"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Siyasî duruşumuzu Bediüzzaman şekillendirir

İlimdar Kaya
08 Haziran 2022, Çarşamba
Temsilciler toplantısında siyasî duruşumuz konuşuldu. Bu konuda Yeni Asya A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ali Çiftkaya ile Ali Demir’in, Bediüzzaman’ın hayatından örnekler vererek yaptıkları izahlar dikkat çekiciydi.

Said Nursî Hazretleri öne çıkan yönleri ile istibdat karşıtı, ahrar, demokrat ve hürriyetçi olarak müsbet hareketi şiar edinen iman ve İslam fedaisidir. Hayatının her döneminde bu değerler için mücadele verir ve bu değerler için mücadele eden insanlarla omuz omuza durarak onları destekler, yanlışlarını da söyleyerek ikaz eder. Bediüzzaman siyasete siyasetçilik adına değil, iman penceresinden bakmıştır. Yani Eski Said (1. Said) döneminde İttihat ve Terakki’ye, Jön Türklere, Ahrarlara, Abdülhamid’e ve 3. Said döneminde de Demokratlara, milliyetçilere, Halkçılara ve İttihad-ı İslam’a iman penceresinden vatan, millet ve Kur’ân namına bakmıştır. Fikir merkezli bir bakış açısı ile; her dönem şahısları değil, fikirleri savunmuş ve desteklemiştir.  

Bediüzzaman, “Eski padişahların iradesini Ermeni rüzgârı ve ecnebi havası veya vehmin vesvesesi esmekle çevirebilirdi. (...) Şimdi 300 ârâ-i mütekabile ve efkâr-ı mütehalife hak ve maslahattan başka bir şey ile musalâha etmez...” şeklinde belirtir. (Eski Said Dönemi Eserleri, Münazarat, s.223) Bu cümlelerde Said Nursî ‘tek adam’ların yabancı unsurlarca kullanılabilecekleri için tek adam rejimi olan padişahlığa karşı çıkmış, Meclis’i ve parlamenter sistemi savunmuş. Tek adam rejimleri baskılara ve şantajlara direnemeyerek ülkeleri yanlışlara sürükleyebilir. Bu nedenle bu yönetim şekli her zaman mahzurlu ve sıkıntılıdır.

Yine Üstad Hazretleri “…ancak yalnız kalb-i millet hükmünde olan meclis-i mebusan ve fikr-i ümmet makamında olan meşveret-i şer’î ve seyf ve kuvvet-i medeniyet menzilinde bulunan hürriyet-i efkâr o devleti taşıyabilir ve idare ve terbiye edebilir” der. (Divan-ı Harb-i Örfî, s. 85) Bu ifadelerden, ülkede Meclis, meşveret ve ifade hürriyeti olduğu zaman devletin yaşayabileceğini; milletin meselelerinin fikir ve ifade hürriyetinin olduğu Mecliste görüşmelerle çözülebileceğini söylüyor Said Nursî Hazretleri. Bugün gelişmiş ülkeler Meclise dayalı bir sistemle yönetiliyor. Ama Cumhur İttifakı’nın tesis ettiği Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Bediüzzaman’ın “milletin kalbi” dediği Meclisin etkinliğini ortadan kaldırdı. Başbakanlık kalktı, bakanlar da Meclis dışından atanıyor. Bakanlar yalnızca bütçe görüşmelerinde Meclise geliyorlar.

“İstibdad nedir? Meşrutiyet nedir?” sorusuna Bediüzzaman: “İstibdad tahakkümdür. Muamele-i keyfiyedir. Kuvvete istinad ile cebirdir. Rey-i vahiddir. Sû-i istimalâta gayet müsait bir zemindir. Zulmün temelidir. İnsaniyetin mahîsidir” şeklinde cevap veriyor (Münazarat, s.20). Üstad Hazretleri tek adam yönetimini istibdadın unsurlarından görüyor. Bu hastalıklar tarihte tek adam yönetimlerinde görüldü, bugün de görülüyor. İslam âleminin sıkıntısı bu yönetim şeklidir.

“… Bir ince tel gibi her tarafa hevâ ve hevesin tehyîci ile çevrilmeye müstaid olan rey-i vâhid-i istibdadı lâyetezelzel bir demir direk gibi, lâyetefellel bir elmas kılınç gibi olan efkâr-ı âmmeye tebdil eder; siz de, sefine-i Nuh gibi emniyet ediniz. Herkesi bir padişah hükmüne getiriyor; …” (Münazarat s. 23-24) Bir ince tel gibi mukavemetsiz olan tek adam yönetimi, nefsin arzuları ile çok yanlışın içinde olabilir. Millet iradesinin ve efkâr-ı ammenin meyvesi olan Meclis, demir direk ve elmas kılıç gibi sağlamdır ve dayanıklıdır. Bu sayede millet, ülke emniyet içinde; her fert de yönetimde söz sahibi olur.  

Bediüzzaman, Padişah Abdülhamid’in tek adam yönetiminin ülkeye verdiği zararları bizzat görmüştür; bu nedenle onun tahlilleri çok önemlidir. Camiamız, ihtilâller de dâhil olmak üzere tek adam yönetimlerine hep mesafeli oldu. Cumhur İttifakı’nın savunduğu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, tek adam yönetimi olduğu için desteklenmiyor. 

Yeni Asya camiası her konuda Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin sesi, nefesi, gözü, kulağı, atan kalbidir; mensupları hayatlarını onun düşüncelerinden zerre miktar inhiraf etmeden tavizsiz bir şekilde şekillendirirler.                                                     

Okunma Sayısı: 976
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Oğuz Yiğiter

    8.6.2022 07:42:02

    İman, hayat, şeriat hiyerarşisindeki incelikleri, altı bin sayfalık külliyattan belagatın kaidelerine uygun ve temyiz kabiliyeti çerçevesinde ortaya koyan, adeta bu konuda kaderden ihtisas ehli bir heyet olarak tavzif edilen Yeni Asya Şahs-ı Manevîsine içtimaî konularda tabi olmayan ihvanın zamanın ve hadisatın tasdikında ne hallere düştükleri orta yerde. Cenab-ı Hak hepimizi son nefesimize kadar bu istikamet çizgisine kanaat edip, indî sapmalardan muhafaza etmesini niyaz ediyorum. Tebrikler, dualar...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı