"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Eğitimin geleceği

Faruk ÇAKIR
21 Temmuz 2022, Perşembe
Geçen senelerde olduğu gibi bu sene de, üniversite imtihanına giren öğrencilerin gösterdiği performans eğitimin iyiye gitmediğine delil oldu.

Ortaya çıkan tablonun sorumluluğunu öğrencilere atmak işin kolay yönü. Bu tablo, bu kötü sonuç hepimizin tembelliğinin neticesi olmakla birlikte asıl sorumlu olanlar Türkiye’yi idare edenlerdir.

Gerçi Türkiye’yi idare edenler eğitim sisteminin ‘kötü’ olduğunu ifade ve itiraf ediyorlar ama düzeltilmesi için gerekli adımları attıkları söylenemez. “Eğitim konusunda başarılı değiliz” demek elbette haklı bir itiraftır, fakat bu neticeyi iyiye çevirmek için adım atmamak ne ile izah edilebilir?

Üniversite imtihanı sonrası yayınlanan haberlerde şu bilgiler var: “Bu yıl barajın kaldırıldığı Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda 96 bin 518 aday Temel Yeterlilik Testi’nde 100’den az puan aldı. Eğitim İş Genel Başkanı Kadem Özbay, ‘Geçen yılki YKS’de 23.691 olan bu sayıdaki artış, sınava giren aday sayısındaki artışı da katlayarak 4 kattan fazla yükselmiştir’” demiş.

“Yükseköğretim Kurulunca (YÖK) 2022-YKS’den itibaren SAY, SÖZ, EA ve DİL puan türlerinde sınav puanı hesaplanması için uygulanan TYT puan türünde 150 puan alma şartı ile yerleştirme puanlarının hesaplanmasında; TYT puan türü için 150; SAY, SÖZ, EA ve DİL puan türleri için 180 olan sınav puanı barajı uygulaması kaldırılmıştı. Bu yıl barajın kaldırılmasının ardından TYT’de puanı hesaplanan ve 100 ile üstü puan alan aday sayısı 2 milyon 911 bin 511 olurken; 96 bin 518 aday da 100 puan altında kalarak TYT’den ‘sıfır çekti.” (ANKA, 19 Temmuz 2022)

Tabii ki imtihanda yüz bin kişinin ‘sıfır’ almış olması üzücü bir neticedir, fakat bu durum tek başına eğitimdeki sıkıntıyı göstermeye yetmez. Bugünkü şartlarda, diyelim ki yüz bin değil de, 40 bin kişi sıfır almış olsa; eğitim sisteminin iyi ve doğru olduğunu söyleyebilir miyiz?

Her defasında eğitimdeki bu sıkıntı gündeme gelmesine rağmen bu hususta gerekli adımların atılmamış olması cidden çok düşündürücü. Bugünden gerekli adımlar atılsa belki 10 ya da 20 yıl içerisinde arzu edilen seviyeye gelmek mümkün olur. Fakat idarecilerin böyle bir tercih yapılacağına dair emare yok.

Uzmanların de defaatle ifade ettiği üzere, eğitim sistemini düzeltmek için en başta öğretmenlerin sıkıntılarını telafi edecek adımların atılması gerekir. Öğretmenler iyi şekilde yetiştirilirse bu durum doğrudan eğitim sistemine yansır. “Tayin edilmeyen öğretmenler”in neredeyse tayin olanlardan fazla olduğu bir sistemin düzelmesi kolay olur mu? Ayrıca, “öğretmen açığı”nın olduğu sistem düzelebilir mi?

Okunma Sayısı: 1378
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı