"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Siyaset tuzağı ve İhvan

Kâzım GÜLEÇYÜZ
02 Ağustos 2022, Salı
Müslüman Kardeşler Rehberlik Konseyi Başkanvekili İbrahim Münir’in “Siyasetten çekiliyoruz” açıklaması, “Arap baharı” adı altındaki tuzak süreci başladığında yazdıklarımızı hatırlattı:

Doğduğu Mısır başta olmak üzere Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde yaygın olan İhvan-ı Müslimîn hareketi, siyasetle ilişkisini doğru bir temele oturtamamanın ağır bedellerini ödeyerek bugünlere geldi.

Devleti ve iktidarı önceleyen stratejilerle hareket etmesi, ister istemez işbaşındaki rejimlerle çatışıp, çoğunlukla da ezilmesini netice verdi. Çatıştığı rejimleri devirmek için işbirliği yaptığı darbecilerin de hedefi olmaktan kurtulamadı. Mısır’da Kral Faruk’a karşı desteklediği Nâsır’ın, iktidarı ele geçirdikten sonra onu ezmesi örneğinde olduğu gibi.

Keza yıllar önce Yeni Asya’nın yayınladığı Hekimoğlu İsmail imzalı “Sosyalistler Suriye’yi nasıl ele geçirdi?” broşüründe anlatıldığı gibi Mısır’dakilere benzer şekilde oyuna getirilen Suriye İhvan’ının, Hama’da olduğu üzere, vahşice katliamların hedefi yapılması da bir başka son derece acı ve ibretli örnek.

Bütün bunlar olup biterken, İhvan-ı Müslimîn’in, tâ Kral Faruk döneminden başlayarak, geçmişten bugüne yaşadığı ve son olaylarda yeni örnekler de eklediği tecrübe birikimini dikkate alarak, konumunu, duruşunu, çizgisini ve istikametini gözden geçirmesi şart.

Bu noktada en önemli husus, İhvan’ın bu süreçte bir siyasî aktör olarak rol üstlenme tavrından uzak durup, aslî hizmet ve iştigal alanlarına yoğunlaşması. Said Nursî’nin ısrarla vurguladığı gibi, nur ve topuz bir arada olmaz. Nurla dine hizmet etmek isteyenin, siyaset topuzunu mutlaka bırakması lâzım.

İlâveten, temel parametreleri yabancı mahfiller tarafından belirlenen günümüz siyasetinin, hele bu süreçte Mısır ve Suriye gibi ülkelerde olduğu gibi her adımı tuzaklarla dolu kaygan bir zemin hâline gelmesi, İhvan için çok daha riskli bir durum ortaya çıkarıyor. Ve şartların kaçınılmaz kıldığı gelgitler ve çelişkiler, öncelikle İhvan’ı yıpratıyor.

İhvan için de çıkış Bediüzzaman modelinde: Devlet yönetmeye ve iktidara talip olmayıp, siyaset karşısında mesafeli bir duruşla demokrasi ve hürriyetin de altyapısını oluşturacak manevî hizmetlerde yoğunlaşmak.

(Bediüzzaman Modeli kitabımız, s. 41)

Okunma Sayısı: 2918
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • İ. Seyda

    2.8.2022 14:13:42

    Müslüman Kardeşler, “Siyasetten çekiliyoruz” açıklaması yapmış. Olması gereken de bu, fiili siyaset dini cemaatlerin işi olmamalı. Ne var ki cemaatler bugün özellikle ülkemizde ister muvafık olsun isterse muhalif olsun büyük ölçüde aktif siyasetin içindeler! Onlar taraf oldukları tarafın sözcülüğünü yapmakla meşguller. Müfrit bir siyasi partinin yayın organı gibi çalışıyorlar. Cemaatler her şeyi siyasette görmekten vazgeçmeli. Bediüzzaman’nın “İnkılâb-ı siyasî cihetiyle dininden havf eden adamın, dinde hissesi, beytü’l-ankebut gibi zayıf düşmüş cehalettir, onu korkutur; taklittir, onu telâşa düşürttürür." değerlendirmesini iyi anlamak gerekir. “Siyasette muktesit meslek” düsturunu iyi anlamalıyız, çünkü “ihlas ve şefkat bizi siyasetten men ediyor.” Zira ellerinde “nur olanlar” diğer ellerinde “siyaset topuzunu” tutmamalı. Bizler de bu prensipler çerçevesinde hareket etmeye azami seviyede gayret etmeliyiz.

  • Abdullah Tunç

    2.8.2022 13:49:20

    Nihayet bir asır sonra ihvan bu işin siyasetle olamıyacağını anladı. Deccaliyetin hüküm sür düğü bir zamanda siyasi yol ile dine sağlam hizmet edilemez.Zaten hadis te bu tarz hareketi men edi yor.İmana,islama,Kur'ana hizmet tarzını,Mehdi-i Azam Risale-i Nur ile orta ya koymuştur.En kisa,en selametli ve muvaffakiyet li yol Risale-i Nur'un gös terdiği yoldur.Yeterki oku yanlar perde olmasın.Yan lış hareket,fiil ve davranış ları iler önüne geçmesin ler.Risale-i.Nur talebeleri siyasi,içtima-i ve ferdi bü tün hareket,tavır ve davra nışlarına son dereve dik kat etmek durumundadır lar.Yoksa,bizler yüzünden insanlar Risale-i Nura yö nelmeseler bunun vebali çok büyüktür.Bunun çok ağır bir sorumluğu vardır.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı