"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tatlı dille anlatmak...

İlknur Maraş Çalık
08 Eylül 2020, Salı
Bir yaz günü, İstanbul’da, deniz kenarında bulunan bir sosyal tesisin bahçesinde oturuyordum. Her zamanki gibi çok kalabalıktı. Çayımı yudumlarken bir yandan kitabımı okuyordum. Yanıma iki bayan geldi:

- “Beklediğiniz kimse yoksa, siz de rahatsız olmazsanız yanınıza oturabilir miyiz?” diye sordular.

Oturabileceklerini söyleyerek buyur ettim ve tekrar okumaya başladım. Kendilerine çay alacaklarını ve bana da ikramda bulunmak istediklerini söylediler. Ben de teşekkür ederek, kibarca reddettim. Bayanlardan biri ‘Kitap okuyan gençleri seviyorum. Şimdiki nesil elinde cep telefonları; sanki hipnotize olmuşlar’ diyerek sohbet için bir adım atmıştı.

Arkadaşına dönerek, “Ama bu güzel örtünmüş. Ben o siyah giyinmiş olanlara sinir oluyorum” dedi. Bu taş, çarşaf giyen kardeşlerimize gelmişti. Bunun üzerine ayracı koyarak kitabı kapattım. Onlara döndüm ve tesettür konulu sohbetimize başlamış olduk:

“Teşekkür ederim iltifatınız için. Fakat tesettürle ilgili âyet ve hadisler var. Meselâ, Nûr Sûresi’ndeki bir âyette Allah (cc): “Kadınlar, başörtülerini, yakalarını örtecek biçimde başlarına örtsünler” 1 diye buyurmuştur.

“Ama siyah giyinin denmiyor Kur’ân-ı Kerîm’de değil mi?”

“Kur’an’da tesettür emredilmiş, şekil ve renk söylenmemiştir. Önemli olan tam olarak tesettürü sağlamaktır. Şekil ve rengini örf, gelenek ve bölgelere havale etmiştir. Bu hususta da Peygamber Efendimiz (asm) ve kadın sahabeler bizim rehberimiz. Onun sünnetlerine uymamız gerekiyor. 

“Yanlış anlamayın beni. Ben örtünmeye karşı değilim. Tesettürlü bir sürü komşum var. Çoğunu da severim. Meselâ ben namaz kılmak istiyorum, ama bir arkadaşım ojeli tırnaklarla namaz kılamazsın dedi. Ben de kılmıyorum.”

Bunun üzerine sohbetimiz tesettürden namaza doğru yönelmişti.

“Bir şey bütünüyle elde edilmezse, tamâmen de terk edilmez” hadisi şerifini hatırlatarak devam ettim. “En azından evde olduğunuz zamanlarda kılsanız.”

- “Ama ‘bu durumda namaz kabul olmaz,’ diyorlar bana.”

- “Kabul olup olmaması hakkında bir şey diyemem. Namaz en büyük teşekkür olduğuna göre bizim borcumuz. Ve borcumuzu ödememiz gerekiyor. Namaz bir duâdır. Allah’ın huzuruna varıp O’ndan istemektir.”

- “Ooo! Benim aram yukarıdaki ile iyi. Ne istesem bugüne kadar verdi.”

Bu cümlenin karşısında çok şaşırmıştım. Kimin garantisi vardı ki! Üstelik verilen nimetlere karşılık teşekkür etmeden nasıl iyi olunurdu ki! Diğer taraftan ahirete hiçbir şey bırakmıyordu. Bütün nimetleri burada alıyordu. Efendimiz (asm) Hz. Ömer’e (ra) dediği gibi: “İstemez misin ya Ömer! Dünya onların, ahiret de bizim olsun.” 2 Bu düşüncelerden sıyrılarak, her doğru her yerde söylenmez düsturu ile:

- “Bakın ne güzel söylediniz. Allah size her istediğinizi veriyor. Buna şükretmeniz gerekir. En büyük şükür de namazdır. Size tavsiyem Risale-i Nur eserlerini okumanız. Küçük Sözler’den başlayabilirsiniz. Sohbetinize doyum olmuyor, ama benim kalkmam gerekiyor; size iyi günler.”

Sonra şunu fark ettim: Nasıl ki gençler günah, haram gibi kelimeler yerine her zaman daha müsbet yaklaşım bekliyorlarsa ahirzaman insanı aynı şekilde yaklaşım bekliyor. Doğru olan şudur: Her şeyi tatlı dille anlatmak...

Dipnotlar:

1- Nûr Sûresi, 31; 2- Buhârî, Tefsir, 66: 2.

Okunma Sayısı: 959
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ata

    8.9.2020 23:54:13

    Ancak bu manaya gelen ayet ve hadis vardır. Ayet: “Gücünüz yettiği nisbette Allah’tan korkunuz.” (Teğabun, 64/16) İlgili hadis: “Gücün yettiği nisbette Allah’tan kork!” (bk. Acluni, 2/231)

  • İlknur

    8.9.2020 23:51:48

    Hilal Hanım, bu söz hadistir. Tarihçe-i hayat/ilkhayatı/Hutbe-i Şamiye/2.kelimedeki kaynağı şöyledir: مَا لَا يُدْرَكُ كُلُّهُ لَا يُتْرَكُ كُلُّهُ ( Birşey bütünüyle elde edilmezse, bütünüyle de terk edilmez. ) Keşfü’l-Hafa, 2:196, hadis no: 2258. hadîsinin hakikatı ile belini kıracağız inşâallah. Okumanızı tavsiye ederim.

  • Hilal

    8.9.2020 18:13:42

    Yalnız İlknur kardeş, bu söz hadis değil, bildiğim kadarıyla üstada ait bir söz. https://www.google.com/amp/s/sorularlaislamiyet.com/bir-sey-butunuyle-elde-edilmezse-tamamen-de-terk-edilmez-sozu-hadis-mi%3famp

  • Ata

    8.9.2020 15:23:13

    Küçük Sözler’den başlayabilirsiniz."Buyrun size Küçük Sözler, okumak şartıyla hediyem olsun"

  • Cenk çalık

    8.9.2020 06:19:05

    Maşallah barekallah. Başarıların ve gayretin daim olsun inşaAllah! Amin!..

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı