"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İstibdat zeminini hazırlayan sebepler

Hüseyin GÜLTEKİN
13 Temmuz 2020, Pazartesi
Müstebitler öyle durup dururken meydana çıkmıyorlar.

Onlar müsait ortamı, elverişli zemini görünce arz-ı endam ediyorlar. Yani kendilerine kayıtsız şartsız biat edecek, hiçbir tenkit ve itirazda bulunmayacak, her söylediklerine başımla gözüm üstüne diyecek, kısaca köleliği kabullenecek insanların oluşturduğu toplumlarda yalnız başına dizginleri eline alacak şahıslar zuhur eder.

Hak ve hürriyetleri hiçe sayan, insanların akıl etme, düşünme melekelerini devreden çıkararak, adeta robot haline getiren, ülke ve toplumları esaret altına alarak maddî ve manevî terakilerine mani olan tek bir kişinin reyinin geçerli olduğu böyle sakat bir sisteme milyonlar nasıl müsaade ediyor, neden razı oluyor? Müstebitler tek başlarına ülkelere hükmetme başarısını nasıl gösteriyorlar?

 “Bir millet cehaletle hakkını hukukunu bilmezse, ehl-i hamiyeti de müstebit eder..” tesbitiyle gayet veciz bir şekilde ifade ediyor Bediüzzaman.

Demek ki bir lider ne kadar merhametli, şefkatli, ne derece vicdanlı insaflı olursa olsun; raiyetindeki insanları korumakla mükellef olduğu haklarını, hukuklarını bilmezse, bilse dahi onları koruma ve muhafaza etmekte acziyete düşerse, o idareci şahıs bir gün gelir acımasız bir diktatör oluverir.

İnsanlar canlarını, mallarını, namuslarını, dinî değerlerini kısaca bütün değerlerini koruyup muhafaza etmekte lâzım olan şecaati, cesareti gösteremeyip, zillete, âcze düşerlerse, bu halleriyle müstebitlere dâvetiye çıkarmış olurlar.

Korkakların, ödleklerin, pısırıkların çokça hayat sürdükleri toplumlar müstebitler için en verimli, en elverişli zeminlerdir.

Yağcıların, dalkavukların, yalakaların çok bulunduğu ülkeler istibdatların neşv-ü neması için, müstebitlerin serbestçe at oynattıkları alanlardır.

Midelerini düşünmekten başka herhangi bir gayeleri, herhangi dâvâları olmayan şikemperver varlıkların çokça yaşadıkları toplumlar yine müstebitlerin kolayca keyfi icraatlarını tahakkuk edecekleri yerlerdir.

Hayallerindeki makam ve mevkilere konmak için yegâne gayeleri tek adamın gözüne girip, onun aferinini almak için her türlü yardakçılığı, yaranmacılığı meslek edinen insanların arz-ı endam eden insanların meskûn olduğu ülkeler müstebitlerin türemesi için elverişli zeminlerdir.

 “Nemelâzım başkaları düşünsün...” zihniyetine sahip, havaleciliği alışkanlık haline getiren, sorumluluk almaktan kaçınan insanların bolca olduğu yaşadığı ülkelerde istibdattan, zorbalıktan zevk alan müstebitlerin ardı arkası kesilmez.

Çekişmelerin, kavgaların, iftirakların ve ihtilâfların yaşandığı toplumlar da kendilerini kamufle etmekte mahir müstebitler açısında verimli ortamlardır.

Görüldüğü gibi hiç yoktan, müstebitler tesadüfen zuhur etmiyorlar. onların türemesine, onlara güç kuvvet veren bir faktör, bir çok unsur bir çok acınacak insan tipleri var. Bütün bunlar bir araya gelince kafalarını çalıştırmasını iyi beceren bazı şahıslar da kendilerini yegâne ve tek kurtarıcı olarak millete yutturuyorlar.       

Okunma Sayısı: 1487
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı