"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yeni “yargı paketi” de göz boyama

Cevher İLHAN
06 Temmuz 2021, Salı
Kamuoyunun bütün çağrılarına rağmen, “mafya-siyaset- medya-iş dünyası” ekseninde vahim ifşaatlar arenasında Meclis’in gündemine getirilen “4. yargı reformu” da gürültüye getiriliyor.

Mevzubahis kirli ilişkilerin tam bir garabetle yargı tarafından soruşturul(a)madığı, dahası iddiaların aydınlatılmasını isteyenlerin garip bir biçimde soruşturulduğu vartada ortaya atılan bu “reform”un da kamuoyunu oyalamadan ibaret olduğu ilk bakışta su yüzüne çıkıyor.

Anayasa Mahkemesi’nin “terör örgütüne mensubiyet kararını MGK’nın değil, ancak yargının verebileceği,” “üyelik ve mensubiyet gerekçeli ihraç kararlarının Anayasaya aykırı olduğu” ve milletvekilliği düşürülen Gergerlioğlu’nun “seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı” ile “kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı”nın ihlal edildiği yönündeki kararına yerel mahkemenin uyup uymayacağının tartışıldığı vetirede “teklif” halen vahim haksızlık ve hukuksuzluklara sebebiyet vermeye devam eden yargıdaki ârıza ve eksiklikleri gidermiyor. 

TEMEL HAKLAR İHLÂL EDİLİYOR

32 maddelik “teklif”te yargıya erişme, vergi suçları, adli kontrol sistemine ilişkin yeni “değişiklikler” yer alıyor. AKP’nin gündemindeki diğer başlığı İcra ve İflas Kanunda yapılacak değişiklik oluşturuyor.

Hükümlülerin ziyaret süresi 1 saatten 1.5 saate çıkarıldığı “teklif”te yine “Yargı Reformu Strateji Belgesi” gibi tumturaklı isimlerle vergide etkin pişmanlık indirimi, tutuklama ve adli kontrol kararlarının denetimi, tutuklama ve adli kontrol kararlarının denetimi, “katalog suçtan tutuklanmaya ‘somut delil’ şartı”, “suç iddiası dışındaki delillerin iddianameye konulamayacağı” gibi iddialı başlıklar var.

Ancak hukukçular, bu “paket”in de yetersiz kaldığı tesbitiyle “dağ fare doğurdu” yorumunu yapıyorlar. 

Aslında “paket”te bundan sonra tutuklamaların ancak “somut deliller”le olacağının belirtilmesi şimdiye kadarki tutuklamaların bütün dünyada hukukun açık bir kuralı olan “müşahhas-kesin deliller”le değil, “zanla”, “irtibat - iltisak” gibi dünyada hiçbir hukukta yeri olmayan çarpıklıklarla yapıldığının itirafı oluyor.

Zira hâlen üzerinden yıllar geçtiği halde on binlerce vatandaşın kapalı kapılar arkasında hazırlanan istihbarat jurnalleriyle, “kurum amirinin görüşü” ya da “kurum kanaati” gibi hukukta hiçbir yeri ve değeri olmayan ihbar ve isnatlarla delilsiz ve mesnetsiz olarak, çoğunun iddianameleri bile hazırlanmadan tutuklanmaları sürüyor. Yine yüz binlerin yargısız, sorgusuz-sualsiz hak kazandıkları işlerinden ihraç mağduriyeti devam ediyor. 

Kısacası, Anayasa Hukuku Profesörü İbrahim Kaboğlu’nun “OHAL KHK’ları ile aleyhte yargı kararı olmadan hayatlarına ‘çökülenlere’ ilişkin “herhangi bir soruşturma ve kovuşturmaya tabi tutulmamış olanlarla, haklarında tâkipsizlik veya beraat kararı verilenlerin görevlerine iadesini, haklarında uygulanan ek tedbirlerin kaldırılmasını ve bu kişilerin mali ve sosyal haklarının ödenmesini önermesi” yine dikkate alınmıyor. 

Keza Deva Partisi Hukuk ve Adalet Politikalarından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yeneroğlu’nun değerlendirmesiyle, söz konusu “kanun teklifi” ile yargı bağımsızlığı, haberleşme özgürlüğü, özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması hakları anayasaya aykırı şekilde ihlâl ediliyor.

YARGI HİYARARŞİYE BAĞLANIYOR…

Ve en garibi, “teklif”te evvela cumhuriyet savcılarının soruşturmayı sonlandıran kararları başsavcıların müdahalesine açık hale getiriliyor. “Başsavcılar cumhuriyet savcılarının amiri hükmüne getirilerek cumhuriyet savcıları üzerinde denetim ve müdahale yetkisi veriliyor. Yargı âdeta bir hiyerarşiye bağlanıyor. “Tek kişilik yönetim”de Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nu atayan Saray’la siyasi iktidarın uhdesine verilen yargı tümüyle “tâlimatlı” hale teşne durumuna düşürülerek bağımsızlık ve tarafsızlığı büsbütün ortadan kaldırılıyor. 

Bu bakımdan “paket”teki “ceza infaz hükümleri”nin insan hakları ihlallerini artıracağı belirtiliyor. 

Özetle, şimdiye kadar “yargı strateji belgesi” benzeri tumturaklı isimlerle, büyük iddialarla geceyarısı muhalefetin hiçbir önerisinin dinlenilmediği, kamuoyundan gelen uyarı ve çağrıların “iktidar cephesi”nce reddedilerek Meclis’ten alelâcele geçirilen “paket”lerde olduğu gibi, yine geniş çaplı siyasi uzlaşmadan yoksun, kamuoyunda ve hukukçular arasında tartışılmadan kotarılan “paket”in de bu haliyle diğerlerinden farklı olmadığı kaydediliyor.

Okunma Sayısı: 1369
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Sezai MUMCU

    6.7.2021 19:03:25

    Önceki 3 YARGI REFORMU YETERSIZ KALMIŞ 4. YARGI REFORMUNUN İSTİKBALİ ŞİMDİDEN MAZİ!

  • Aysuna

    6.7.2021 18:16:47

    Allah(cc)razı olsun Abim...Bütün sebeplerin tükendiği bu garip zamanda Hakk'ın sesi olan kullara ne mutlu!

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı