"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Borazan

Ahmet DURSUN
23 Temmuz 2026, Perşembe
Birisi, bize borazan demiş. Bu lakırdı bize hiç uymaz. İlla bir yakıştırma yapılacaksa “Yeni Asya hakkın sesidir” denilebilirdi; lakin bu ses borazandan çıkmaz, borazancı da bu sesi çıkaramaz.

Bediüzzaman’ın “insaniyetin mahisi” olarak tarif ettiği istibdat oldukça, borazan da artar, borazancılar da. Zira istibdat, tüm insanî vasıfları ya tersine çevirir ya da öldürür.  Ahlâka, vefaya, kardeşliğe ve muhabbete dair ne varsa istibdatla dönüşür ve riyakârlığın, dalkavukluğun kapısı aralanır. Cesur seslere böyle zamanlarda ihtiyaç duyulur. Bu ses de ancak hürriyeti imanın hassası olarak gören, emrolunduğu gibi yaşamayı şiar edinenlerden yükselebilir, borazandan değil. 

Yeni Asya’mızın mümtaz sancaktarlarından Kutlular Abi’ye 12 Eylül darbecileri tarafından yapılan tüm devlet imkânlarının tahsisi taahhüdüyle “birlikte çalışma” teklifinin şartlarından biri “yurt dışındaki Milli Görüşçülere ve Süleymancılara karşı ortak hareket etmek” idi. Kutlular Abi, “Onlar bizim din kardeşimizdir, onlara karşı kendimizi size kullandırtmayız” diyerek bu teklifi kesin bir dille reddeder. Bu cevap, cemaat-siyaset ilişkilerinde önemli bir ölçü olduğu gibi, bilhassa Müslüman camianın olağanüstü durumlarda birbirlerine karşı nasıl davranması gerektiğini ortaya koyan tarihî bir anekdottur.

Bu duruş, Yeni Asya’nın daimî yayın politikasını gösterir. Müsbet hareket etme, derin yapılarla işbirliğine girmeme, Mü’min kardeşini incitmeme ve onun aleyhinde bulunmama, her halükarda Müslümanca davranma ve hakkı söyleme Yeni Asya’nın yayın prensiplerinden sadece bir kaçıdır. Darbe dönemlerinde hâkim güçler tarafından yapılan tehditlere ve ödetilen bedellere rağmen hakkın hatırından vazgeçmeyen Yeni Asya, bugün iktidarın gücüne yaslananların çarpıtma ve kışkırtmalarından dolayı susacak değildir. Üzücü olan Kutlular’ın darbecilere karşı koruduğu bir camianın günümüzdeki temsilcilerinin hiçbir dinî ve ahlâkî prensibe uymayan savrulmalarıdır. İşte, bu savrulmanın göbeğinde olandır borazan. 

Borazan…

Yanlışları görmezden gelen, yanlışı örten, yarayı hissetmeyen, derde yüz çeviren, feryada kulak tıkayan ve her şeyin üstünü örtmede mahir olan bir makyaj ustasıdır borazan… 

Yaslandığı güçle herkese ayar verebileceğini zanneden, üç günlük saltanatının ve üç kuruşluk menfaatinin devamı uğrunda ahlâkî ve İslâmî değerleri paspas yapabilendir borazan.  

Kiminin hırs-ı intikamının, kiminin hırs-ı câhının, kiminin tamahının, kiminin humkunun, kiminin dinsizliğinin kullanıldığı, kiminin de taassubunun işletilip çukur siyasetlere alet ettirildiği kirlenmiş bir dünyada hangi vasfıyla zalimlerin satranç oyunlarına alet olunduğunun farkına varamadan bangır bangır bağırtılandır borazan…

Hakkı istemek, sivil siyaseti savunmak, adaleti biricik değer görmek, İslamî camiayı Kur’ânî ve Nebevî hassasiyetle “bir” olmaya çağırmak müminâne bir tavır iken, hal-i hazırdaki siyasî menfaatlere bunları aykırı görerek hakikati gizleyendir borazan. 

“Tahakküm ve istibdat ile başkasını tezlil etmemek ve zillete düşürmemek ve zâlimlere tezellül etmemek” şeklindeki bir hürriyet takipçiliğini kurmak istedikleri düzenin tehdidi görerek “köle ahlakı”nın borazancılığını üstlenendir borazan. 

“Dünyevî ve siyasî ve entrikalı cemiyet ve komitelerle ve bizim medar-ı ithamımız olan cemiyetçilik gibi asılsız ve mânâsız gizli cemiyetle hiçbir münasebetimiz yoktur ve tenezzül etmiyoruz” diyen bir iman kahramanının çizgisinde kalmaya ahdetmiş sadakat kahramanlarına modaya uyarak iftiraya yeltenendir borazan. 

Hâsılı, her alanda tek adamın ve tek adamlığın peşinden giden, “davanın” ve “hizmetin” “tek adam” ile kaim olacağına kendini inandırıp ortak aklı, çoğulculuğu ve meşvereti tahkir eden; aklını hocasının, abisinin, ağa babasının cebine koyandır borazan. 

Okunma Sayısı: 5991
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mehmet Şerif akay

    24.07.2026 02:55:50

    Teşekkür ve tebrik ediyorum muhterem Ahmet Dursun iftiracı ve kendini bilmezlere iyi bir cevaptır

  • Mehmet Türeli

    24.07.2026 02:20:35

    Borazancı bir yerlere yaranmak için menfaat devşirmek için illa birilerine iftira atması mı gerekir. Yeni Asya gazetesi 1970 yılından beri haktan adaletten ayrılmamış. 1980 ihtilalinde 28 şubatta yapılan zulümlere haykırırken borazancılar perde arkasında saklanıyordu. Borazancılar iftira attıkları kişilerden ya helallik alacak ya da hesabı Mahkemei Kübraya kalacak.

  • AYHAN AYDIN

    23.07.2026 22:12:54

    Borazan niyetli varlıklara çok güzel bir cevap....Binler Tebrik.

  • Rüstem Garzanlı

    23.07.2026 17:55:54

    Makalede verilen temel mesaj, hakikatin güçten değil, ilkeden yana olmasının gerektiğidir. Hangi görüşten olursa olsun, Müslümanların adalet, hürriyet, meşveret ve kardeşlik ölçülerini siyasî menfaatlerin önüne koymaları gerektiği vurgulanıyor. Yazının en dikkat çekici tarafı ise, şahıslara değil prensiplere bağlı kalmanın önemini hatırlatmasıdır. Bu ölçüler herkes için geçerli olduğunda gerçek mânâda hakkın sesi olmak mümkün olur. Vesselam

  • Ömer

    23.07.2026 17:30:41

    Haksızlığı hak iddia edenlere karşı hak dava etmek ve onlara müracaat etmek bir haksızlıktır, hakka karşı bir hürmetsizliktir.Şualar/syf.500 Aç canavara karşı tahabbüb, merhametini değil iştihasını açar. Hem de diş ve tırnağının kirasını da ister.Hakikat çekirdekleri.

  • Musa YILMAZ

    23.07.2026 17:06:37

    Kutlular Abi, “Onlar bizim din kardeşimizdir, onlara karşı kendimizi size kullandırtmayız” diyerek bu teklifi kesin bir dille reddeder. Bu cevap, cemaat-siyaset ilişkilerinde önemli bir ölçü olduğu gibi, bilhassa Müslüman camianın olağanüstü durumlarda birbirlerine karşı nasıl davranması gerektiğini ortaya koyan tarihî bir anekdottur. İşte tekerrür: Bediüzzaman, kendisine veya talebelerine ilişen, hakaret eden veya mesleğine eleştiren kimselere karşı öfkeyle veya hakaretle karşılık vermek yerine, muhatabın imani ve İslami temelini sorgulayarak "O zat namaz kılıyor mu?" sorusunu yöneltmiştir. Be hey gaflet-i nefesle borazan çalan zat oku. BORAZAN ÇALMAYI BİLMEYİZ; AMA DOĞRU YOLDA İLERLEMEYİ BİLİRİZ. ne kadar dikenli yokuşlu ve engebeli olsa'da Üstad bize öyle öğret-ti.

  • Fatih

    23.07.2026 17:00:14

    Yazı ve yorumlara açıklık getiren Ahmed Eren’in yorumu okunmalı..

  • Necati

    23.07.2026 16:13:28

    Dışarıdan yapılan çirkin iftiralara, istibdat uygulamalarının, tek adam sisteminin tüm baskılarına rağmen Yeni Asya tavizsiz duruşunu sürdürülmelidir. İçimize atılmak istenen nifak tohumları yeşermeden çürütmek için de uhuvvet ve tesanüdümüze kuvvet veren, kardeşlerimizi tenkit yerine, kusurunu ötmeye çalışan yazılara daha çok ihtiyaç var diye düşünüyorum.

  • Osman Yıldırım

    23.07.2026 16:09:09

    Sayın yazar, sizi tebrik ediyorum, işte bu tekadamcı siyasal islamcılar bu dilden anlar, bular alttan almayı amalı fakatlı lakinli sözlerden asla anlamazlar. Bunlara karşı net duruşımuzu ve tekadamcı siyasalidlsmcı olmadığımızı açık ve net haykırdığımızda bizim kim olfuğumuzu belki anlıyabilirler. Yoksa biz dindarız ama fakst lskin şöyle değiliz şeklindeki yaklaşımdan anlamazlar, ve üstümüze üstümüze gelirler bu bakımdan bu yazınızdan dolayı dizi tebrik eder benzer yazıların devamını temenni ederim.

  • Munir

    23.07.2026 15:25:58

    Muharrir kardeşimizi tebrik ederiz. Halis, safi, gıll ü gışdan azade, ivazsız, garazsız, yalnızca insanların uhrevi saadetlerini hedef ittihaz eden iman ve Kur’an hizmetini baltalamak için karanlık mahfillerce dizayn edilen, önü açılan ve senelerce kullanılan cereyanların ve fesat şebekelerinin gerçek yüzünü teşhir edecek çalışmalara da ihtiyaç var.

  • İsmail Okur

    23.07.2026 15:02:10

    Allah razı olsun, mükemmel bir yazı

  • Ahmet Eren

    23.07.2026 11:48:44

    Bir fıkra vardır. Kısaca anlatayım. Adamın biri kendini darı zannediyormuş. Tedavi olmuş doktor sormuş artık darı olmadığını biliyorsun değil mi demiş. Hasta evet ben darı olmadığımı biliyorum demiş. Peki şimdi dışarı çıkabilir misin demiş doktor. Hasta doktor bey ben darı olmadığımı biliyorumda dışardaki tavuklar bunu biliyorlar mı demiş. Bizim bazı arkadaşların durumu buna benziyor. Kendileri Yeni Asyanın malum grupla alakaları olmadığını biliyorlar ama bu dışardaki tavuk misali haber7 gibi grupları ikna etmeye çalışıyorlar. Ama onlar sizden mutlak itaat istiyorlar. Yani Risale-i Nurun hayatı içtimaiyeye bakan yönlerini tamamen bırakır ve bize tam yüzde yüz tabi olursanız sizi "darı" olarak kabul etmeyiz diyorlar. En iyisi siz darı olmadığınızı biliyorsanız başkasının ne dediğine de bakmayın. Bu cemaate 12 Eylül anaysasına hayır derken de anarşist demediler mi? Risale-i Nur çizgisi "kınayanların kınamasından korkmayanların" çizgisidir.

  • Şakir Argın

    23.07.2026 10:56:41

    Yeni Asya camiası içindeki tartışmaları gazete sütunlarına taşımak ne kadar basit ve kısır bir hal. Böyle bir yazı İttihat ve muhabbetimizi zedeleyebilir makale tetkik heyeti bunları tetkik etmiyormu

  • Kadir Akbaş

    23.07.2026 10:17:41

    Tebrikler. Kavli leyyinle, nezaket ve nezahetle meseleyi çok güzel izah etmiş ve Kainatta hiç bir şeye alet edilemeyecek müsbet iman hizmetinin ne olduğunu ortaya koymuşsunuz.

  • Ömer Ergün

    23.07.2026 10:06:39

    Bunlara amiyane deyimle, borazan olma, başkasının borazanını çalma denir, yani kullanışlı aparatlar...

  • Zübeyir

    23.07.2026 08:31:31

    Tebrikler. "Bu duruş, Yeni Asya’nın daimî yayın politikasını gösterir. Müsbet hareket etme, derin yapılarla işbirliğine girmeme, Mü’min kardeşini incitmeme ve onun aleyhinde bulunmama, her halükarda Müslümanca davranma ve hakkı söyleme Yeni Asya’nın yayın prensiplerinden sadece bir kaçıdır."

  • Hasan

    23.07.2026 08:17:23

    Yeni Asya'nın istikametli tavrını teyit ve tekit eden, zihnî müşevveşiyetlerin ve fikrî savrulmaların önüne set olabilecek bu tarz makalelerin zaman zaman yayınlanması lazım.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı