"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tedbir almak böyle mi olur?

Faruk ÇAKIR
19 Ağustos 2019, Pazartesi
Dünyanın her ülkesinde sel baskınları ve hatta felâketleri olabilir ve oluyor. İşini bilen ülkeler bunlara karşı tedbir almayı tercih ederken bilmeyenler de bir sonraki sel ya da benzeri felâket zamanına kadar bahane arar. Ülkemizin her türlü olumsuzluklarda ibret ve ders almasını arzu ederiz ve ediyoruz.

Türkiye’nin yakın zamanlarda maruz kaldığı en büyük felâket, 17 Ağustos 1999’daki ‘Marmara Depremi’ydi. Gölcük merkezli olmak üzere İstanbul bu depremde ciddî hasar aldı ve yaklaşık 20 bin kişi vefat etti. Aynı depremde 290 bine yakın bina da hasar gördü. Böyle büyük bir depremden sonra yapılması gereken neydi? Benzer deprem ihtimaline karşı gerekli tedbirleri almak. İdareciler de bunu ilân etti ve her türlü tedbirin alınacağını defalarca söyledi. Aradan 20 yıl geçti ve bu vaatlerin sadece çok az bir kısmı yerine getirildi. Hangi idareci, “1999’da depremden sonra verilen sözler yerine getirildi. Her türlü tedbir alındı. Depreme hazırız” diyebilir? Diyemez ve zaten böyle diyen de yok.

İstanbul’da, tam da 17 Ağustos 1999 felâketinin yıl dönümünde ortaya çıkan tablo, dolaylı olarak deprem hadisesini hatırlattı. Yağmura karşı tedbirini alamayan bir şehir, bir idare, bir siyaset, bir ticaret; deprem  felâketine karşı gerekli tedbirleri alabilir mi? Elbette bunu ifade etmekle yağmur ya da sel felâketlerini hafife alıyor değiliz. Deprem gibi yağmur ve sel felâketleri de dünyanın başka ülkelerinde ve şehirlerinde de oluyor. Oralarda da su baskınları neticesinde milyar dolarlık zararlar yaşanıyor. Ancak başka bazı ülkelerin tembelliği ve ihmali bize bahane olmamalı. Tam aksine bu ve benzer felâketler sonrası tedbir alan ülkeleri örnek almalıyız.

En başta hepimiz bu noktadaki bahaneleri bir yana bırakmak durumundayız. Hangi idareci olursa olsun bu hususta çalışma yapmıyorsa sorumludur. Eğer çalışma yapmak istiyor ve bürokrasi engeline takılıyorsa bu durumu da yağmur suyu baskınlarından sonra değil, havalar güneşliyken millete, memlekete açıklamak durumundadır. Hatta ve hatta bir adım daha ileri gidip, “Ben şu çalışmaları yapmak istiyorum. Ama şu şekilde engelleniyorum” demeli ve millete hem hesap vermeli hem de engelleyenleri açıklamalıdır. Bunları yapmayıp sel baskınları sonrası bahane üreten kim olursa olsun haksızdır.

Geçmişte meydana gelen yağmur suyu baskınlarını bir yana bıraksak bile, 17 Ağustos 2019 tarihinde meydana gelen İstanbul manzarası masaya yatırılmak durumundadır. Sanki ilk defa bu su baskınları olmuş gibi İstanbul’da ortaya çıkan tablonun sebepleri ve sonuçları bir masa etrafında ve ehil olanlarla tartışılmalıdır. Ve hemen akabinde de benzer manzaraların ortaya çıkmaması için nelerin yapılması gerektiği de tesbit ve ilân edilmelidir. Bunu yapmayıp “Yağmurdur yağar, başka şehirlerde de su baskınları oluyor” dersek yanlış iş yapmış oluruz.

Yapılan açıklamalara göre İstanbul’da bilhassa Fatih civarına tahminlerden çok fazla yağmur yağmış. Televizyonlar, “Bir kış boyunca yağan yağmur 2 saat içinde yağdı” diyor. Doğrudur, ama bu tesbit bile  ortaya çıkan manzara için bahane edilmemeli.

Hem Türkiye’yi idare edenler hem de herkes şu soruyu sormalı: Deprem ve sel baskınları başta olmak üzere afetlere karşı gerekli tedbirleri aldık mı?

Bu soruya gönül huzuruyla ‘Evet’ cevabını verebiliyorsak mesele yok. Bunun yerine, bahane üretiyorsak yanlış yapıyoruz demektir.

Okunma Sayısı: 1307
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı