"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Doktor Sadullah Nutku’dan tavsiyeler (2)

Feyzullah ERGÜN
16 Haziran 2021, Çarşamba
12) Sindirim sisteminin sıkıntılı bir hastalığı olan ve tıp dilinde CONSTİPATİON olarak bilinen kabızlık, çoğunlukla bağırsak peristaltiğinin (hareketinin) azalmasıyla meydana gelir.

Kimyevî uyarılar ve sinir sisteminden kaynaklanan psikolojik etkilerin rolü vardır. Gıdalara göre bağırsakların peristaltiği değişiklikler gösterir. İnsanların selülozu (lif) fazla erittikleri, eğer bu eriyen selülozdan fazla olarak selüloz verilmezse, bağırsaklar uyarılamayacağından, kabız olacakları bilinmelidir. Bu durum başlıca posasız gıdalarla meydana gelir. Kabızlığın tedavisinde önemli olan, sebepleri ortadan kaldırmaktır. Bol posalı gıdalar, bol salata, sebze ve meyve verilir. Gıdalara tereyağı, zeytinyağı ilâve edilir. Francala yerine, kaba ekmek (kepekli) vermeli, oturan şahıslara spor ve solunum egzersizleri tavsiye edilmelidir. Bazılarına sabahları kahvaltıdan yarım saat önce, aç karnına bir bardak soğuk su içmek tesir edebilir. Tahriş eden müshiller kullanılmamalıdır. Sabahları aç karnına maden sularından 1-2 bardak içmek faydalıdır. Tuvalet ihtiyacı hissedildiğinde, bu refleksin ertelenmesi, peristaltizmin azalmasına sebep olacağından, bu refleksin git gide azalacağı ve kabızlığın uzun süre devam edebileceğinden, sıkıntılar yaşanmasına sebep olmaya devam edecektir.

 13) Sindirim sisteminin organizasyon merkezi olan karaciğer, gıda metabolizması üzerinde etkili olup, bu faaliyetleri salgıladığı başta safra olmak üzere, diğer enzimlerle düzenli şekilde, hayat boyunca sürdürür. Safra devamlı salgılandığı gibi, her yemekten sonra daha fazla olmak üzere günde bir litreyi bulur. Karaciğere kan ve lenf yolu ile, mide ve bağırsakta parçalanan gıdalar ve ayrıca toksin bulunduran maddeler gelir. Karaciğer en fazla karbonhidrat metabolizmasında rol oynayıp, glikozu glikojen olarak depolar. 

Kanda laktik asidin fazla bulunuşu, karaciğerin sentez vazifesinin bozulduğunu gösterir. 

Karaciğerin iyi vazife görmeyişinde, kandaki amonyak artar.

14) Karaciğer, biriken toksik maddelerinden korunmak için safra salgısı aracılığıyla dışarı atar. Diğer metabolizma mahsullerinden de, bu yol ile temizlenir. Aynı zamanda karaciğer, bağışıklık sistemini güçlendirmek için ANTİKOR yapar. Karaciğer belirli tuz iyonlarını tutar, böylece asit-baz dengesini sağlar.

15) KARACİĞER HASTALIKLARINDA: Karaciğer yetmezliği ve iltihaplı durumlarda, şüphesiz en başta diyet tedavisi gelir. Hayvanî albüminler azaltılır, tuzlu, baharatlı yemekler tamamiyle menedilir. Yemeklerden pirinç çorbası, un çorbası, elma kompostosu gibi gıdalar verilir.

16) Diyabetlilerde dahi karaciğer yağlanması çok görülür. Bulaşıcı ve toksik hastalıklarda, zehirlenme ve kanserin organizmayı çok zayıflattığı dönemde de, karaciğer yağlanması görülür. Bu durumda karaciğer, büyük ve yumuşaktır. Karaciğer yağlanmasında, karaciğer hücreleri yağ damlacıkları ile dolar. Şişmanlık dahi, diyabet gibi bir metabolizma bozukluğu olmakla, karaciğerdeki glikoz yerine, yağ artmaya başlar. 

Tedavide, sebep araştırılır. Şişmanlık veya toksik bir sebep mevcudiyeti dikkatle aranır.

17) Karaciğer hastalıklarının, vücudu en fazla yoran ve yıpratan hastalığı olan SİROZ, profilaktik (önleyici) tedbirler ile esas mesele olan diyet olup, LAKTO-VAJETARYEN (yalnız süt ve süt ürünleri ile beslenme) rejimi tercih edilir. Yemeklerde alınan tuz miktarı günde 2-4 gramdan fazla olmamalıdır. Taze saf tereyağı, un çorbaları, meyve, sebze vermelidir. F. ROSENTHAL, baharatlı ve ekstraktif maddeleri (et suyunu) gıdalardan kaldırmakla beraber, vakit vakit günlerce, yalnızca günde 1-2 litre gibi süt kürleri tavsiye etmektedir. 

Sebzeler vermekle kabızlığa mani olunur. Şifa ümidi olmayan hastalarda hekimin vazifesi, hastanın hekimine karşı itimadını sarsmamaktır.

18) Karaciğerde EKİNOKOK parazitlerinin gelişmesiyle meydana gelen kistler, sistiserk olarak gelişimlerini köpekte tamamlar. Köpeğin sindirim sisteminde ara konak olarak gelişimini tamamlayan yumurtalar suları, otları, sebzeleri ve insanların yediği gıdaları enfekte eder. Mide, yumurtanın kabuğunu eriterek, rüşeymin meydana çıkmasını sağlar. Bu yumurtalar, kan dolaşımı ile karaciğere gelerek, yerleşir, böylece KİST HİDATİK hastalığı gelişmeye başlar. Kist hidatiklerden korunabilmek için, köpeklerin çiğ et yemesine engel olmalıdır. Köpekleri mutfaklardan ve sebze bahçelerinden uzaklaştırmalı ve bu köpeklerin, çocukların ellerini, yüzlerini yalamasına mani olmalıdır.

19) Safra kesesinde meydana gelen taşların, sebep olduğu kolikler (sancı), bir sarsılma, bir araba seyahati, heyecan, hiddetten sonra veya adet görmekle, doğumla, fazla bir gıda, baharatlı çok yağlı yemekler yemekle ve soğuk içeceklerle safra kesesinin kasılmaları sonucunda meydana gelir. Safra taşı teşekkülünden sakınmak üzere; çok az yağlı yemekler yemekle mümkündür. Yağlı etler, beyin, karaciğer ve yumurta sarısı yasaklanır. Baharatlı ve sardalya tarzında balık ve etler verilmez. Profilaktik (koruyucu) olarak, hıfzıssıhha bakımından yorucu işlerden sakınmak, sarsılmamak, korse kullanmamaya ve kabız olmamaya dikkat edilmelidir.

20) Sindirim sisteminin önemli organı ve İNSÜLİN fizyolojisini düzenleyen pankreas’ta hastalıkların meydana geliş tarzı, gerek kan, gerek lenf gerekse diğer iç kanallar ve temas enfeksiyonları, bulaşıcı hastalıklar ile çeşitli hastalık sebeplerinin, pankreasa gelmesi ile meydana gelir. Bağırsak iltihapları, gastrit, mide ve oniki parmak bağırsağı ülserleri ve çoğunlukla da kronik pankreatitlerde (müzmin pankreas iltihapları), pankreas taşı meydana gelir. Pankreas hastaları yağa karşı isteksizdir. Hafif etlere, ezmelere, hafif karbonhidratlara iyi tahammül ederler.

Doktor Sadullah Nutku Ağabeyin, engin tıp bilgisinden derleyebildiğimiz kısa tavsiyeleri, hastalara ve hastalıklardan korunmak isteyenlere rehber fikirler vereceğine inanıyoruz. Yeni Asya’da yayınlanan yazılarının derlenerek, kitap haline getirilmesi, özlem ve heyecanla beklediğimiz, gerçekleştirilmesi gereken düşüncemizdir. 

Bu tavsiyelerden sonra, hayatı boyunca sürdürdüğü, hastalarına Hastalar Risalesi hediye ederek, huzur ve şifalarına hizmet edilmesi uygulamasının sürdürülmesini canlandırmak için, maddî-manevî hastalıkların alabildiğine çoğaldığı zamanımızda, HASTALAR RİSALESİ hediye edilmesi temiz ruhuna rahmetler yağmasına ve mecma ül ahbab’da sürura vesile olacaktır. 

Bekâ âlemine sevk edilen Nur halkasının bütün ders arkadaşlarına Fatiha’lar eşliğinde, İlâhî rahmetin yağmur gibi yağdırılması, Şahs-ı Manevî’nin bitmeyen duâsıdır.                                                                                                                                     
SAĞLICAKLA KALIN.

Okunma Sayısı: 1661
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı