"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İkazlara kulak verilsin

Faruk ÇAKIR
03 Ekim 2019, Perşembe
Yanlışta ısrar ederek bir yere varmanın mümkün olmadığını bütün Türkiye yaşayarak bir defa daha gördü ve görüyor.

“Hak, hukuk, adalet, AB yolculuğu” dedikçe bunlardan rahatsız olan ve “Şimdi bunların zamanı değil, daha âcil işlerimiz var” diyenler gittikleri yolun ‘çıkmaz sokak’ olduğunu nihayet görmüş intibaı veriyorlar. 

Gidilen yolun yanlış ve çıkmaz olduğu geç de olsa görmeleri yine de millet ve memleket bakımından faydalıdır. Bu günlerde TBMM gündemine gelen ‘yargı paketi’ başka nasıl yorumlanabilir ki? Madem her şey yolundaydı, niçin böyle bir pakete ihtiyaç duyuldu? Madem ‘daha âcil, daha önemli işler var’dı, niçin hukuk ve adalet sahasında bir iyileştirmeye ihtiyaç duyuldu? Hem de bu ihtiyaç, bu paket iktidar tarafından gündeme taşınıyor. 

Tabiî ki yanlışların sona ermesi, hataların telâfi edilmesi, daha iyi seviyelere gelmek için adımların atılması herkesin menfaatinedir. Ancak ‘geriye doğru’ atılan adımların da bir muhasebesi yapılması icap etmez mi? Son 3 ya da 4 yılda hukuk ve adalet sahasında hızla ‘geriye’ gittiğimizi kim inkâr edebilir? En temel hukuk kuralları arasında olan “Birinin hatasıyla bir başkası suçlanamaz” kaidesini kim yerle bir etti? Kim ya da kimler, babasından dolayı oğlunu, oğlundan dolayı babasını ‘fiilen suçlu’ saydı? Yüzde yüz yanlış olduğu bilinen kararlar ve kurallar neye göre ilân edildi? Beraat eden insanlar dahi ne hakla, hangi anlayışla suçlu muamelesi görmeye devam etti? 

Bakınız, bu durumda olan bir kişi dahi olsa hukuk ve adalet sisteminin iyi işlemediğine hükmedilir. Ülkemizde bu durumda olan bir değil, binlerce, belki de onbinlerce kişi var. Yapanların ve uygulayanların dahi yanlış olduğunu bildiği ve itiraf ettiği böyle ciddî ve kökten yanlışların devam etmesi Türkiye’ye ve milletimize büyük bir haksızlık değil miydi? 

Neyse ki Türkiye’yi idare edenlerin yanlış yaptığını ilân ve ikaz edenlerin sayısında son zamanlarda kısmî bir artış var. Hatta iktidara mensup bazı vekillerle daha önce bakanlık ve başbakanlık yapan isimler de ikazlara başlamış durumda. 

Anayasa Mahkemesi eski raportörü Prof. Dr. Osman Can’ın tesbitleri de ikaz olarak anlaşılmalı. Prof. Dr. Can, “Kısa ya da orta vadede demokratikleşme, açılım ya da rahatlama olacağını düşünüyor musunuz?” sorusuna şu cevabı vermiş: “Nihaî rahatlama anayasal düzenin demokratikleşmesiyle mümkün. Denge-denetim mekanizmalarının getirilmesiyle mümkün. Yargı bağımsızlığı ve çoğulculuğu önemli. Kurumlar, yeniden arşivleriyle birlikte tesis edilmeli. Kurumların sağlıklı bir şekilde çalışacağına yönelik güvenin oluşturulmasıyla mümkün. Siyasette dengelerin değişmesi gerekiyor. Böyle bir siyasî atmosferde Türkiye kendini çürütüyor ve çürümeye devam ediyor. Parlamentoyu bağımsız ve etkin hâle getirdiğimiz zaman, siyasî irade üretebilecek bir mekanizma olarak tasarladığımız zaman, parti içi demokrasiyi de kurguladığımız zaman yargının daha pozitif, kurumların da rasyonel kararlar vereceğine şahit olacağız. Siyasal kültür siyasî yapının değişmesiyle hızlıca değişebilir. Değişim imkânı ortaya çıktığında değişim çok uzun sürmeyecektir.” (Konuşan: Şirin Payzin, t24.com.tr, 1 Ekim 2019)

Ya Prof. Can’ın şu tesbitine ne demeli: “Devlet kurumları şu an yok, çalışmıyor. Devlet kurumları kişisel aidiyet, sadâkat ilişkisi içinde çalışıyor. Kurumsal kimlik, hafıza, arşiv yok. (...) Kurumlar, yukarıdakinin talep, istek, psikolojik durumuna göre biçim alıyor, karar veriyor. (...) Bu, kurumların çöktüğü anlamına geliyor.”

Tek şey denir: Allah, ülkemizi ve milletimizi muhafaza etsin. Amin.

Okunma Sayısı: 1710
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı