"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Darbecilerin plânları ve piyonları

M. Latif SALİHOĞLU
13 Nisan 2021, Salı
GÜNÜN TARİHİ: 13 NİSAN 1909

Meşrûtî monarşi türü bir sistemin kurulmasını isteyen Yeni Osmanlıların (Jön Türkler) arasına sızan ve zamanla kuvvet bularak meydana çıkan komitacı bir gürûh vardı ki, işi gücü daima fitne-fesat çıkarmak olmuştur.

Fırsat buldukça, kan dökmekten, cinayet işlemekten ve meşrû iktidarları devirmekten çekinmeyen bu Balkan Komitacıları, Meşrûtiyetin ilânıyla birlikte sinsî faaliyetlerine hız vermeye başladılar.

Bu faaliyetler serisinin ilki ve belki de en büyüğü, 13-23 Nisan 1909'da sergilendi.

13 Nisan 1909'da (31 Mart Vak'ası) İstanbul'u kanlı bir kargaşanın içine sürükleyen iç ve dış ihanet odakları, eş zamanlı olarak Selânik merkezli olarak da adına "Hareket Ordusu" denilen bir çapulcular sürüsü teşkil etmeye koyuldu.

Evet, İstanbul'da kanlı boğuşmanın yaşandığı aynı gün, İttihatçılara bağlı Balkan komitacılarından müteşekkil Hareket Ordusu’nun evvelâ "kurmay kadrosu" teşkil edildi.

Bunun ardından ise, bir hafta müddetle asker toplandı ve bir yandan da İstanbul'daki kontrolden çıkan isyanın devam etmesine el altından destek sağlandı.

Bütün bu ihanet ve mel'ânet planlarını yapanların başında gelenler ise, hiç şüphesiz İttihat-Terakki Komitası içinde bulunan ve zamanla bu teşkilâtı ele geçiren Yahudi, mason ve dönmelerdi. Bunlar Türkçülük/Turancılık propagandası yapmalarına rağmen, gerçekte Türk, hatta Türk dostu dahi değillerdi.

Maksatları Türk'e düşman kazandırmak olan Türk ve İslâm düşmanlarıydı.

Nitekim, çalışmalarını öylesine sinsice ve ustalıkla sürdürdüler ki, zamanla maksatlarına önemli ölçüde ulaşmış oldular.

İşte, 1909 senesinin 13-23 Nisan tarihlerindeki faaliyetleri...

Bizzat aynı komitenin el altından kışkırtıcı rol oynadığı 31 Mart olayları bahane edildi ve bu esnada toplanan askerlerle 23 Nisan günü İstanbul'a baskın yapıldı.

Hükümet merkezi İstanbul'a giren Hareket Ordusu, ilk iş olarak hükümeti devirdi ve bir sıkıyönetim ilân ettirdi.

Dört gün sonra (27 Nisan) ise, 33 yıllık padişah Sultan II. Abdülhamid'i tahttan indirdiler.

Sultan'a hall emrini bildiren ve onu Selânik'e mecburî ikamete mecbur eden heyetin başında, ne yazık ki yine bir Selânik Yahudisi vardı: Emanuel Karaso.

*

Padişah devrildikten sonra, sıra dindarların ve muhalif siyasilerin cezalandırılmasına geldi.

Sıkıyönetim mahkemesinde yargılanan yüzlerce mâsum insanların pek azı kurtulabildi. Tanınmış mümtaz şahsiyetlerden kırktan fazlası darağacına gönderildi, geri kalanlar da en ağır cezalara çarptırıldı.

Neticede, kendilerine muhalif görünen bütün hareketler bastırıldı, bütün sesler susturulmaya çalışıldı. Elleri kanlı komitacı zalimler, sadece bir tek sesi susturamadılar: Bediüzzaman Molla Said'in sesini… Dâvâsı gibi metodu da hakka dayanan bu sesin sahibini, ne o zamanki, ne daha sonraki zalimler susturabildi.

*

Meşrûtiyet zamanında komitacı İttihatçılık damarı kabardıkça kabaran gürûhun, Cumhuriyet döneminde de benzer ve bazan daha şiddetli tavırlar sergilediğini görmekteyiz.

Tamamını anlatmak yerine, sadece bir sene arayla 13 Nisan günlerinde yaşanan iki hadiseyi hatırlatmakla iktifa edelim.

Birincisi: 13 Nisan 1924

Eski İttihatçıların bakiyesi olan ve ülkeyi tek parti zihniyetiyle idare eden CHP hükümeti eski İttihatçılardan bazılarının tüm aile efradına para yardımı ile maaş bağlanmasına karar verdi.

Aileleri devletten para yardımı alacak olan eski İttihatçılardan bir kısmının ismi şöyle: Talat ve Cemal Paşa, Reşat Paşa, Mahmut Şevket Paşa, Hikmet Bey.

İkincisi: 13 Nisan 1925

İttihatçılarla ve onların fikrî takipçisi olan Halkçılarla yollarını ayıran Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası üyelerinin evleri, İstanbul Emniyeti tarafından didik didik arandı.

İşte, tıpkı komitacı İttihatçılar gibi onların bakiyesi olan Halkçılar da kendisine muhalif gördüğü fikir ve harekete hayat hakkı tanımamıştır.

Yakın tarihimiz, işte böyle ibretli vak'alarla doludur.

Okunma Sayısı: 1713
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ertan yılmaztürk

    13.4.2021 13:08:48

    Ayrıca; "Hükümet merkezi İstanbul'a giren Hareket Ordusu, ilk iş olarak hükümeti devirdi ve bir sıkıyönetim ilân ettirdi." cümlesinde devrilen hükümet hangisidir ve hangi tarihte devrilmiştir. Selam ve hürmetler.

  • Ertan yılmaztürk

    13.4.2021 12:51:09

    Sn. Salihoğlu 40 tan fazlası idam edildi derken kastettiğiniz sayı 70 ise, Son Vak’anüvis Abdurrahman Şeref Efendi Tarihi’nde İdam edilen bu 70 kişinin tam listesi yer almaktadır.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı