"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Mi’rac-ı Muhammedî (asm) nedir? - 1

M. Ali KAYA
14 Ocak 2026, Çarşamba
‘Mi’rac, yükselmek, terakki ve tekâmül etmek anlamında “urûc” kökünden türemiş bir kelimedir.

“Yukarı çıkma ve yükselme vasıtası” anlamına gelir. “İsra” da gece yürüyüşü demektir. Din dilinde İsra ve Mi’rac, Peygamberimizin (asm) bir gece Mescid-i Haram olan Kâbe’den “mecma-ı enbiya” olan Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’ya gitmesi, bütün peygamberlerin ruhaniyatları ile görüşerek onlara namaz kıldırdıktan sonra, hem bedeni, hem de ruhu ile semalara urûc ederek, kâinatın fevkine çıkıp melekût âlemine geçerek Allah’ın mülk ve melekutunu gezip bizim gaybî olarak iman ettiğimiz hakikatleri bizatihî gözü ve kulağı ile görüp müşahede ederek “hakka’l-yakîn” mertebesinde “esma-i İlâhînin” azam mertebede tecelli ettiği âlemlerde “meratib-i esma-i İlâhiyede” terekki ederek her ismin mertebe-i a’zamına mazhar olmasıdır. 

İsrâ mu’cizesi İsrâ Sûresinde (İsra, 17:1.) açıkça anlatılır. Oradan semalara yükselmesi ise Necm Sûresinde “Cebrail’i aslî suretinde gördü. Ufkun en yukarısına çıktı. Gözü ile gördüğümü kalbi yalanlamadı. Me’va cennetinin yanıdaki  Sidre-i Müntehâ’yı gördü. O sidreyi Allah’ın nuru kaplamıştı. Onun gözü ne şaştı ve ne de başka bir şeye baktı. Allah vahyedeceği şeyi ona vahyetti. Yemin olsun orada Rabbinin âyetlerinden en büyüklerini gördü.” (Necm, 53:4-18.) ayetleri ile sabittir. “Biz Kur’ân’dan başka bir şeyi kabul etmiyoruz” diyenlerin Mi’raca Peygamberimizin (asm) gözü ve kulağı, yani bedeni ile çıktığını bize açıkça anlatan bu ayetleri inkar etmemesi ve Mi’rac mu’cizesini kabul etmeleri gerekmez mi?

Peygamberimizin (asm) Mi’racı Kur’ân-ı Kerîm’in bize haber verdiği ve bizim gaybî olarak inanıp kesinlikle iman ettiğimiz hakikatlerin Peygamberimize (asm) şuhud derecesinde ve hakka’l-yakîn mertebesinde inkişaf etmesidir. Zaman zaman sorulmaktadır. “Siz ahiretten,  Cennet ve Cehennemden bahsediyorsunuz. Ahirete Cennet ve Cehenneme gidip gelen var mı?” sorusunun cevabı Mi’rac-ı Muhammedî’dir (asm). O mübarek Zât o âlemlere Allah’ın irade ve kudreti ile gitmiş ve görmüş, gelip ümmeti olan insanlığa haber vermiş ve ölümden sonraki ebedî hayatı müjde vermiştir. İnsanlığı “yok olma” ve “ebedî idam olma” gibi dehşetli bir ümitsizlikten “saadet-i ebediye” müjdesine çevirmiştir.  

İnsanlık için bundan daha büyük bir müjde ve mutluluk olabilir mi?

Mi’rac, çoğul olarak Kur’ân-ı Kerîm’de “mearic” şeklinde “Mearic Suresinde” geçmektedir ki Kur’ân-ı Kerîm buna “yüksek dereceler” (Mearic, 70:3.) olarak ifade eder. Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri “Hakikat-i Mi’rac”ın “Zat-ı Ahmediye’nin (asm) merâtib-i kemâlatta seyr-i sulukundan ibaret” (Sözler, 31. Söz, s.636.) olduğunu ifade ederek bu yükselmenin ne anlama geldiğini ifade eder. Zira Mi’rac mekândan ve zamandan münezzeh olan Allah’ın mekanına gitmek değil, her yerde hazır ve nazır olan Allah’ın her yerde tecelli eden ve kâinatın her tarafına ihata eden “Esma-i Hüsnâ”nın tecelliyatında terakki ve tekâmül ederek mülk âlemi olan kâinatı geçerek melekût âlemi olan uhrevî âlemlerdeki tecellilerini müşahede ederek “Esma-i Hüsnâdan” her ismin en azam mertebede tecelli ettiği âlemlerdeki tecellisini de müşahede ettiğini “Cemal” isminin azam tecellisi olan Cenneti, ve “Celâl” isminin azam mertebede tecelli ettiği Cehennemi müşahede ettiğini ifade etmektedir. Yine Allah’ın “Kelâm” sıfatının tecelli ettiği semada bu isme azam mertebede mazhar olan Hz. Musa (as) ile görüştüğü gibi diğer peygamberler ile de onların a’zam mertebede mazhar olduğu ismin tecelli ettiği semada görüşüp konuşmuş ve bu isimlerin tamamına a’zam mertebede mazhar olmuş ve kemâlat-ı insaniyenin zirve-i bâlâsına yükselmiştir.

İşte Miracın pek çok hakikatlerinden birisi budur.

Okunma Sayısı: 199
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı