"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dünyaya bağlanmış Müslümanları kim tedavi edecek?

Genel
13 Ekim 2021, Çarşamba
Esrar, eroin, alkol ve madde bağımlısı Müslümanları AMATEM’e götürüp tedavi ettirdik diyelim peki ya bizim mala, makama, mevkiye, koltuğa, lüks ve gösterişe, dünyaya yani maddenin bizzat kendisine bağlanmış Müslümanları kim tedavi edecek?

Köşklerde “Baby Shower” mevlitlere oluk oluk para akıtan, düğün sonrası “After Party’leri” ihmal etmeyen, ezanla karışık müzikler çalarken gelinle damadın muhakkak bir merdivenden aşağı indiği, İngiliz kraliyet balosunu bile geride bırakan düğünlere özenen, lüks yatlarda beyaz elbiseleriyle doğum günü partisi kutlamaya alışan, gösteriş düşkünü, dünya ve madde bağımlısı Müslümanları kim tedavi edecek?

Marka başörtüleri, siyah gözlükleri, yüksek topukları ve lüks jipleriyle gecelere akan, bir konser biletine milyarlar saçan, hiçbir tesettür defilesini kaçırmayan, pahalı telefonlarıyla tik tok videosu çeken, tüm özel hayatlarını Instagram’a açan, kınadığımız ne varsa!?başına İslâmî ibaresini koyarak yapan, kadının kocasına bir dilim kek, bir bardak çay vermesine bile itiraz ederek feminizmin kurucularını bile hayretler içerisinde bırakan, marka ve lüks bağımlısı tesettürlü Müslüman kızlarımızı kim tedavi edecek!?

VİP umreden aşağı kabul etmeyen, ‘Zemzem Towers’dan aşağı konaklamayan, rezidansların ve özel güvenlikli sitelerin dışında yaşayamayan, yurtdışı tatillerini ihmal etmeyen, sadece zenginlerle oturup kalkan ve bu dünyayı küçük bir Cennete çevirmeye çalışan konfor ve madde bağımlısı Müslümanları kim tedavi edecek!?

Hazreti Peygamberin (asm), “Bir sürüye salınan iki aç kurdun sürüye verdiği zarar, kişinin mal ve şeref (makam, mevki, itibar) hırsıyla dine verdiği zarardan daha fazla değildir” (Tirmizi) hadisinde uyardığı gibi oturduğu makamı korumak veya daha üst bir makama gelebilmek için sürüye dalan bir kurt gibi etrafında kim varsa boğup parçalayıp bir kenara atan, dişinin geçmediği hiçbir makam, dilinin değmediği hiçbir dünyalık bırakmak istemeyen koltuk bağımlısı Müslümanları kim tedavi edecek!?

Makam arabasız, sekretersiz, özel kalemsiz, korumasız yaşayamayan, koltuğu elinden alınınca kriz üstüne kriz geçiren, küçük bir müdürlük için bile aşındırmadık kapı bırakmayan, şeref ve itibarı malda, makamda ve parada gören, bunları kaybedince de itibarını kaybettiğini zanneden, yeniden bir makama gelebilmek için gerekirse;  ahlâkını, adaletini, merhametini ve değerlerini bile gözden çıkarabilen makam bağımlısı Müslümanları kim tedavi edecek?

Asıl işi bu sorunlara çare üretmek olması gerekirken devlet destekli projeleri kovalamaktan, protokol fotolarına girmek için çırpınmaktan, vekillerle, bürokratlarla yapılan üst düzey ve çok önemli toplantılardan vakit bulamayan, İslâmî çalışmaların sadece para ve güçle yapılabileceğine iman etmiş, adı sivil kendi resmî bir kısım STK’larımızı kim tedavi edecek?

Hazreti Peygamber (asm) açlıktan karnına taş bağladığını anlatırken bile para kazanabilen, İslâm’ın ana prensiplerini ve hatta kaderi bile inkâr edebilecek cesarette olmasına rağmen haramlarla, faizle, haksızlıklarla, adaletsizliklerle ilgili gıkını bile çıkaramayan, statükoyu devam ettirmek ve kazanımlarını kaybetmemek adına kendini bile kaybeden bir kısım hocalarımızı kim tedavi edecek!?

Ve en kötüsü de bir asgarî ücretle on nüfus geçindirmeye çalışan, çocuğunun okul masraflarını bile karşılayamayan, parasızlıktan evlenemeyen, borç batağında inim inim inleyen garip Müslümanların, bütün bu olup bitene, lükse, israfa, gösterişe, umarsızlığa, pervasızlığa bakarak din ve dindarlıkla ilgili yaptıkları sorgulamalarına kim cevap verecek?

Hiç kimse kusura bakmasın. Bu gidişatımız gidişat değil. Bu dünya sevgisi, bu madde bağımlılığı, bu vehm krizleri hepimizi mahvetti.

Hazreti Peygamber (asm); “Sizden öncekileri mal sevgisi helâk etti. Bu sevgi onlara akrabalarıyla ve dostlarıyla ilişkiyi kesmeyi emretti. Kestiler. Cimriliği emretti. Cimrileştiler. Günahı emretti. Girdiler. Zulmü emretti. Yaptılar. En sonunda da helâk oldular”

(Camiu’s-sağir) uyarısına muhatap olmadan derlenip toparlanalım.

Selâm ve duâ ile Allah’a emanet olunuz.

Abdülaziz Kıranşal (Millî Gazete)

* Prof. Dr. Sıddık Ünalan, internette birçok mecrada kendi adıyla yayınlanan ve sitemizde de öyle iktibas edilen bu yazının, gerçekte Millî Gazete yazarı Abdülaziz Kıranşal'a ait olduğunu bildirdi.

Okunma Sayısı: 1988
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • İlknur Maraş Çalık

    13.10.2021 16:56:55

    Allah razı olsun çok güzel ve iç sorgulamaya sebep olan bir yazı yazmışsınız. Sorular sorarak mevzunun ehemmiyetini arttırmışsınız? Bu zamanın bir çok hastalığı var maalesef. İman ehli okadar ehli dünya gibi yaşıyor ki, biz nurcular bile bu sosyal hayatın selinde doğrularla yanlışları karıştırır hale geldik. İnşaallah Risale-i Nur ve gazetemizin yazarları sayesinde hergün günahlara maruz kalan bizleri kendimize getirerek yolumuzu aydınlatmaktadır. Allah kaleminize kuvvet versin. Yazılarınızın devamını bekleriz.

  • Said Yüksekdağ

    13.10.2021 16:55:30

    Allah razı olsun hocam.. Her kesimden insanın üzerinde düşünmesi gereken sorular bunlar.. Özellikle de nurcuların ve dindarların..

  • Ramazan

    13.10.2021 16:07:52

    Hepimizin, kendimizden başlayarak alacağımız çok dersler var.

  • Neslinur

    13.10.2021 13:18:04

    "Cadde -i Kübra- yı Kur aniye inşaallah, Risale i Nur yoluyla Kur an- ı mu' cizülBeyânın daire i kudsiyesine girenler daima ,nura, ihlasa, imana kuvvet verecekler. Risale i Nurlar da bu zamanda Sahabe mesleğinin bir cilvesidir." Elhamdülillah sahabe mesleğine dahil olanların tedaviye ihtiyacı yoktur. Yanılıyor muyum?

  • Cenk Çalık

    13.10.2021 13:06:52

    Amelimizde rıza-i ilahi yerine bazı insanların beğenisi aldığından beri yüzümüz gülmüyor. Hesap gününün hesabını unutarak yaşıyoruz. Sanki üç günlük dünya için bütün gayretimiz. Siyasete bulaştık. Maneviyatımız zehirlendi. Kapitalist değerlere göre değerlendirmeler ve amaçlar belirledik. Bu da iki cihan pişmanlığını getiriyor. Rabbim aklımıza başımıza getirmesini niyaz ediyoruz. Bir sorunu çözmenin en önemli adımı sorunu kabullenmektir. Kabullenmek demek meselenin yarısını çözmektir. Bundan sonra dua ve şahsı-ı manevi ile hareket edilebilirse en az zararla kurtuluruz ümidindeyim. Yazınız için tebrik ediyor, devamını bekliyoruz sayın hocam. Baki selamlar...

  • Ali

    13.10.2021 11:36:06

    Necip Fazıl ve M.Zahid Kotku' nun rh talebelerinden bu kadar! Bediüzzaman Said Nursi' nin talebeleri artık işbaşına!

  • Seyit Ali

    13.10.2021 11:34:02

    Hocam ilminizin zekatını lütfen vermeye devam ediniz.

  • Toygar

    13.10.2021 10:13:50

    Nurcular tedavi olursa çok şey değişir. Baş bozulunca, gerisi dikiş tutmuyor. 'Gerisi' gücenmesin sakın, şahıslarıyla ilgisi yok, misyon meselesi sadece :()

  • Şerafettin Birol

    13.10.2021 09:39:22

    Allah razı olsun hocam elinize dilinize gönlünüze ve dahi kaleminize sağlık Bütün hastalıkların maneviyattaki bütün durgunluğun gerilemenin ve dahi sıkıntıların teşrihi mahiyetinde bir yazı tebrik eder nefsimizde tesirini Cenab-ı Hak tan niyaz ederim

  • cemal özkaya

    13.10.2021 08:55:56

    çok doğru yazmışsınız elinize sağlık. birde şu nurcuları kim tedavi edecek başlıklı bir çalışma keyifli bir kahvaltı sonrası iyi gelir.

  • Mehmet Türeli

    13.10.2021 08:22:13

    Allah razı olsun, yazılarınızın devamını temenni ederiz. Kendilerini dindar telaki edip bahsettiğiniz gibi düğünlerinde gelin ile damat herkesin önünde çıkıp dans etmeleri hangi dine tabi olduklarını ispatlamaya çalışıyorlar. İsrafta sınır tanımayan haksiz ve adaletsiz davranan büyüklerimiz hangi dini temsilen yapıyorlar. Allah müslümanlara akıl, basiret, feraset versin ve sırat-el mustakimden ayırmasın.

  • Ramazan Çalışan

    13.10.2021 08:15:47

    “Ticaretin tüm ziyan!” diye bir ses rüyada; Mezarına birlikte girecek şeyi kazan! Seni gözleyen eşya, bitpazarı dünyada, Patiska kefen, çürük teneşir, isli kazan." Necip Fazıl'ın mısralarındaki bu hakikati bilmelerine rağmen, dünya hırsı, makam mevki sevdası, lüks yaşam içinde olup, kendi kardeşlerinin ve bütün insanların dertlerinden bihaber yaşayan müslümanların bu hastalıklarını cehennem tedavi edecek.Evet yanlış duymadınız cehennem tedavi edecek..Cenab-ı Allah cehennemi sadece kafirlerin küfürlerine karşılık olarak yaratmamış. Cehennem aynı zamanda dünyayı bütün kazuratlardan, kirlerden ve pisliklerden temizleyecek.Demek ki cennette bu kirler olmayacağı için,müslümanlardaki bu kirler cehennemde temizlenip cennete layık bir hale getirildikten sonra cennete girecek. Bu söylediklerimiz elbette, günah ve sevapların tartılıp, günahı ağır basan mü' minler için geçerli.Cennetin sırf lütfi ilahi olması ve Allah'ın ihsanı ayrı bir konu.

  • Oğuz Yiğiter

    13.10.2021 04:28:07

    Allah razı olsunHocam. Siz nereelerde idiniz?. Bir solukta okudum yazdıklarınızı. Devamını hararetle bekliyoruz. Çok bekletirseniz vebal altında olursunuz..! Tebrikler, dualar...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı