"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Seçim biter, geçim bitmez

Faruk ÇAKIR
24 Haziran 2019, Pazartesi
Ülkeler ve milletler için elbette ‘seçim’ler önemlidir, ama en az onun kadar, belki daha fazla ‘geçim’ önemlidir. Bunun için ‘Seçim biter, geçim bitmez’ ya da ‘Seçim biter, geçim devam eder’ denilmiştir.

Tabiî ki ‘geçim’i sadece basit manasıyla ‘geçinmek, yaşamak için gerekli (maddî) şeyler’ olarak anlamamak lâzım. ‘Geçim’in içinde hak, hukuk, adalet, hürriyet, insaniyet, eğitim ve benzeri insanlık için lâzım olan her şey vardır ve olmalıdır. Bu bakımdan Türkiye için seçimli gündemler geride kalmış olsa da ‘geçimli gündemler’ hepimizi meşgul etmelidir.

Nasıl ki ‘Sel gider, kum kalır’sa; seçimler de gelip geçer ve geçti, ama önümüzde yığınla ‘kum’  mesabesinde dertler, meseleler, çare ve çözüm bekleyen işler var. Türkiye’yi idare edenler hadiseye bu pencereden bakmalı ve sellerin gittiği ve kumların önümüzde olduğunu görmelidir.

Uzun dönemli derdimiz eğitimdir. Bir yılı değil, 10 ve hatta 100 yılı düşünenler önce eğitim reformu yapar  ve yapmalı. Cehalet en büyük düşman olduğuna göre, en başta onu mağlûp etmek gerekmez mi? 

Cehaletin nasıl mağlûp edileceği de bellidir. Sanat ve marifet, yani bilgi ile. Bu da ancak uzun dönem planlanmış, hedefleri belli, her yıl değişmeyen bir eğitim sistemiyle mümkün olur. Türkiye en önce eğitim reformu paketlerini açıklamalıdır. Elbette bu hususta yapılan çalışmalar vardır ve iyi netice vermesini arzu  ederiz. Ancak bu reform ve paketlerin ekseriyetle neticesiz kaldığı da bir gerçek.

Bir başka önemli ‘geçim derdi’miz de hukuk ve adalet sisteminde yaşanan sıkıntılardır. Burada da belki on defa ‘sel’ler gelip geçti ve ortada dağlar büyüklüğünde dert/kum var. Bütün Türkiye gördü ki ‘dünyanın en büyük adalet sarayı’nı yapmak, adalet sistemindeki sıkıntıları sona erdirmedi. Her halde buna itiraz eden bir idareci de çıkmaz. Son 10 yılda neredeyse bütün ‘adalet saray’ları yenilendi, ancak adaletin tecellisinde  yine de sınıfta kaldık. İş başındaki idareciler de aksini düşünmüyor olacak ki, adalette yeni reform paketleri hazırlama ihtiyacı hissetmişler. O halde meselenin eğitimle desteklenmesi gereken bir hadise olduğu ortaya çıkıyor. Bu demek değil ki adalet sarayları yapılmasın, eskisi gibi derme çatma mahkeme binalarında işler yürütülsün... Elbette adalet saraylarımız da olsun, ama çok daha önemlisi hızlı ve adil işleyen bir hukuk sistemi olsun. İnsanlar adalet dağıtması şartıyla derme çatma mahkeme binalarına razı  olur, ama adalet dağıtmayan büyük saray binalarına razı olmaz. Ülkemizde yaşanan dertlerin önemli olanlarından biri de bu meseledir.

Şimdilik yeterince gündeme gelmemiş olsa da bir başka derdimiz, çare bekleyen hastalık da siyaset  dünyasında yaşanıyor. Siyasî partiler her geçen gün daha demokrat olmaları icap ederken, git gide içlerine kapanan ve oy verenlerin kanaatlerini dikkate almayan bir yapıya sahip olmaya başladılar. Hemen hemen bütün partiler bu noktada birbirleriyle yarışıyor. Seçimlerde kimin aday olacağına hangi parti delegesi ya  da üyesi karar verebiliyor? Üye ve delegelerinin kanaatlerin dikkate almayan bir siyasî parti, Türkiye’yi hür ve demokrat bir ülke haline getirebilir mi? Bu bakımdan siyasî partilerdeki uygulamalar soğukkanlılıkla ele alınmalı bu noktada da reformlar yapılmalı.

Kitaplardan okuduğumuza göre 1950’den sonra iktidara gelen Demokrat Parti’nin kongreleri neredeyse bir hafta sürer ve hür bir şekilde isteyen derdini anlatırmış. Gide gide bu iyi alışkanlıklar unutuldu ve her şey göstermelik hale geldi. Partilerin iç işleyişlerinde hak, hukuk ve adalet olmadan Türkiye genelinde bunlar olabilir mi?

En az seçimler kadar geçimin de önemli olduğunu unutmayalım.

Okunma Sayısı: 1192
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı