"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Siyasetin tevbeye ihtiyacı var”

Kâzım GÜLEÇYÜZ
25 Kasım 2020, Çarşamba
AKP döneminde Meclis başkanlığı ve hükümetlerinde devlet bakanlığı, başbakan yardımcılığı, adalet bakanlığı görevlerinde bulunmuş ve halen Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyesi olan iki ismin eşzamanlı olarak yaptıkları çıkışlar manidar.

Bunlardan biri Cemil Çiçek’in beyanları.

“Anayasaya göre yargı kararlarının uygulanması gerekir. AYM kararları bağlayıcıdır. Aldığı kararları fikren tasvip etmemek ayrı konu, ama herkesi bağlar” diyen Çiçek, kararlara uyulmamasını aynı zamanda bir ahlâk sorunu olarak niteliyor ve sözü şuraya getiriyor:

“Çözümü hâlâ yeni kanunlar çıkarmakta arıyoruz. Mesele kanun çıkarmak değil, uygulamak. 50 senedir reform reform diyoruz. Sonuçta bu iş aşınıyor. Bize yargı reformundan önce insan ve ahlâk reformu lâzım.”

Şu sözler de Çiçek’e ait:

“Siyaset kurumunun, siyasete yön veren, siyasetten beklentisi olan kişi ve kurumların hepsinin birlikte samimî bir tevbeye ihtiyacı var. Bize topyekûn bir tevbe-i nasuh lâzım.”

(Ahmet Taşgetiren, Karar, 19.11.20)

Bizim aylar önce “Önce samimî ve sıkı bir özeleştiri, sonra helalleşme” dediğimiz meseleye tetabuk eden bir değerlendirme.

Bu tevbeye o kadar çok ihtiyaç var ki...

Çiçek, daha önce de şunları söylemişti:

“Türkiye mühendislik, tıp alanlarında başarılı oldu, ama hukuk konusunda aynı şeyi söyleyemeyiz. Türkiye Avrupa’da temel yasalarını tümüyle değiştirmiş tek ülkedir. Binanın ana kolonları değişti 15-20 sene içinde. Ayrıca uyum yasaları. Yargı, adliye reformu insan meselesi. Hukuk fakültelerinde hak, hukuk, adalet noktasında insan yetiştiremediyseniz cübbe hiçbir sorunu çözmez. Hukuk eğitimi fevkalâde önemli.”  (Yeni Asya, 7.6.20)

Arınç’ın Kavala ve Demirtaş özelinde dile getirdiği eleştiriler ise, yargıdaki işleyişin genel gidişatı ve tablosu içinde yerini buluyor.

Anlaşılan, bu konular Yüksek İstişare Kurulunda ya gündeme gelmiyor veya geliyorsa bile orada da Sarayın irade ve tercihi ağır basıyor; öyle olunca da Kurulun evvelce bunca önemli görevlerde bulunmuş olan üyeleri orada dillendiremedikleri veya ikinci ihtimale göre mâkes bulmayan görüşlerini doğrudan kamuoyuna iletme ihtiyacı duyuyorlar.

Saraya rağmen...

Okunma Sayısı: 3721
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Kürşat

    25.11.2020 17:32:08

    Devlet işlerinde tövbe olmaz. Hukuk dışına çıkarak Millete bedel ödetenler. Hukukun haklarında vereceği hüküm ile bedelini öderler. Tövbe Allah ile kul arasındadır. Milletimizin hakkını hukukunu çiğniyenlerle, üç günlük dünya menfaatleri için haksız yere kan kusturanlarla helalleşilmez. Hakkımızı İlahi huzurda alacağız. Biiznillah

  • Abdulkadir

    25.11.2020 15:49:40

    İki YİK üyesinin;son derece ciddi açıklamalarda,daha doğrusu itiraflarda bulunması,fazlasıyla manidar.Ülke göz göre göre,fecaate sürükleniyor.Çiçek ve Arınç'ın ifadeleri de,bu süreçte çok önemli.Dikkate alınması gerekli bu ifadelerin.Hem de hiç gecikmeden...

  • Oğuz Yiğiter

    25.11.2020 09:49:06

    Dert bilinirse devası âsândır hükmünce, tevbe-i nasuh itirafı o canip ten gelmeye başladıysa, bu inşaallah hayra âlâmettir. Geç te olsa ümit verici bir gelişme. Bekleyip göreceğiz...

  • Abdullah

    25.11.2020 08:45:36

    Sadece siyset mi?Hepimizin tevbeye ihtiyacımız vardır. Bilhassa Nur tale belerinin.Ümmet-i Muhammedi'yi sa hili selamete çıkaracak olanlar;siyasi ve içtima-i istikameti kaybetmişlerdir. Ekseriyet böyledir.Durum bu olunca ümmete kim yol gös terecek? Kim rehberlik yapacak. Peki bu cephede bir nedamet,bir uyanış,bir silkinme var mı dır? Zahirde görünmüyor.Belalar ekse riyetin hatasına terettüp ettiğine göre,ve ekseriyet tevbe şatiğfar etme diğine göre,belalar bir birini takip ede cektir demektir.Ne zaman hata içinde olan ekseriyet nadim olup,dergahı İlahide ağlayıp,hatalarından vazgeçti o zaman belaler kalkar. Rabbim, bir an evvel aklımızı başımıza getirsin,günah lar dertasından bizleri kurtarsın ve bu belaları üstümüzden savsın.

  • Mehmet

    25.11.2020 06:20:38

    Bir çatırtı sesi duydum galiba.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı