Hayat yolculuğunda en güvenilir limanımız, en büyük destekçimiz ve yol arkadaşımız babalarımızdır.
Onlar, fedakârlığın ve sabrın yaşayan sembolüdür. Gece gündüz demeden çalışır, ter döker, yorulduğunu hiç belli etmezler. Çocuklarının geleceği için her zorluğa göğüs gerer, en ufak başarılarımızda en içten tebessümleriyle gurur duyarlar. Babalar Günü, bu büyük emek ve sevgiyi hatırlamak için güzel bir vesiledir.
Babalar Günü’nün kökeni, Amerika’da Sonora Smart Dodd’un babasına duyduğu derin minnet duygusuna dayanır. Tek başına altı çocuğunu yetiştiren bir babanın hikâyesi, zamanla dünya çapında kutlanan özel bir güne dönüşmüştür. Babalar, evin direği olmanın ötesinde, ailelerinin geleceğini şekillendiren mimarlardır. Bizim kültürümüzde ise “baba” kelimesi başlı başına bir hürmet ve sevgi ifadesidir. Atalarımız “Babanın duası oğula, oğulun duası babaya” diyerek bu bağın önemini vurgulamışlardır. Peygamber Efendimiz’in (asm) öğütleri de aile içinde anne-baba hakkının ne kadar yüce olduğunu sıkça hatırlatır. Baba, hem maddî hem manevî bir kalkandır; evin reisi, çocukların geleceğe uzanan en sağlam köprüsü ve en güvenilir sığınağıdır.
Risale-i Nur Külliyatında, özellikle Yirmi Birinci Mektup’ta Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, anne-baba hukukuna büyük bir hassasiyetle dikkat çeker. Kur’ân-ı Kerim’in İsra Suresi 23-24. ayetlerini tefsir ederek, ihtiyarlık çağında anne-babaya “öf” bile dememeyi, onlara güzel söz söylemeyi ve merhamet kanadını indirmeyi emreder. Risale-i Nur’a göre, ebeveyne hürmet ve hizmet, Allah hesabına bir ibadettir. Babalarımızın şefkati fıtrî ve karşılıksızdır; bizler de bu şefkate mukabil rızalarını kazanmakla mükellefiz. Bu nurlu eser, aile bağlarının manevî derinliğini ve ebedî saadete giden yolda anne-baba hakkının ehemmiyetini bizlere ders verir.
Günümüzün hızlı ve yoğun temposunda bazen en yakınımızdakilerin değerini geç anlıyoruz. İş hayatı, sorumluluklar ve günlük koşturmaca arasında bir teşekkürü veya samimî bir sohbeti erteleyebiliyoruz. Oysa bir “Seni seviyorum baba” cümlesi, birlikte geçirilen sıcak bir kahve sohbeti, küçük bir hediye onların yıllarca süren emeklerine en güzel teşekkür olur. Babalarımız hayattayken kıymetlerini bilelim ki yarın “keşke”lerle dolu pişmanlıklar yaşamayalım.
Babalar, çoğu zaman sessiz kahramanlardır. Hiçbir karşılık beklemeden sever, korur ve destek olurlar. Çocuklarının mutluluğunu kendi mutluluklarından önde tutarlar. Bu özel günde onlara sarılmak, ellerini öpmek, dualarımızda yer vermek en büyük borcumuzdur. Özellikle zor şartlarda evlatlarını büyüten, yalnız kalan veya büyük fedakârlıklar gösteren babalarımızın emekleri asla unutulmamalıdır.
Bu vesileyle aramızdan ayrılan babalarımızı rahmetle anıyor, hayatta olanlara sağlık, huzur, afiyet ve uzun ömürler diliyorum. Onlar, bizim en büyük duamız, en samimî desteğimiz ve en değerli mirasımızdır.