"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Beslenmede helâl arayışları (3)

Feyzullah ERGÜN
26 Ocak 2020, Pazar
Zamanımızda beslenme ihtiyacımızın büyük kısmı, marketler aracılığıyla sağlanmaktadır.

Haramlardan kaçınarak, helâl arayışlarımız da ister istemez bu yerlerde başlayacaktır. Bilgi, dikkat ve duâ ile girmemiz gereken alış veriş merkezlerinin bir kısmında hile girişte başlıyor. Bir şey alıp çıkacağınız bir yerden, giriş kapısından girip, istediğinizi aldıktan sonra bütün market dolaştırılarak, çıkış kapısından çıkabiliyorsunuz. Bu plânlı dizilişlerden insan beyninin algısının bozulmaması ve alış verişin amacının dışına çıkmaması için güçlü, kararlı ve uyanık temellere dayalı, şuur ve düşünce gereklidir.

Beslenme arayışında helâle ulaşmanın en önemli yolu “yapay olanları olabildiğince hayatımızdan çıkarmaktır. Bir ürün ne kadar çok işleme maruz kalırsa, helâlliğinin de o kadar tehlikeye girdiği unutulmamalıdır. Abur-cubur tarzı ürünler bağımlılık yaptığından, bunlardan kurtulmak neredeyse imkânsız görülür. Ancak imkân iradeye bağlıdır. Siz onu bırakmak istemediğiniz sürece hiçbir bağımlılık sizi bırakmaz.” Gerektiğinde tüketici danışma hattı hizmeti kullanılabilir. Helâli aramanın kulluk vazifelerimizden biri olduğu unutulmamalıdır. Eğer gıdalarda mevsime uygunluğa dikkat ederseniz, yaşayacağınız ciddî bir problem kalmaz. Ancak kış mevsiminde çilek ararsanız, soğuğa dayanıklı bir hayvanın, soğuğa dayanıklı geniyle GDO’lanmış bir çilek yemeniz pek tabiî mümkündür. Dikkat etmeniz gereken, meyve ve sebzelerin olması gereken tabiî görünümüne mümkün olduğunca yakın olanını almaktır. Bu şekilde devam eden helâl arayışı, Emr-i İlâhî geldiğinden beri, Müslümanlara farzdır. Helâlinden kazanıyorsunuz da, helâlinden yiyebiliyor musunuz? ” 1

Dünya genelinde psikolojik gerilimler ve psikiyatrik hastalıklar sonucu, ruh sağlığı zor problemler yaşayan insan nesli, kendisine ve etrafına büyük zararlar vermede, tarihte benzeri görülmemiş bir genişlikte yıkım ve fesad dönemi yaşamaktadır. Bu bozgunlar döneminin en etkili sebebi, gıdalardaki tahribat olduğu ve insan neslini her alanda bozulmalara götüren ve birçok olumsuzluklara manipüle edebilen yolların gıda yoluyla gerçekleştirildiği, konuyu yakından izleyen bilim çevrelerince bilinmektedir. İnsan ilişkilerinin normal çizgilerden sapmasının ve ahlâk erozyonu yaşamasının temelindeki esas sebepler, gıdalardaki kimyevî katkı maddeleri, GDO’lu saptırmalar ve helâl olmayan beslenme kaynaklarıdır. Beslenme ihtiyacımız ve gıda alımında en önemli adımın, bilgili ve donanımlı olmamız, bilmediklerimizi de öğrenmek mecburiyetinin şart olduğudur.

Beslenme alanına gıda olarak hazırlanıp gönderilen ürünlerden birçoğu, teknolojinin sun’î yöntemlerle değişime uğrattığı, besin değeri yok edilen maddelerdir. Bazılarının ise hiçbir besin değeri bulunmamaktadır. Fabrikasyon yöntemler sonucu, üretilen bu ambalajlı maddelerle “Haram artık evimize, sofralarımıza et olarak, süt olarak değil, hiç aklımıza bile gelmeyecek, ilgisi dahi olmayan farklı ürünlerin içinde girebiliyor. Biz bir şekerle, çikolatayla, kekle, cipsle, içinden oyuncak çıkan bir yumurtayla yahut bir meyve suyuyla evlâdımızı sevindirdiğimizi düşünelim! Aslında ona bir başkasının yapamayacağı kadar büyük bir kötülük yapmanın eşiğindeyiz. Konu bu tarz ürünlerin sağlıksız olması değil, evvelâ şüpheli ve hatta haram olabilmeleridir. Evinizde yaptığınız herhangi bir yiyecek, bozulmadan tat ve koku bileşenlerini yitirmeden, bir hafta zor dayanırken, 2018’de üretilmiş bir kekin üzerine, nasıl olur da son tüketim tarihi olarak 2019-2020 tarihlerinin yazılabileceği aklınıza geldi mi? Burada değinmek istediğimiz nokta, bu tarz ürünlerin çocuklarımıza ne yaptığıdır.” 2 

Marka ve çeşit farkı gözetmeden, tüketime arz edilen bu tarz ürünlerin içyapı formüllerinin genel görüntüleriyle incelendikten sonra, tüketime karar verilmesi daha uygun olacaktır.

SAĞLICAKLA KALIN.

Dipnotlar:

1) Melek AKTÜRK, Age. s. 64. 

2) Age. s. 83.

Okunma Sayısı: 4923
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı