"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hayat için mühim düsturlar

İbrahim ERSOYLU
07 Mayıs 2021, Cuma
Fitne ve fesat odaklarının, derin güçlerin, bazı grupları alet ederek Nur Talebelerinin, özellikle Yeni Asya Camiası’nın tesanüt ve vahdetini bozmak için var güçleriyle çalıştıkları günümüzde, merhum Zübeyir Gündüzalp Ağabeyimizin hülâsa ettiği aşağıda belirtilen düsturları bilip hayata uygulamaya ne kadar ihtiyacımız vardır.

“Altın Prensipler” kitabından seçtiğimiz bu düsturlar şöyledir:

1– Fenalık ve iftiralara ne kadar maruz kalınırsa kalınsın, mukabele-i bilmisil etmemek, sabır ve tahammüle çalışmak, öyle hadiselerden ders ve ibret almak, müfterilerle uğraşmamak yüksek bir ahlâk eseridir.

2– Kendi nefsini daima kötülemek, kendi küçük kusurlarını büyük görmek, başkalarının büyük kusurlarını küçük görmek yüksek bir fazilettir.

3– Takvada, doğrulukta, edep ve ahlâkta azimetle amel etmek, başkasının lâkaytlığı ve ruhsatla amel etmesiyle uğraşmamak, önemli bir düsturdur.

4– Kendisinin bir rey, ilim ve fikir sahibi olduğu gururuna kapılan, beraber hizmet yaptığı dâvâ arkadaşlarını amiyane görüp onların rey ve görüşlerini hakir görüp tenkit edenin sonu tehlikelidir. İstişare esnasında kendi vereceği cevabı düşünen, azaların fikirlerini küçümseyen hatadan kurtulamaz.

5– Kusurlu, hatalı bir arkadaşın yanlışlarını yumuşaklıkla, hürmet ve tevazu ile yalnız ona söylemek, kabullenmezse dahi ikinci bir kimseye onun gıybetini yapmamak. Birinin kusurunu düzelteceğim diye etrafa yaymak, şahsî kin, garaz, nefsin karışması gibi haller, fayda veriyorum zannıyla zararların üremesine sebep olan safdillik ve bilmemezliktir.

6– Hiddetle, heyecanla konuşmaya asla itimat etmemek. Zira nefis ve şahsî hissiyat işin içine karışır. Bir işi yapma ve düzeltme yerine, onun daha çok bozulmasına yol açılmış olur.

7– Dedikodu ile, arkadan çekiştirmekle mesele halletmeye çalışmak ya safdillik, ya şuuraltı veya şuur üstü garaz ve muhalefet nişanıdır. Veya canı incitilmişin intikam kokusudur. 

8– Kendini tenkit etme kemalliğine erişmemiş, dâvâ arkadaşlarını tenkit etmeye çalışanlarla bir arada oturmayınız. Onu dinleye dinleye siz de münekkit ve yıkıcı bir ahlâk sahibi olursunuz.

9– İslâm muaşeret, edep ve terbiyesine riayet etmeden tehevvüre kapılarak, dâvâ arkadaşlarına daire haricindekilere dahi yapılamayacak bed muameleyi yapmaktır. Bu davranış kötü neticeye yol açınca, “Özür dilerim. Ben hata ettim. Kardeşlerimi kırdım” deme yerine, olumsuzluğu karşısındakine yüklemektir. Bu durum hizmetin temeline dinamit koymak gibidir.

10– Dostlarına şiddet – hiddet eden, haşin davrananın dostları dağılır. Bu neticeyi kendinden bilmek güzel bir fazilettir.

11– Halini, etvarını, gidişatını başkasından dinle. Çünkü senin fenalığın, yanlışlık ve hataların senin nefsine, dostunun gözüne iyi görünür. Seni methedenlere aldanma. Senin yanlışlık ve isabetsiz hareketlerini sana söyleyenler senin hakikî dostlarındır. 

12– İman ve Kur’ân hizmetinde beraber çalıştığınız kardeşler ve ehl-i iman içinde gücenen ve küsen, gücendiren veya küstürenlerden olmayınız. “Değmiyor dünya böyle şeylere.”

Okunma Sayısı: 1293
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı