"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ali Et-Taberî (5)

Feyzullah ERGÜN
01 Eylül 2021, Çarşamba
Meyvelerin başta gelenlerinden olan İNCİR, göğüs ve sindirim sistemlerini yumuşatır.

Karaciğer ve dalak ödemlerinde faydalı olup, mesane ve böbrekleri atıklardan arındırır. Çeşitli gıdaların kaynağı olan KURU ÜZÜM, yaş olanından daha faydalıdır. Göğüs hastalıklarında, yumuşatıcı olarak şifaya vesile olur. TURUNÇ, organizmanın bütün atıklarını olağanüstü derecede arındırır. Yapraklarından yapılan çay, sindirimi kolaylaştırır. Turunçgillerin anası olan turunç, değeri bilinmediğinden, olgunlaşıp yere düşen bu harika nimet, çürüyüp heba olmaktadır. ERİK, bağırsakları yumuşatır, safra kesesi fonksiyonlarını düzenler. AYVA, mide fonksiyonlarını güçlendirir. Bağırsakları güçlendirerek, ishalin durdurulmasında destek sağlar. Çekirdekleri suda bekletilerek elde edilen sıvı, balla karıştırılarak yenirse, boğazdaki tahriş ve hassasiyetleri önler. CEVİZ, safranın salgılanmasını hızlandırır. Yemeklerde incir ile birlikte yenirse, organizmada biriken zehirli atıkları bî-iznillah temizler. Ceviz yağı, mide ve böbrek fonksiyonlarını düzenler. BADEM, tatlı badem bal ile yenirse, akciğerleri atıklardan arındırarak, solunum yolu hastalıklarında şifaya vesile olur. Acı badem, karaciğer kanallarındaki tıkanmalara faydalı olduğu gibi, sindirim sistemi spazmlarını rahatlatır. Tatlı badem yağı mide, karaciğer ve solunum sistemi fonksiyonlarını güçlendirerek, tıkalı kanalların açılmasını sağlar. Acı badem yağı da, tıkalı kanalları açar ve dalak fonksiyonlarını güçlendirir.

ZEYTİNYAĞI, mide ve diğer sindirim organlarını güçlendirir. NANE, mide ve karaciğere tonik etkili bir şifa kaynağıdır. PIRASA, basura (hemoroit) faydalı olup, idrar söktürücü (diüretik) etkisi bulunmaktadır. SOĞAN, kurusu yeşil olanından, kırmızısı beyaz olanından daha faydalıdır. İştah açıcı olup, organizmayı zehirli atıklardan arındırır. Soğan suyuna, yarım çay kaşığı süzme bal karıştırılarak, göze damlatılırsa gözyaşı kanalını temizler, gözün görme kabiliyetini arttırarak, parlatır. (Tarafımızdan denenmiştir.). KEKİK, bağırsak gazlarını giderir, mide üşütmesi ve spazmlarında faydalıdır. HARDAL TOHUMU, akciğerleri balgamdan temizler. Toz haline getirilerek bal veya pekmezle karıştırılarak sabah-akşam birer yemek kaşığı miktarı yenir. KAVUN, organizmada biriken atıkları temizler, bağırsakları yumuşatır. Çekirdekleri, mesane ve böbrek fonksiyonlarını düzenler. İKŞÛT (Cinotu), karaciğer fonksiyonlarını güçlendirerek, sarılık hastalığında şifaya vesile olur. Karaciğer ve safra kanallarını açar.

SEKENCEBİN, bal ve sirke karışımıyla hazırlanır. Organizmada tıkalı kanalların, arındırılarak açılmasını sağlar. Dalağı yumuşatır. Tatlı olarak hazırlandığında balgam söktürücü, ekşi olarak hazırlandığında, safra salgılanmasına destek verir. Gargara yapılıp, yutulursa boğaz ağrılarına fayda sağladığı tecrübe ile görülmüştür. DUT ŞURUBU, akciğer, göğüs hastalıkları ve boğaz ağrılarında şifaya vesile olur. 

SİRKE, kan dolaşım sistemini atıklardan arındırarak, damar sağlığının korunmasına destek verir. REZENE, hazırlanan suyu, göze sürme olarak kullanılırsa, gözün görme kabiliyetini keskinleştirir. Gözyaşı kanallarını açar. PAPATYA, çayı içilirse, beyinde biriken zararlı atıkları arındırır.

Ali et- Taberî kitabında, sağlığın korunması ve hastalıkların tedavisi hakkında geniş bilgiler verirken, aynı zamanda epidemiyolojik (hastalıkların yayılma) sebepleri, ekolojik dengenin detaylarıyla incelenmesi, hijyen ve ilk yardım kurallarının temellerini dikkat çekecek düzeyde tesbit etmiştir. Ayrıca pedagojik formasyon ve davranış psikolojisi konularında da, çok önemli bilgiler vermektedir. İbretli bir örneğini eski kaynaklara dayanarak aktaralım.

Eski Hind tıbbı kaynaklarında anlatıldığına göre; yeryüzünde huzurlu yaşamanın sürdürüldüğü eski devirlerde, insanların aşırılıklardan uzak, mutedil davranışlarla sevginin hâkim olduğu bir uyum içinde yaşarlarken, aralarında hiçbir hırs, kıskançlık, düşmanlık duyguları, nefis ve bedenleri sıkıntıya sevk eden haller bulunmazken, şeytanî dürtülerin en tehlikelisi olarak yaşanan bir kıskançlık duygusu, toplumun arasında yayılmaya başlamıştır. Yayılan bu kıskançlığın sonunda kalp ve nefisleri hırs kuşatmış, böylece toplulukları ayrılıklar ve mücadele dönemlerine sürüklemiştir. Bu duruma gelen insanların arasında kolaylıkla yerleşen olumsuz düşünceler sonucu, korkular ve aşırı yorgunlukların yayılmasıyla, üstünlük sağlamak amacıyla, çeşitli tuzaklar kurma ve savaşlar dönemi başlamış oldu. Böylece düşmanlıklar, yalan ve günahların açıkça işlenerek, yayılması toplumun büyük çoğunluğunu kuşatmıştır. Güzel duygu ve alışkanlıklar çirkinleşirken, Allah’a (cc) yapılacak olan ibadetlerin engellenmesi, toplumun hayatında geniş alanlara yayılmıştır. İnsanların hayat tarzındaki bu olumsuzluklar sonucunda, ilim canlılığını kaybederek, cehaletin sınırları genişlik kazanmıştır. Bütün bu olumsuzluklar karşısında, toplumun ileri gelen âlim ve salihleri bir araya gelerek, maneviyât yolundaki danışman ve rehberleri olan Ferseriratri’ye durumu anlatıp, Allah’a (cc) tazarru ve niyazda bulunarak, bir çare bulması için yalvardılar. Gelenleri kırmayarak, cemiyetin selâmeti için, yüksek bir dağın zirvesindeki mağaraya çekilerek, Zât-ı Zülcelâl (cc) Hazretlerine uzun duâ ve yakarışlarla, rahmet-i İlahiyeden yardım ve bir kurtuluş yolu gösterilmesini niyâz eder. Bu ihlâslı duâların sonunda, kendisine halkın rahat ve huzuru için, tıp ilminden bazı bilgiler öğretilir. Tıp ilminden maksat, yalnız sağlık ve hastalıklar olmayıp, insanın bütün ihtiyaç ve davranışlarını da kapsamaktadır. Zira tıp ilminin bir kısmı, vahiy kaynaklıdır.

Tıp ilminin insan hayatındaki yeri ve önemi ise, hastalıkların tedavisi ve sağlığın korunması yanında, Cenab-ı Hakk’ın (cc) farzlarının yerine getirilmesi için, vücuda sağlıklı bir güç sağlayarak, dünya ve ahiret saadetine kavuşturmaktır. Tıp ilminin ışığında, saadetli yolda ilerlerken bî-iznillah sağlığın devamı, ilâçlara ihtiyaç duymadan organizmanın fonksiyonlarının sağlıklı işleyişi sonucu dinç, güçlü, her yönüyle sağlıklı ve huzurlu bir toplumun temelleri güçlendirilmiş olacaktır.

SAĞLICAKLA KALIN.

Okunma Sayısı: 1307
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı