"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Çıkış demokrasi ittifakında

Kâzım GÜLEÇYÜZ
30 Kasım 2019, Cumartesi
Cumhurbaşkanı şeflik dönemi uygulamalarını referans göstererek gündeme getirdikleri “yeni” yönetim sistemi için “En önemli demokrasi” hamlemiz diyor. Ama kuvvetler ayrılığını ortadan kaldırıp herşeyi tek adama bağlayan sistem kendi içinde de tıkandı.

İktidar medyasında sisteme yöneltilen en son eleştirilerden biri: “Bakanlar ve ekipleri inisiyatif almayınca iş hep ‘başkan’a kalıyor.”

Son dönemde AKP ile yolunu ayıran isimlerin çoğunun itirazı tek adam sistemine. 

“Destek vererek yanlış yapmışız” diyorlar.

Buna mukabil hayatının en mutlu günlerini yaşadığını söyleyen Perinçek, 2014’ten beri ülkeyi Erdoğan’ın değil, kendilerinin de dahil olduğu güçlerin yönettiğini ileri sürüyor.

Ve bu iddia karşısında Saray hâlâ sessiz.

Tek adam rejiminin ülkeyi içte ve dışta karşı karşıya bırakmaya devam ettiği sıkıntılar ortada iken, bu gidişatın demokrasi içinde nasıl frenleneceği, Türkiye’nin en âcil, önemli ve hayatî meselelerinden biri haline geldi.

Bu anlamda bir demokratik fren işlevi gören 31 Mart ve 23 Haziran seçimlerinin açtığı yolda, hukuk ve demokrasi adına safların daha da sıklaştırılması gereken bir süreçteyiz.

Bizzat AKP Genel Başkanının talebiyle partisinden ayrılmaya, hattâ vekilliği de bırakmaya zorlanan Yeneroğlu’nun dediği gibi:

Türkiye’nin daha fazla otoriterleşmemesi için güçlü ve demokratik bir blokun mutlaka ve mutlaka siyaset arenasına çıkması lâzım.

Bizim ne zamandır yaptığımız çağrı da bu:

Ülkemizin bir hukuk ve demokrasi ittifakına şiddetle ihtiyacı var. Hukuk, adalet, hürriyet ve demokrasi gibi değerlere içtenlikle inanan herkesin bu eksende âcilen bir araya gelip sıkı bir güç birliği yapması gerekiyor.

Bu amaca yönelik olarak başlatılan sivil inisiyatif ve organizasyonların geliştirilmesi, bir araya gelişlerin sıklaştırılması, toplumda bir demokrasi dayanışmasının kurulması şart.

İşin siyaset ayağında, geçen yılki 24 Haziran seçimiyle imza attığı ilk başarıyı bu sene 31 Mart ve 23 Haziran seçimleriyle devam ettiren Millet İttifakının daha da kuvvetlendirilerek sürdürülmesi son derece önemli.

Türkiye’yi evrensel hukuk ve demokrasi prensiplerinden fersah fersah uzaklaştırıp her alanda keyfîlik ve hukuksuzluğu geçerli kılan tek adam rejimini aşabilmek için...

Okunma Sayısı: 2719
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin İlhan

    30.11.2019 15:21:38

    HAK kavramı hukuk derslerinin dibacesidir.Demokrasi de hür ve şeffaf toplumların olmazsa olmazıdır.Ancak demokrasi çok nazenin ve tabiri caiz ise göz bebeğimiz gibi korunması gerekendir.DEMOKRASİDE İSE HER FERDİN SÖZ HAKKINA SAYGI DUYMAK GEREĞİ KAİDEDİR.Her fikir sahibinin kaale alınacağı,her ferdin HAKK'ının muhafaza edileceği zemin ve sistem ise her sıkıştığında 'aldatıldım,kandırıldım,mazeretlerine sığınanların doğru,istikametli ve adaletli idare yapamıyacağı görülmüş ve acı neticeleri ülkenin ve milletimizin bekasına dış tehditlerden daha ciddi tehdit ve zarar verdiği barizdir. Öyle ise bu tehlike ve zararlı haline sona ermesi için ASGARİ MÜŞTEREKLER olan HAK-HUKUK-ADALET ve DEMOKRASİ ŞEMSİYESİ altında toplanmak farz'ı ayin olmuştur.

  • erhan

    30.11.2019 09:12:55

    gelişmekte olan ülkelerin uyanık yöneticileri, okumayan, araştırmayan, sorgulamayan toplumlara demokrasi çok kötü bir yönetim ve yaklaşım tarzı diye anlatırlar. bu şekilde tam biat edecek güdülecek, müstemleke bir toplum oluşturarak devam ettirirler iktidarlarını. tabi tek unuttukları şey Mahkeme-i Kübra'dır. yani, sahibi, yargıcı, savcısı, tanığı tek olan mahkeme. bu nedenle değil midir ki günümüzde masum ve mazlumların tek tesellisi olan " zalimler için yaşasın cehennem" veciz sözü. Yeni Asya camiasını, taktirle takip etmeye devam ediyoruz, her kesimin rüzgarın yönüne göre pozisyon aldığı bu günlerde Hak'tan Hukuk'tan Adalet'ten ödün vermeden aynı yerlerinde duruyor, doğruları yazmaktan ve konuşmaktan imtina etmiyorsunuz, iyi ki varsınız hep var olun.

  • Necati

    30.11.2019 08:09:57

    Çok doğru tesbit. Bu ağır tahribatın altından ancak askari muştereğı demokrasi, hak hukuk ve adalet olan güçlü bir ittifakla kalkılabilir. Yoksa hiçbir parti tek başına parlementer sistemi yeniden çok daha gelişmiş bir selin de inşaa etmesi mümkün değildir. DP'de bu ittifakta yerini almalı ve güçlü bir şekilde desteklemelidir. Unutulmamalı ki şeflerin dağı, hayırların cebinden önce gelir. Bu istibdat ortamında hiç bir fikir hiç bir düşünce kendini tam olarak ifade etme imkanı bulamaz. Önce hürriyet, önce demokrasi, önce adalet vesselam..

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı