"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Babamın sözleri kulağımda çınlıyor

Faruk RİFAİOĞLU
17 Ağustos 2026, Pazartesi
Allah babamdan da annemden de kardeşlerimden de sonsuz razı olsun. Her birinin hayatımda apayrı bir yeri ve önemi var. Her birimizin hayatında ailesinin önemli olduğu gibi.

Rahmetli babam ve annem eğitim hayatımıza sınırlı imkânlara sahip olduğumuz dönemlerde bile o kadar önem verdiler ki ne anlatsam az kalır. Çocukluk döneminde Kur’ân eğitimimiz için köyden getirdikleri 90 yaşın üstünde olan ninemin dayısı gelip okuma ve yazma dersleri vermişti. Annem hem hocamız hem dedemiz olan bu mübarek zatın yemeğini yapar gerektiğinde çamaşırlarını dahi yıkardı. Dünyevî eğitimimizi aksatmayan ailemiz uhrevî eğitimimizi de eksik bırakmamak için elinden geleni yapmıştı. Rabbim onlardan razı olsun.

Şimdilerde bizler maddî imkanlarda onlardan çok ilerideyiz ama yavrularımızın manevî eğitimlerine gerekli ehemmiyeti veremiyoruz sanki. Kimse kızmasın kendime söylüyorum. 

Çocuklarımızın eğitimine önem vermek çok emek gerektirse de olsa da gelecekte yorulmamak adına şimdi yorulmak huzurlu bir hayatın temellerini atmak için yorulalım. Verilen emeklerin bize en güzel şekilde dönüşünü seyretmek için kadere fetva verelim.

Dünyaya aşırı ehemmiyet verdik galiba ara ara bir yakınımızı bir sevdiğimizi toprağa vermemize rağmen. Kendimizi topraktan uzak görüyoruz anlaşılan. Deprem sonrası Mersin’e geldiğim günden bu yana bize kucak açan değerli ağabeyler ve kardeşlerimize binler teşekkürü borç bilirken Arif Turgut Ağabeyime ve birkaç gün önce ahirete intikal eden Amcama Rabbimden gani gani rahmet dilerken gaflet perdesinin arada açılması bizleri hayatın en gerçek sahnesiyle başbaşa bırakıyor.

Rabbim cümle vefat etmişlerimize sevdiklerimize rahmetiyle muamele etsin.

BEN DERİM SİZ DİYEMEZSİNİZ...

Adamın birini girdiği mecliste övüp duruyorlar, ‘’Estağfurullah benden adam olmaz, merkep gibi adamım’’ diyor.

Yine bir gün mecliste arkadaşları ‘’Maşaallah sana her yerin marifet yok senin gibisi’’ deyince ‘’Estağfurullah benden adam olmaz, merkep gibi adamım’’ diye cevap veriyor. 

Bir gün hep beraber otururken arkadaşlarının canını sıkınca arkadaşları,

‘’Ulan senden adam olmaz, merkep gibi adamsın” deyince, “Ne diyorsunuz kardeşim haddinizi bilin’’ diye sesini yükseltiyor.

Şaşırıyorlar,

‘’ Eeee sen hep diyorsun ya’’

‘’Ben derim, siz diyemezsiniz’’ cevabını veriyor. 

Hayatın bir de bu yönü var. Kendine toz kondurmayı sevmeyenler, nefsinin avukatı olanlar.

Övülmeyi tevazu yapar gibi hafif kızarık bir yanak ve bükük bir boyunla kabul ederken, Allah muhafaza biri olumsuz eleştirileriyle zülfiyârimize dokunacak olsunlar, bak işte o zaman görüverirler gerçek yüzümüzü.

Şaka ile karışık gerçekler bir yana çoğumuzun hali ve pür melali bu.

Rabbim bizleri nefsinin övgüsünden hoşlananlardan eylemesin. Çünkü yersiz ve gereksiz övgüler abartıya kaçtığında insanı gerçeklikten koparıyor.

Okunma Sayısı: 117
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı