"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dünyayı bu adaletsizlik yıkar

Faruk ÇAKIR
17 Mart 2020, Salı 00:12
Bütün dünya ister istemez bir virüsle mücadeleye kilitlenmiş durumda.

Neredeyse, devam eden savaşlar dahi konuşulmuyor. Bütün liderler, bütün siyasetçi ve uzmanlar bu mesele hakkında açıklama yapıp çeşitli değerlendirmelerde bulunuyorlar.

Mesele sadece bu noktada da kalmıyor. Salgın halini alan koronavirüs, ekonomik durumu da sarsmaya başladı. En başta turizm firmaları ve havayolu şirketleri ciddî şekilde krizden etkileniyor. Bu hadise dolaylı olarak bütün dünyayı etkisi altına alma istidadı gösteriyor.

Salgın sonrası Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun (UNICEF) yaptığı bir açıklama var ki, esasında koronavirüs salgınından daha tehlikeli, daha sarsıcı, daha şok edici kabul edilmeli. 

UNICEF, koronavirüse karşı mücadelede kritik önem taşıyan sabunla el yıkama konusuna dikkat çekerken, milyarlarca kişinin bu imkâna ‘ulaşamayacağı’nı belirtmiş. Açıklamada doğru uygulandığında ellerin sabunla yıkanmasının yeni baş gösteren koronavirüs (COVID-19) hastalığına karşı mücadelede kritik önem taşıdığını, ancak milyonlarca insanın ellerini yıkayabilecekleri bir yere ulaşmada ‘sorun’ yaşadığını belirtmiş. Eldeki bilgilere göre bütün dünyada her 5 kişiden sadece 3’ü temel el yıkama imkânlarına sahip.

Düşünebiliyor musunuz? Dünyadaki 5 kişiden sacede 3’ü ‘ellerini yıkama imkânı’na sabip. Yani neredeyse yarısı bu imkâna sahip değil. Peki, böyle bir tablo ile karşı karşıya olan dünya, ‘virüs tehlikesi’ olmasa bile yıkılıp çökmez mi?

UNICEF Programlar Direktörü Sanjay Wijesekera şöyle konuşmuş: “Ellerin sabunla yıkanması, kendinizi ve başkalarını koronavirüsten ve başka pek çok enfeksiyonlu hastalıktan korumanın en ucuz ve etkili yollarından biridir. Gelgelelim, dünyada bu en temel adımdan uzakta yaşayan milyarlarca insan bulunmaktadır. Ve ne yazık ki ortada tıp biliminin en son buluşu olan özel bir ilâç da bulunmamaktadır. 

Temel hijyen ve sanitasyonu herkese sağlamak için uzun süredir sergilediğimiz çabaları sürdürürken,  insanların kendilerini ve ailelerini güvende tutabilmek için hangi adımları atmaları gerektiğini bilmelerini sağlamak önemlidir.” (UNICEF Bülteni, 13 Mart 2020)

İşte en son tahminlere göre dünyanın yıkılmasına yol açabilecek tablo:

* Dünya nüfusunun yüzde 40’ının (3 milyar insan) evinde ellerini su ve sabunla yıkayabilecekleri bir yer bulunmamaktadır. En az gelişmiş ülkelerde insanların hemen hemen dörtte üçünün evinde bu imkân mevcut değildir.

* Okulların yüzde 47’sinde el yıkanacak yer olmaması, okul çağındaki 900 milyon çocuğu etkilemektedir. Bütün dünya ele alındığında okulların üçte birinde, en az gelişmiş ülkelerdeki okulların ise yarısında çocukların el yıkayabilecekleri yer yoktur.

* Sağlık tesislerinin yüzde 16’sında ya da her 6 tesisten yaklaşık 1’inde giriş ve çıkış noktalarında kullanılabilir tuvalet ya da el yıkama yeri bulunmamaktadır.

Bu tablo önümüzde dururken ‘boş konuşma’nın bir önemi var mı? Başka bir şey yıkmasa bile bu haksızlık, bu adaletsizlik, bu insafsızlık dünyanın yıkılması ve kıyametin kopmasına sebep olur. Dünyadaki “komşu”larımız ellerini yıkama imkânı bulamazken biz lüks içinde yaşayabilir miyiz?

Okunma Sayısı: 3195
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı