Kanada Başbakanı Mark Carney ’in 2026 Davos Dünya Ekonomik Forumu'nda (WEF) yaptığı konuşma çok önemliydi.
"Kurallara dayalı uluslararası düzenin" çöktüğünü ifade etmesi, ABD’nin uluslararası sistemi işlevsiz hale soktuğunu söylemesi aslında pek yankı uyandırmadı. Bu konuşma çok önemli olmasına rağmen istenilen etkiyi maalesef veremedi. Carney, Kanada'nın geleceğine odaklanmasını önerirken, kuralların işletildiği bir yapının altını çizerken, "Kendi evimizde efendiyiz" mesajı veriyordu.
Yenidünya düzeninde bir kopuşun ortasında bulunduklarından bahsetti. Özellikle son 20 yılda finans, sağlık, enerji ve jeopolitik alanlarda yaşanan krizler, aşırı küresel entegrasyonun riskleri başlıklı konularda, ABD gibi büyük ve güçlü ülkelerin ekonomik entegrasyonu bir silah gibi kullanmaya başlamasından yakınıyordu. Gümrük vergilerini bir kaldıraç, finansal altyapıyı bir baskı unsuru, tedarik zincirlerini ise istismar edilecek zafiyetler olarak gördüklerini anlatıyordu. Entegrasyon için boyun eğmezsen sonrasında yüksek gümrük duvarları ve güçlü olanın kazandığı bir yapıya dönüşen dünya ticaretini anlatıyordu. Özellikle boyun eğmeyen ülkelere bir gece ansızın baskın yapılarak, devlet başkanı derdest ediliyor, ülkenin yegâne kaynaklarına el konulması sıradan bir yapıya dönüşüyordu. Sonrasında bu ülkeler entegrasyon yoluyla karşılıklı fayda yalanı içinde yaşamaya zorlanıyorlardı. İran da olduğu gibi, 49 yıldır bu tutumla yaşıyorlar.
Carney, Kanada’nın yapısını ortaya koyarken, komşusu ABD’nin Kanada üzerinde egemen tavır göstermesinin kabul edilebilir bir şey olmadığını, Trump’ın önce Kanada sonrasında Grönland’ı alacağız şeklindeki çıkışını adeta cevap veriyordu.
Kanada enerji noktasında güçlü konumda, aynı zamanda ciddi bir alt yapısı ve nitelikli toprak mineralleri açısından zengin konumda. Trump’ın iştahını kabartan hadisede bu güçlü yapı. İran’a saldırmasının da arkasında yatan asıl mesele, İran’ın elinde bulunan zenginleştirilmiş Uranyumun varlığı, asıl sebep ona çökmek, elde edebilmek, savaşın bütün safahatı aslında bu
Kanada Eğitim konusunda da hayli ileri seviyede bir yapılanma içinde, lise ve üniversite departmanlarına ciddi manada öğrenci çekiyor. Genç nüfusun az olmasına karşın emeklilik fonları da dünyanın gelişmiş yatırımcıları arasında yer almakta.
Birçok ülkenin ulaşmayı arzuladığı değerlere sahip bir ülke olması dolayısı ile uluslararası hukukun üstün kılındığı bir yapıda ilerlemek istiyor. Olan biteni fark ederek buna göre hareket etme kararlılığı içinde olan bir duruş sergiliyorlar ve evrensel hukukun işlediği bir yapıda yol almaya çalışıyorlar.
Kısacası aslında, Mark Carney, Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda "kurallara dayalı uluslararası düzen" anlatısının bir kurgu olduğunu ve bunun, ABD'nin işine geldiğini, kuralları kendisine göre esnettiğini söylemesini yeniden gündeme taşımak elzemdi.
"Uluslararası hukukta mağdurun kimliğine göre farklı şekilde değerlendirmelerin olması da aslında can sıkıcı bir durum. Gazzede olan biten gibi. ABD öncülüğündeki küresel sistemin, açık deniz yolları, istikrarlı finansal sistem, kolektif güvenlik ve anlaşmazlıkların çözümüne yönelik kamusal faydaların güce göre planlaması dünya düzeninde ciddi kırılmalara sebep olduğu artık bir gerçek. İran savaşında daha net görmüş olduk. Çin’in önlenemeyen yükselişine cevap veremeyen ABD, gücünü ön planda tuttuğu bir yönetim anlayışın dünyaya felakete sürüklediği gerçeği de ortada. Bu yüzden Kanada başbakanın söylemleri geleceğin dünyasına ışık tutan, adeta aydınlatan yapıda. Darısı bize.