"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bursa’nın mânevî sultanı

M. Latif SALİHOĞLU
02 Mayıs 2022, Pazartesi
Günün Tarihi: 2 Mayıs 1430

Genç yaşta esaret hayatında vefat eden Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid'in damadı olan büyük evliya Emir Sultan Hazretleri 2 Mayıs 1430'da Bursa'da rahmet-i Rahman’a kavuştu.

Aradan altı asır kadar geçmiş olmasına rağmen hiç unutulmayan bu mübarek zatın türbesi ve onun adına yapılan külliye, bugün de yerli ve yabancı milyonlarca insanın ziyaretgâhıdır.

1368 senesinde Buhara'da dünyaya gözlerini açan Emir Sultan'ın asıl ismi "Muhammed bin Ali" olup lâkabı Şemsüddîn'dir.

Bursa'ya 1391'de hicret etmiş ve rüyâsında Hz. Muhammed'i (asm) gören Yıldırım Bayezid'in kızı Hundî Hatunla evlenmiştir.

Neseben Seyyiddir. Yani evlâd-ı Resuldendir. Soyu Hz. Peygamberin (asm) torunu Hz. Hüseyin'e dayanır.

Bu mübarek insan Buhara'da doğduğu için, ona "Muhammed Buhârî", Seyyid olduğu için "Emîr Buhârî" ve Yıldırım Bayezid'in damadı olduğu için de ona "Emîr Sultan" denilmiş.

Emir Buhari ile Yıldırım Bayezid arasında geçtiği rivayet edilen pekçok hatıra ve menkıbe naklediliyor.

Bunların sıhhat derecesini tam olarak bilemiyoruz. Ancak, aralarında pek mânidar olanları var.

Meselâ, Timur'la yapılan ve mağlûbiyetle neticelenen Ankara Savaşı (1402) meselesinde, Yıldırım'ın Emir Sultan'ı dinlemediği, tavsiyelerine uymadığı ve adeta basiretinin bağlandığı rivayet ediliyor ki, bunları okuyunca müteessir olmamak elde değil.


Emir Sultan Hazretlerine ait türbenin giriş kapısı

Basiret gözü, maddî sultanlarda nâdiren, manevî sultanlarda ise ekseriyetle açık oluyor. İşte, Bursa’nın manevi mimarlarından olan Seyyid Emir Sultan Hazretleri de, kalp ve basiret gözü açık olan şahsiyetlerden biridir. Ayrıca, vefatından sonra da manevi tasarrufunun devam ettiğine, gâzâ ve cihada giden askerlere manen yardım ettiğine dair menkıbeler ve rivayetler var.

Son olarak, ömr-ü saadet olan 63 yaşında vefat ettiği kabul edilen Emir Sultan’a atfedilen vasat ölçekteki bir şiirden üç kıta nakledelim.

Dinle bak, Hak ne hoş söyledi;

Zebur'unda Dâvûd'a buyurdu:

Düşman ol evvelâ nefis belâsına,

Tâ ki, bana uymakla kurtulasın.

 

Gel şimdi düşman ol nefsine,

Zâyi eyle ona her ne dilerse.

Eğer bu işte atarsan riyâyı,

Kendine rehber kıl evliyâyı.

 

Eğer anlarsan budur sana yol,

Nefsinin şerrinden halâs ol.

Nefsinin murâdından uzak dur;

Düşersen eğer, şeytana uzak dur.

Okunma Sayısı: 1661
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı