"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“İnsan hakları eylem planı”nın maksadı

Cevher İLHAN
09 Mart 2021, Salı
Bir dizi tahkir ve tahrikle muallel yapay gündemlerin boşa çıkmasının ardından ortaya atılan “yargı reformu” ve “yeni anayasa” oyalamasının da bir netice vermemesi üzerine bu kez günler öncesinden duyurularak âlây-ı vâlâ ile “insan hakları eylem plânı” açıklandı.

Belli ki diğer sun’i gündemler gibi siyasi iktidarın sözünü ettiği bu “paket” de sanki yeni bir şeymiş gibi ülkenin gerçek gündemini saptırmaya yönelik bir manipülasyon olarak gündeme sokuşturuldu. 

Öncelikle Cumhurbaşkanı’nın sözünü ettiği “on bir ilke” ile “dokuz amaç”, on dört asır öne Peygamberimizin bütün insanlığa irâd ettiği Veda Hutbesi’nden Medine Vesikası’na, 19 Haziran 1215’deki Magna Carta’dan, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nden İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’ne bütün insan hakları ve özgürlükleri bildirgelerinde bildirilmiş.. 

Keza Osmanlı dönemindeki 7 Ekim 1808 Sened-i İttifak’tan, 1868 Osmanlı’nın en hacimli hukuk projesi ve adâlet kanunları mecmuası olan Mecelle-i Ahkâm-ı Adiliye’den, 1876 Kanun-u Esâsi’den cumhuriyet döneminde 1921 Anayasası’na, bütün anayasalarda ve insan haklarına dair temel hukukî metinlerde de.

Ve Türkiye’nin imza attığı bütün beynelmilel sözleşmelerde yazılarak uyulması sözü verilmiş. İnsan hakları ve hürriyetleriyle ilgili bütün belge, kitap ve çalışmalarda mevcut.

“KAMUOYUNU OYALAMA PLÂNI”

“Paket”te “iki yıllık zaman diliminde uygulanmak üzere” diye on dokuz yıllık iktidarın sonunda “özgür birey, demokratik bir Türkiye” için “insanın, doğuştan sahip olduğu vazgeçilmez hakları”,  “devletin görevinin, dil, din, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, inanç düşünce temelinde ayrımcılık söz konusu olmaksızın herkesin hukuk önünde eşitliğini korumak olduğu”, “kamu hizmetinin tarafsız sunulmasının, idari faaliyetlerin temelini teşkil ettiği”, “çalışma hürriyeti”, “adli ve idâri işleyiş”, “lekelenmeme hakkı”,  “mülkiyet hakkı”, “ceza sorumluluğunun şahsiliği” ilkeleriyle “hiç kimsenin eleştirileri veya düşünce açıklamaları nedeniyle özgürlüğünden yoksun bırakılamayacağı” ve benzeri bütün hak ve hürriyetleri teminat altına alan, bütün insan hakları bildirgelerinde yer alan hukukun temel kurallarının sayılarak uygulama için iki yıllık süre verilmesi, bu “plân”ın da seçimlere kadar “kamuoyunu oyalama plânı” olduğunu açığa çıkarıyor. 

Çarpıcı olan, Meclis eski başkanlarının, yüksek yargı temsilcilerinin ikrarıyla “Hâkimler görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve tâlimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz” ibâresiyle “mahkemelerin ve hâkimlerin görevlerinde bağımsızlığını” teminat altına alan “Anayasanın 138. maddesinin öldüğü”nün itiraf edildiği vetirede bunun gündeme getirilmesi. 

Hukukçuların tesbitiyle, yargının “tepeden tâlimatlar”la “siyasetin sopası” haline getirilip, darbe dönemlerinden bile daha kötü duruma düşürülüp yargıya güvenin sıfırlandığı tescillendiği bir noktada sözkonusu edilmesi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca’nın dikkat çektiği, Ankara’nın Avrupa Konseyi ve Birleşmiş Milletler nezdinde taahhüd edip yerine getirmekle yükümlü olduğu düzenlemelerin Avrupa Birliği zirvesi öncesinde açıklanması, bir diğer amacı su yüzüne çıkarıyor.  

MAKSAT, GÜNDEM DEĞİŞTİRMEK

Paket, AKP iktidarının, Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi’nden, insan hakları eylem planının uygulanması için on sekiz ay önce aldığı, ancak 1 Mart 2021’de “proje süresi” biten 1,2 milyon avroluk desteği kaçırmamak amacıyla apar topar 2 Mart günü gündeme getiriliyor. 

Ve zaten Türkiye’nin taraf olup Anayasada iç hukukun üstünde saydığı uluslararası sözleşmelerde var olan temel hak ve hürriyetlerin sıralanmasının maksadının “çürüyen itibarlarını makyajlamak, iktidarda tutunabilmek” olduğunu deşifre ediyor. 

Maksat, adaletin tahribine, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının ortadan kaldırılmasına gelen tepkileri dindirmek; başta ağır ekonomik kriz olmak üzere iç ve dış politikadaki başarısızlıkların üzerini örtmek hesâbına gündemi değiştirmek.

“İktidar cephesi”nce ve “iktidara ilişik medya”da günler öncesinden propagandası yapılan “insan hakları eylem plânı”nın da bir süre istismarla kamuoyunu meşgul ederek gündemi savsaklamada istimal edildikten sonra yine “uyduruk çıkışlar” arşivine kaldırılması sürpriz olmaz.

Ne var ki siyasi rant uğruna temel hak ve hürriyetlerin istismar ve istimalinin akıbeti ortada.

Okunma Sayısı: 1503
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mehmet

    9.3.2021 10:54:22

    Cevher Bey. Çok şey kağıt üzerınde yaz çiz bizden öteye geçmeyen işler. Çok toplantı Külli talimat. Azıcık icraat. İnandırıcılığı kalmadı.

  • Seyit Ali

    9.3.2021 07:50:44

    Hiç kimsenin eleştirileri veya düşünce açıklamaları nedeniyle özgürlüğünden yoksun bırakılamayacağı” ve benzeri bütün hak ve hürriyetleri teminat altına alınacakmış. O zaman öncelikle yeniasya camiasının gri pasaport ve basın kartlarına uygulanan tahdit i kaldırarak bu işe başlayarak samimiyetlerini göstermeleri gerekir.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı