzellik olacak.

RENKLİ İNSANLARIN ÜLKESİ AFRİKA

Afrika halkının en önemli özelliği çok renkli giyim tarzının olmasıdır. Bu renk cümbüşünü başka bir kıt’ada göremezsiniz. Buradaki renkli giyimlerde erkek-kadın ayrımı yok. Bütün halkın giyiminde inanılmaz renk cümbüşünü bulabilirsiniz. Adeta renk cümbüşü içinde kaybolup gidiyor insanlar. O kadar renkli giyiniyorlar ki; o siyah yüzleri, o renklerin içinde bulmakta zorlanıyorsunuz. Kırmızı, sarı, turuncu, yeşil, al, mor derken bütün renkleri burada görmeniz mümkün. Burada en önemli olan şey, birlik ve beraberlik içinde bazı zorlukları aşabilmek. Bizler de her ne kadar beyaz olsak da onlarla beraber el ele verdiğimizde bazı şeyleri başarabiliyoruz. Onları yok saymak değil, tam tersine onları varlıklarının farkına varmaları için çaba göstermek önemli. Bu çabayı diğer beyazlardan pek görememişler. Türkiye’nin yaptıklarına şahit olmak bizlerde iftihar sebebi oldu. 

İnanın burada faşizan falan yaklaştığım yok; 2009’dan beri iştirak ettiğim her Afrika seferinde onların Beyazlarla ilgili fikirlerini, en iyi yaşayan ve onlarla konuşan biri olarak iyi biliyorum. Bizler, öncelikle İslâm’ın terbiyesi ve onların da birer İslâm ferdi olması manasında kardeşçesine yaklaşımlarımızın bizlere dönüşlerini görebiliyoruz. O yüzden bu ellerin bir arada, renk renk görünmesi aslında çok yolun alındığının bizlere ifadesidir; kardeşlik böyle bir şey. Afrika’daki ismim “Very White”, yani ‘çok beyaz’. Resme baktığınızda zaten görüyorsunuz, çok da anlatmaya gerek yok. Resimdeki en beyaz el bana ait. Eski Kızılderililerdeki bir isim gibi gelebilir size, ama burada çok anlamlı. ‘Çok Beyaz’…

Tanzanya seferimiz başladı. Evet, ben de gerçekten merak ediyorum. İlk durağımız Zanzibar Adası. Saat 02:30’da Türkiye’den gelen her uçak öncelikle bu adaya uğruyor; burada yolcu değişimi oluyor ve daha sonra tekrar havalanarak, rotamız olan başşehir Darüsselam’a iniyor. Bu ismin anlamının, ‘en güvenli yer’ olduğunu da ifade edelim.

DEVAM EDECEK

Okunma Sayısı: 1565
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Cemal Özkaya

    18.1.2022 06:33:55

    Maşallah tebrik ediyorum. İnşallah hizmetleriniz futuhata sebep olur. Elbistan'dan selamlar.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı