"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yeni Ömer’ler gelir mi? (1)

Faruk ÇAKIR
27 Haziran 2019, Perşembe
Hz. Ömer adaletiyle bütün dünyaya örnek olmuş ve bugün dahi idarecilere örnek olarak gösteriliyor.

Adil idareciler rahmetle yad edilirken, adaletten uzaklaşanlar da ya unutuluyor ya da fena halleriyle ‘örnek alınmamak üzere’ hatırlanıyor.

Tarihde başka adil idareciler de var, ama “İkinci Ömer” olarak hatırlanan Ömer b. Abdülaziz’in yeri her halde çok başkadır. Geçen gün bir vesileyle hayatını okuyunca bu adil idarecinin çok daha iyi tanınması ve örnek alınması kanaati hasıl oldu. Mutlaka çok daha ayrıntılı olarak “İkinci Ömer”i, Ömer b. Abdülaziz’i bilenler vardır, ama daha çok bilinsin diye hayatını özetlemek isabetli olacak. 

Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer alan bilgilere göre (islamansiklopedisi.org.tr) Ömer b. Abdülaziz (ö. 101/720) Hicri 61’de (Milâdî: 680) Medine’de doğmuş. Babası Mısır Valisi Abdülazîz b. Mervân, annesi Hz. Ömer’in torunu Ümmü Âsım. Çocukluğunun ilk yıllarını Medine’de dayılarının yanında geçirdi. Daha sonra babasının yanına Mısır’a gitti ve ergenlik çağına ulaşıncaya kadar orada kaldı. 

Babasının vefatı üzerine (86/705) Halife Abdülmelik tarafından Şam’a çağrıldı. Burada halifenin kızı Fâtıma ile evlendi. 87 (706) yılında Hicaz Valiliğine tayin edildi. Valilik merkezi Medine’deki ilk icraatı, şehrin on meşhur fakihiyle görüşüp meseleleri kendileriyle istişare ettikten sonra karara bağlayacağını bildirmek oldu. Yaklaşık yedi yıl süren valiliği (...) Irak Valisi Haccâc’ın (Zalim lâkabıyla meşhur Emevî valisi) uygulamalarını sert bir şekilde eleştirmesi görevinden azliyle neticelendi (93/712). 

Ömer b. Abdülazîz (milâdi: 717) yılında halife ilân edildi. Bu önemli görevin kendisine bilgisi dışında verildiğini söyleyerek affını istediyse de biat merasimine katılanların ısrarları üzerine görevi kabul etti. (22 Eylül 717). Ömer b. Abdülazîz, meşhur âlimleri kendisine danışman seçti. Ayrıca çeşitli vilâyetlerdeki âlimlere mektuplar yazarak onların tavsiyelerini istedi. 

Halife Ömer saraydaki lüks eşyaları beytülmâle koydurması, köle ve câriyeleri âzat etmesi, halktan biri gibi yaşaması ve hutbelerde sadece halifeler için yapılan duâyı halk için okunan umumî duâya çevirmesi gibi uygulamalarıyla Emevîler’in geleneksel saltanat görüntülerine son verdi. İlk dört halifeyi örnek alan bu davranışları sebebiyle Hulefâ-yi Râşidîn’in beşincisi sayılan Ömer idarî, iktisadî ve içtimaî sahalardaki icraatlarıyla da aynı çizgiyi devam ettirdi. İdarî alandaki icraatlarına halka zulmeden ve yolsuzluklara adı karışan valileri ve diğer memurları görevlerinden almakla başladı. Onların yerine hangi kabileden olduklarına bakmaksızın dindar ve dürüst yeni memurlar tayin etti.

Valilerin ticaretle uğraşmasını ve hediye almasını yasakladı. Halka mazlûmun yanında olduğunu, memurlardan şikâyetçi olanların doğrudan kendisine başvurabileceğini bildirdi. 

Muâviye’den itibaren Emevî hânedanı mensuplarının ve devlet adamlarının gasbettikleri malların tesbitini ve hak sahiplerine iade edilmesini sağlamaya çalıştı. Önceki halifeler tarafından kendisine verilmiş diğer gayri menkulleri ve kıymetli eşyayı beytülmâle devretti. Hanımının mücevherlerini ve evindeki fazla eşyayı da beytülmâle koydurdu. Halifelik görevi karşılığında maaş almayı reddetti. 

İç barışa büyük önem veren Ömer b. Abdülazîz idareye muhalif gruplara karşı âdil bir yönetim uyguladı. Muâviye devrinden beri devam eden, hutbelerde Hz. Ali’nin lânetlenmesi âdetini kaldırdı; onun evlâdına ve taraftarlarına karşı çok iyi davrandı, ellerinden alınan emlâkı geri verdi.

Ömer b. Abdülazîz, Emevîler’in ilk dönemlerinden itibaren ikinci sınıf Müslüman muamelesi gören köleleri Arap asıllı Müslümanlarla eşit kabul etti. Gayri müslimlerin idare ve Müslümanlar aleyhindeki şikâyetlerine kulak vererek haksız yere ellerinden alınan kiliselerini, evlerini ve diğer mallarını iade etti ve mağduriyetlerini giderdi. Ülkesindeki gayri müslimlerin Müslüman olması için büyük gayret sarfetti, dâvet mektupları ve tebliğ heyetleri göndererek onları İslâm’a çağırdı. Berberî kabilelerinin tamamı onun gayretleriyle Müslüman oldu. Horasan ve Mısır halkı kitleler halinde İslâm’a girdi.

Okunma Sayısı: 1674
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı