"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İlahiyatçıların iman problemi

M. Ali KAYA
14 Aralık 2020, Pazartesi 00:01
İlâhiyat Fakültesi açıldığı zaman Ord. Prof. Ali Fuat Başgil “Eyvâh!” der. Yanında bulunanlar “Hocam! Neden ‘eyvah!’ çektiniz?” derler.

Hoca şöyle cevap verir: 

“- Evet sevinmemiz lâzım; ancak bu fakülteden iki türlü insan mezun olur. Birincisi, dindar, Allah’tan korkan ve dinin vecibelerine itaat eden âlimler. Diğerleri ‘Din Filozofu’ olurlar” diye cevap verir.

“- Efendim, Din Filozofu ne demek?” derler.

Cevap verir: 

“- Din Filozofu, akademik ve ilmî bilgi adı altında dinî metinler üzerinde tartışma yapan kimselerdir. Bunlar dinin vecibelerini yerine getirmezler” diye cevap verir.

Maalesef Ali Fuat Hocamız çok haklı çıktı. Televizyon kanallarına, Youtube’deki videolara ve İlahiyat sahasında yayınlanmış akademik kitapların çoğuna baktığımız zaman “Akademik Araştırmalar” adı altında Kur’ân-ı Kerîm’i ve Peygamberimizin (asm) hadislerini irdeleyen, din sahasında otorite olmuş ve ümmet tarafından “İmam-ı Azam” “Hüccetü’l-İslâm” ve “Bediüzzaman” olarak kabul edilmiş ulema hakkında eleştiri sınırlarını da aşan tenkitlerin yapıldığını görüyoruz.

Bu akademisyenleri dinleyen gençlerin ve Müslümanların inançları şüpheye dönüşmeye başlıyor. Bu da ibadet ve ahlâkta büyük bir yıkımı netice veriyor.

Gençlerin Deizme kaymaları ve dini hayattan uzaklaşarak “Seküler” bir anlayışa yönelmelerinin altında İlahiyatçıların büyük payı olduğunu düşünüyorum.

**

İlahiyatçılarımızın kafası karışık, inançlarında büyük zaaflar var. Asrımız ilmen ve fennen eski zamana nispeten harikulâde terakki ve tekâmül ettiği, her nevi bilgiye cep telefonumuzdaki bir tıklama ile ulaşabildiğimiz, İnternetteki bilgilerin çoğunun ilmî ve aklî delillerle tahkiki mümkün olmadığı, liyakati olmayanlar her konuda fikir beyan ettiği ve bunu İnternet ortamında uluorta yaydığı için “Selef-i Salihinin” kendi zamanlarında toplumu ikna eden Akaide dair bilgileri ve metinleri bu zamanın insanını ikna edemiyor. Yeni nesil bu zamana uygun ilmî, aklî ve fennî delillerle izahlar istiyor.

Maalesef ilahiyatçılarımız bu ihtiyaca cevap vermede yetersiz kaldıkları için bırakın karşısındaki ikna etmeyi, kendisi de inancından şüphe duymaya başlıyor.

Çare nedir?

Çare Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin bu asra uygun olaran Kur’ân-ı Mu’cizu’l-Beyandan istihraç ettiği iman hakikatlerini okumaları, anlamaları ve kendi fikirleri ile bu imanî meseleleri daha da zenginleştirerek gençlere ve topluma anlatmalarıdır.

İlim adamlarımız ve akademisyenlerimiz “İlmî Enaniyetlerini” bırakmaları, “Tevazu” ile ve anlamak amacı ile Risale-i Nurlar’ı okumaları gerekir. İlim mütevazi gönüllere akar. İlim ezber bilgiler değildir; ilim, anlayıştır, çağımızın yeni bilgileri ile Kur’ân-ı Kerîm’in hakikatlerini sentezleyerek gençlerin ve avamın anlayacağı şekilde sunabilmek, onlara delillerle hakikatleri gösterebilmek, akıllarını ikna ve kalplerini tatmin etmektir. Bu tartışma ile olmaz, “Müdavele-i Efkâr” ile “İnsaf” ile ve “Bürhanlar” ile olur.

Dinin şe’ni bürhan üzere gitmektir. İlahiyatçılarımızdan bunu bekliyoruz. Önce kendilerini ikna etsinler. İnanmayan inandırmaz, ikna olmayan ikna edemez; anlamayan anlatamaz. 

Akademisyenlerimiz “Bediüzzaman” unvanın bihakkın lâyık olan Said Nursî’nin Risale-i Nur Külliyatı’nı eleştirmek için değil, anlamak için okusunlar.

Okunma Sayısı: 5015
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Yusuf taha

    14.12.2020 22:56:25

    Deizmin yükselişinin ilahiyatlarla doğrudan bir etkisinin olduğunu düşünmüyorum.zira ilahiyatlar 70 yıldır vardır.ama göstergeler deizmin 10-15 yıldır patlama yaptığını gösteriyor.bir felsefi fikri yükselişten ziyade tepkisel bir yükseliş.sebebi açık islamcı iktidarın suistimallerine karşı bazı kesimlerin tepkisel bir muhalefeti.yani deizmin yükselişi konjoktöreldir.

  • Mustafa YALÇIN

    14.12.2020 18:55:13

    Allah razı olsun hocam. Tesbitleriniz yerinde. İstifade ediyoruz.

  • Ali

    14.12.2020 12:21:34

    Ama Üstadımız hocalara ilişmeyin diyor. Yazar abimiz bunu atlamış. İlişmektense doğru İslamı, doğru imanı yazmak ve yaymak ve Merkür tehlikeli akımların fikirlerini çürütecek makaleler yazmak -ki bunun da mehazı Risale-i Nur’dur- daha tesirlidir. Hatta denebilir ki en selametli yol budur. Yoksa bu böyledir şu şöyledir şöyle de olmalı, Bediüzzaman böyle diyor siz böyle yapıyorsunuz gelin şunu şöyle yapalım demek Risale-i Nur’un mesleğinde yoktur. En fazla, “niye sahip çıkmıyorsunuz” der hocalara Muazzez Üstadımız. Zaten bu tip ilahiyatçıları öne süren de Zındıka Komitasıdır. Evet doğru, günümüzün sel gibi kopup, gençliğin üzerine gelen problemi deizm ve buna mümasil akımlardır. Nerden neş’et ettiği de belli az çok. Ama bunun çaresi yukarıdaki gibi değil Risale-i Nur tarifindeki Nurculuktur. Yoksa nasihat tesir etmez. Aksülamel yapar. Düzenlediğimiz bazı kongrelerde vaktiylr Yaşar Nuri Öztürk gibi müfritleri dahi davet etmiş bir cemaatiz!

  • Ahmet Hamdi

    14.12.2020 12:06:54

    Allah Razı olsun, M.Ali Hocamı tebrik ediyorum. Güzel bir konu ve enfes bir yazı

  • Arif Altay

    14.12.2020 11:13:01

    Okuyup okumadıkları da şüpheli.

  • İbrahim FİŞEK

    14.12.2020 11:06:13

    MaşaAllah size, günümüzün çok önemli konularından biri bu ilahiyatçı ların iman problemi üzerinde fikirler serdettiniz. Allah razı olsun inşaallah...

  • Oğuz Yiğiter

    14.12.2020 01:08:53

    Allah razı olsun zamanlama olarak tam ihtiyaç halinde çıkmış veciz bir makale. Tebrikler, dualar...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı