"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

KHK yarası derin

Faruk ÇAKIR
23 Eylül 2019, Pazartesi
Kanun Hükmünde Kararname’lerin (KHK) Türkiye’ye nasıl zarar verdiği belki yarın daha iyi anlaşılacak.

KHK ile işlerinden atılan binlerce kişi ve aileleri ciddî mağduriyetler yaşıyor, ama Türkiye’yi idare edenler bu mağduriyetlere kulaklarını tıkamakta ısrarlı.

Belki doğrudan KHK ile ilgili değil, ama ihtimal üzerine insanları işinden gücünden etmenin ne kadar fena olduğunu gösteren bir haber duyuldu. Buna göre, yürütülen ankesör soruşturması kapsamında 6 ay tutuklu kalan ve örgüt bağlantısı tesbit edilmeyen denizci bir albay, kendisini ankesörlü telefonlardan arayan kişinin arkadaşlık kurduğu sivil bir kadın memur olduğunun anlaşılması üzerine beraat etmiş.  (www.cnnturk.com, 20 Eylül 2019) Bu ve benzeri ‘yaş ile kuru’nun beraber yandığı yüzlerce, binlerce hadise yaşanmıyor mu? 

KHK ile ihraç edilen on binlerce kişi aileleriyle birlikte ‘sivil ölüm’e terk edildiklerini söylüyorlar ve bu durum hâlâ devam ediyor. Herkes buna şaşıyor, ama bir günde düzeltilmesi mümkün olan bir yanlış ısrarla devam ettiriliyor. Diyelim ki yanlışlar, kazaen, hata ile bir kişi KHK listesine ilâve edildi. Bunun doğrusunu  öğrenmek, yapılan hatadan geri dönmek çok mu zor? Düşünün ki KHK ile işten atılan biri hakkını aramak için mahkemeye müracaat ediyor. Mahkeme, “Haklısınız, sizin bir kabahatiniz yok. Suçlu değilsiniz” diye karar  veriyor ve bu kararlar dahi dikkate alınıp yaşanan mağduriyetlerin telâfi edilmesi yoluna gidilmiyor.

KHK ile işten atılanlar gündeme geldiğinde itiraz edenler hemen “Darbe oldu, şu kadar insan mağdur oldu” diyor. İyi de darbecilerin kanunların hükmettiği en ağır cezayı almasına itiraz eden var mı? Darbeciler adaletin pençesine teslim edilsin ve âdil bir şekilde cezaları verilsin. Darbeci ‘yaş’ların yanında başkalarını  yakmanın hukukî bir izahı olabilir mi? Mahkemenin beraat verdiği bir kişiyi işine iade etmemenin, mağduriyetinin devamına sebep olmanın hakla, hukukla, adaletle, insaniyetle izahı mümkün olur mu?

Son rakamlara göre Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilmiş 134 bin kişi varmış. Bu kişilerin  ortak özelliği, hiçbir sağlık güvencelerinin de olmaması. 

Üstelik haklarını kaybedenlerin sayısı, eşler ve  çocukların da etkilenmesiyle katlanarak artıyor. Bu tabloya, bu haksızlığa itiraz etmek her insanın vazifesi değil mi?

Bilindiği gibi Türkiye’de maddî imkânları olmayan kişilere müracaatları halinde yeşil kart veriliyor. Bu karta sahip olanlar sağlık ve benzeri sosyal haklardan yararlanabiliyor. Ancak KHK’lılara yeşil kart da  verilmiyormuş. 20 yıl doktorluk yapan bir KHK mağduru şöyle anlatmış: “Kaymakamlığa yeşil kart için başvurduk. Kızıma da bana da KHK’lı olduğumuz için (Yeşil Kart verilmedi) bağlanmadı. Kızım için bakım talebinde bulundum, KHK’lı olduğumuz için o da bağlanmadı, tamamen sivil ölüme terk edildik. (...) 21.  yüzyılda bize, vebalı muamelesi yapıyorlar. Biz yokmuşuz gibi davranıyorlar. İnsanlar kafalarını kuma gömdü.” (DW Türkçe, 20 Eylül 2019)

Geçen gün tanıştığımız KHK mağduru bir hekim de durumunu şöyle özetledi: “Meslekî bir derneğe üye olduğum için KHK ile atıldım. İdareyi mahkemeye verdim. Mahkemede savcının talebi ve 3 hâkimin de ittifakla aldığı kararla beraat ettim. Ama işime geri dönemedim.”

Bu durumda olan bir kişi dahi olsa bu meseleye el atılması icap etmez mi? Kesin yanlış olan bu uygulamaları bir günde sona erdirmek mümkün değil mi? Yanlıştaki bu ısrar Türkiye’ye çok zarar veriyor, haberiniz olsun.

Okunma Sayısı: 22810
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdulkadir Turan

    23.9.2019 17:17:32

    Yazık bu ülkeye.Binlerce mağdur varken bazıları yataklarında rahatça uyuyabiliyor.İşini,aşını kaybeden eşinden çocuğundan mahrum bırakılan gariban insanlar kime gidip derdini anlatacak.Allah yar ve yardımcıları olsun.Memleket nereye gidiyor böyle bilemiyorum.

  • Mehmet

    23.9.2019 11:49:11

    Biz de mağduruz 2 yıldır berat alalı 1 yıl olacak komisyon bekletiyor ve komisyon da bizi mağdur ediyor biz gariban insanlara yapılan bu zulüm bir gün hesabı olacak ki Allahın huzurundan kaçış yok bunları hesabı sorulacak bizim gibi binlerce insan mağdur ve zulüm yapılıyor hiçkimse görmüyor bunun hesabı olacak allah var gam yok bu insanların hakkını allah soracak. Bir de bu berat alan bizim gibi binlerce insan var komisyon incelemiyor o zaman gündeme getirilsin biz suçsuzuz mağduruz bunun haber yapılmasını talep ediyorum.

  • Ilhan Sert

    23.9.2019 11:42:22

    Kimsenin sıkıntısına da mağduriyetine de kıymet vermeyen, en doğrunun ne olduğunu kendi bilen, kendi gibi düşünen kadrolarla ülke yönetiyorlar çok yazık, İnşallah en kısa sürede mağduriyetler giderilir, Faruk Bey Allah sizden razı olsun, bu mevzuları dile getirdiğiniz için için

  • Arif

    23.9.2019 08:41:06

    Susanların dilsiz şeytan olduğu bu mezalimde zalimin yeri cehennem çukuru. Hala akledemeyenler Allah'a da düşmanlık ediyor. Yazıklar olsun. ..

  • Uğur

    23.9.2019 08:32:37

    Ben de KHK lı bir öğretmenim savcının talebi ve 3 tane hakimin ortak kararıyla beraat ettim. Kararın üzerinden 20ay geçti ama hala komisyonu bekliyorum

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı