"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Musîbetler bir îkaz ve uyarıdır

İbrahim Günaydın
22 Haziran 2024, Cumartesi
Çoban, başkasının tarlasına giden koyunları taş atarak uyardığı gibi, Cenâb-ı Hak da, yanlış ve isyan yoluna sapan insanları çeşitli musîbet ve hastalıklarla uyarıp îkaz ediyor.

“Andolsun ki, senden önceki ümmetlere de peygamberler gönderdik. Ardından boyun eğsinler, duâ edip yalvarsınlar diye onları, sıkıntı, darlık ve hastalıklara uğrattık. Hiç olmazsa, onlara bu şekilde azâbımız geldiği zaman boyun eğip, yalvarıp duâ etselerdi ya! Fakat kalbleri iyice katılaştı ve şeytan da onlara yaptıklarını câzip gösterdi.” (En’âm, 6/42,43)

Şu âyette de: “De ki: Ne dersiniz; size Allâh’ın azâbı gelse veyâ kıyâmet gelip çatıverse siz, Allâh’tan başkasına mı yalvarırsınız? Doğru sözlü iseniz söyleyin bakalım!” (En’âm, 6/40)

Bu âyet, ansızın geliverecek kıyâmet öncesinde tevbe ve duâ etmeye, şirkten ve zulümden şükre ve âdil olmaya çağırıyor.

Dünya sarayı koca bir mescid ve büyük bir medrese olarak yaratılmıştır. Bu okul ve mescid; gâyesinin dışında kullanılırsa gayretullâha dokunur. Dünya sarayında; îman, ilim, ibâdet, adâlet, mârifetullah ve muhabbetullah hâkim olursa, Cenâb-ı Hak bu durumdan râzı olur ve bu sarayın ömrünü uzatır.

Îman, ilim, adâlet ve mârifetullah için yaratılan dünyâ mescidi; deccalların, tâğutların, süfyanların  hâkimiyetine girerse, Hâlık-ı Hakîm bu kâinat mescidini yıkar. Kıyâmeti koparır.

“Eğer beşer çabuk aklını başına alıp adâlet-i İlâhiye nâmına ve hakâik-i İslâmiye dâiresinde mahkemeler açmazsa, maddî ve mânevî kıyâmetler başlarına kopacak, anarşilere, Ye’cüc ve Me’cüclere teslim-i silah edecekler” diye kalbe ihtar edildi.” (Eski Said Dönemi Eserleri, s. 266)

Resûlullah (asm), “Yeryüzü bir mescid olarak yaratıldı.” buyurmuştur. Eğer bizler bu mescidi; îman, ilim, ibâdet, istiğfar, tevbe, adâlet, muhabbet ve irşâd için kullanırsak; Rahmân-ı Rahîm bu durumdan râzı olur. İşte o zaman, Âdil-i  Hakîm; bu ilim, zikir, fikir, şükür ve adâlet sarayının ömrünü ziyâdeleştirir ve şu dünyâ sarayında en yüksek gür sadâ İslâm’ın sedâsı olur inşâallah.

Îman, istikâmet, istişâre, ümit, ihlâs, muhabbet, güzel ahlâk, Kurân ve sünnet üzere kalınız.

Okunma Sayısı: 834
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Erhan

    22.6.2024 11:05:17

    Ülkeyi idare edenler yapmış oldukları uygulamalarla! efendimiz (sav) nin yeryüzü bir mescit olarak yaratıldı hadisine karşı gelmektedirler, adalet yok, iman taklidi, şahsi ve çıkar ve menfaatler ön planda, zülüm almış başını gidiyor, suçu günahı olmayan insanlara bir sürü suç isnad edip cezaevlerinde çürütülüyor, ondan sonra da biz dindarız diyorlar. Bu tip zihniyete sahip yönetimler asla musibetleri bir uyarıcı olarak kabul etmezler, bakınız! trafik kazaları, kömür ocaklarında toplu ölümler, depremler, seller, yangınlar, insanların birbirlerini boğazlaması, ateşli silahlarla öldürmesi, ülkemizde bereketin ortadan kalkması, huzurun ortadan kalkması, mutluluğu yakalayamamız, bütün bunlara rağmen hukuka dönülmesi adalet bertaraf edildi ve halen bunlardan ders çıkarmıyoruz.

  • Nahit Topaloğlu

    22.6.2024 08:58:56

    İbrahim kardeşim, Maksadı ifadede kâfi miktarda kelimeyle kısa güzel bir yazı olmuş. Tebrik ederim. Laf salatalarıyla, cümleye bir mana katmayan, olmasa da olur laflarla uzatılmadan yazılmış bir yazı. Tebrik ederim. Bu arada bir imlâ inceliğini nazarınıza arz etmek istiyorum: "...hakâik-i İslâmiye dâiresinde mahkemeler açmazsa, maddî ve ..." (Eski Said Dönemi Eserleri, s. 266) İbrahim Kardeşim, "hakaik" sözünde şapka kullanılmaz. Kaf'ı kef okutur yoksa. Ya hiç işâret koymayacağız veya a üzerine özel iki işâretten birini koyacağız. (Şapka Deyip Geçmeyin başlığıyla 4.sü neşredilmiş ve devam da edecek yazı serimizde bu konuları işliyoruz.) Bu arada mobil uygulamadaki ESDE'de doğru yazılmış kelime. Özel işâreti yoksa da en azından şapkasız yazılarak kaf'ı kef gibi okumak önlenmiş. Bâki selam ve muhabbetler kardeşim. Fî emânillah!

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı