"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bu anlayışla kriz biter mi?

Faruk ÇAKIR
12 Ağustos 2020, Çarşamba
Gerçi idarecilerin ikazları dinleme niyetleri yok, ama yine de doğruları hatırlatmakta fayda var:

Türkiye bu anlayışla, bu yolla, bu metodla, bu uygulamalarla krizleri aşmakta başarılı olamaz. Geçmişe bakıldığında bunu görmek mümkün.

Adı ne olursa olsun, şu anda uygulanan model ve metod, işin ehline verilmemesi olarak isimlendirilebilir. Ayrıca, yapılan yanlışlardan ibret ve ders alınmadığı da bu modele ilâve edilebilir. Bunun üzerine bir de ‘aldatarak iş yapma’yı ilâve ettiğimizde şu anki sistemi tarif etmiş olursunuz.

Aylar değil, yıllardan beri işlerin liyakat esasına göre yürütülmesi icap ettiği hatırlatılıyor. “Şunlar yapılırsa kriz büyür. Şunlar yapılırsa kriz aşılır” gibi işin ehli olanları ikazlar devam ediyor. Buna rağmen “Her şeyin en iyisini biz biliriz” anlayışı ile ikazlara  

kulak verilmiyor. Diyelim ki döviz fiyatları arttı. “Artarsa artsın, bize ne!” anlayışı ile işler yürüyor. İşin fenası, büyük çoğunluk buna inanır durumda. “Benim dövizle ne işim olur? TL ile kazanıp TL ile harcıyorum” diyen milyonlar var. Peki, bu bakış açısı doğru mu? Değil, ama kontrol altındaki medya ile insanlar bu yanlış bilgilere inanır duruma geldi. “Türkiye’nin dış borcu arttı. Bu gidişler sıkıntılar da artar” denilse, “Amerika’nın da dış borcu var. Bize bir şey olmaz” benzeri cevaplar veriliyor. “Fiyatlar arttı, işsizlik arttı, sıkıntı büyüyor” denilse, “Eskiden yüzde yüz enflasyon vardı. Şimdi yüzde 25 olsa ne olur? Salgın var, her yerde fıyatlar artıyor. Avrupa çöktü, Amerika dağılıyor” gibi cevaplar duyarsınız. Elbette bu cevaplar bazı insanların gururunu okşasa da da hakikatin özünü yaralıyor. Diyelim ki Avrupa çöktü ya da çöküyor. Bundan Türkiye’nin ne faydası olur? En fazla ihracat  yaptığımız ülkeler Avrupa ülkeleri değil mi? Avrupa çökse, biz kime ihracat yapacağız? Dolaylı olarak bu ‘çöküş’ Türkiye’ye de zarar vermez mi?

Nihayet, işin içinde bir yanıltma ve gerçekleri perdeleme olduğu ortada. Hangi siyasî görüşe mensup olursa olsun insaf ehli herkes işlerin iyi gitmediğinin farkında. Bu durumun çeşitli iç de dış sebepleri olabilir. 

Velev ki idarecilerin kabahati olmadığını düşünenler olsun, netice değişmez: Sıkıntılar azalmıyor, çoğalıyor. Türkiye’yi idare edenlere düşen görev, uyarıları dikkate almak ve akıl için bir olan yolu tercih etmek olmalı.

Meselâ, hal ve gidişi yorumlayan Prof. Dr. Bilsay Kuruç, ekonominin bugünkü duruma gelmesinin merkezinde şirketlerin bulunduğuna işaret edip şöyle demiş: “Bugün şirketlerin aşağı yukarı 250 milyar dolar döviz borcu var. 20 yıl önce 25 milyar dolardı. Demek ki 250 milyar dolara çıkmadan iş yapamıyorlar. Dolarizasyonla çalışan bir ekonomi. Son 20 yılda küreselleşme içinde yavru kapitalizm olma hevesi... Ama bu modelle sorun çözülmez. (...) Kredi için Merkez Bankası’nın rezervleri kullanıldı, ama bitti. O zaman özel bankalara yükleniyor. ‘Merkez Bankası’na döviz verin’ diyor. Merkez’e verilen döviz kamu bankalarına aktarılıyor. (...) Çıkmaz çember şeklinde kapalı devreye girdi. Bu gittikçe artan borçlulukla işliyor. Bu ekonomik modelde, bu  siyasetle çözüm gelmez.”

Türkiye’yi idare edenler her konuşmasına “Dünyanın en başarılı programını uyguluyoruz. Dünya bize hayran. Her şey yolunda” mealinde sözler sarf ediyorlar. 

Ama gelinen noktada sıkıntılar azalmıyor, aksine artıyor. İşin ehline verilmesinden başka çare yok vesselâm.

Okunma Sayısı: 1804
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı