Binlerce minâreden, yanık-yanık her ezan,
Yumuşatır kalpleri billurdan sedalarla,
Rikkate gelir gönül, zannedersin bir hazan,
Tevhidi ilân eder, huzurdan sedalarla.
Bir zaman, gazelhanlar, bir türküdür tutturmuş,
Millete ezan diye, gürültüyü yutturmuş,
Hürriyet gelmiş şükür, istibdadı durdurmuş,
Demir kırat hak demiş, hazardan sedalarla.
İslâm garip, ses garip, kıvranırken yurdunda,
Gaflettedir çok insan, mana kimin umrunda?
Bir avuç mü’min kalmış, o da aciz durumda,
Hakaret etmiş fitne, murdardan sedalarla.
Gördüğü mukaddes şey, çıldırtmış gafilleri,
İnsafa getirmek zor, görse de delilleri,
Nedir bu, hazımsızlık, kötü sözlü dilleri
Çığlığı var adeta kusurdan sedalarla.
Her asırda beklenen tahribi tamir eden
Bir zat gelmiş bereket ruhu mahcup etmeden
Yüz otuz kitap yazmış şükür ömrü bitmeden
Aslına dönmüş çok şey o Nur’dan sedalarla.
BEDRİ TAHİR ADAKLI