"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Depremde bile vazgeçmeyen seçmen...

M. Latif SALİHOĞLU
05 Nisan 2024, Cuma
Başkan Erdoğan, daha evvelki seçim kampanyalarında, miting meydanından halka seslenerek şu iddialı sözü söylüyordu: Başında bulunduğum parti, sandıktan birinci parti olarak çıkmadığı takdirde, ben siyaseti bırakıyorum. (Bu haberin resimli bilgisi, TRT Haber’in arşivinde de mevcut halde duruyor.)

Bilindiği gibi, 31 Mart’taki seçimde, Erdoğan’ın başında bulunduğu AKP büyük oy kaybına uğrayarak ikinci sıraya düştü. Peki, “verilen söz” bir eser var mı? Tık yok.

*

AKP merkezine son seçim hezimeti ile ilgili yapılan genel değerlendirmede, yaşanan oy kaybının sebepleri üzerinde durulmaya çalışıldı.

Sebeplerin bir tanesi, pandemi, deprem, Ukrayna savaşı ve dünya genelindeki hissedilen ekonomik sıkıntılara bağlandı.

Oysa, bu sebeplerin tamamı, üstelik daha sıcak bir şekilde geçen sene de vardı. Hatta öyle ki, Anadolu tarihinin en yıkıcı depremi, tam da 14 Mayıs’taki genel seçim kampanyasının başlarında yaşandı. İhmaller, tedbirsizlikler sebebiyle, şikâyetler ayyuka çıktı, feryâd û figân sesleri dünyanın her tarafından duyuldu.

Yani, 11 ili içine alan dehşetli yıkımın en ağır bilançosu ortaya çıktığında bile, bunun faturası Erdoğan ve partisine kesilmedi. Hatta, deprem bölgesinde oylarının arttığı bile bariz şekilde görüldü.

Peki, aradan on ay kadar bir zaman geçtikten sonra, başka ne oldu da millet mevcut iktidara sarı kart göstererek onu cezalandırdı? Düşünmek lâzım değil mi?

*

Erdoğan başkanlığında yapılan toplantıda, yaşanan mağlubiyetin bir sebebi de emeklilerin düşük maaştan dolayı iktidara tavır koyduğu şeklinde ifade edildi. Bu noktaya cevap sadedinde söylenen şeyler ise, cidden “özrü kabahatinden büyük” olarak göründü. 

Şöyle ki: Güyâ, emeklilerin aylık ücretinde bazı iyileştirmeler yapılmış; ama bu artış, iktidar partisine oy verecek derecede görülmemiş.

Eee, ne olacak peki? Olacak olan şudur: Bir dahaki seçim öncesinde bu husus dikkate alınacak ve emeklilere AKP’ye oy verebilecek kadar bir artış, bir iyileştirme yapılacak-mış.

Şu hale bakın siz: Emeklilerin oyunu alacak kadar bir iyileştirme…

*

Seçim mağlubiyetinin bir sebebi de, yeterince çalışma yapılmadığına, kapı kapı dolaşıp dava anlatılmadığına bağlanmış.

Yahu, şimdiye kadar anlatamadığınız bir davayı bundan sonra nasıl anlatacaksınız?

Gazetelerin yüzde sekseni, televizyonların yüzde seksen beşi sizin emrinizde değil mi? Trol ve troliçe orduları yıllardır seferberlik halinde değil mi? Devletin gücünü, iktidar olmanın avantajlarını sonuna kadar kullanmadınız mı?

El-insaf yahu! Daha ne istiyorsunuz?

İnsan seçim kampanyasındaki bariz eşitsizliği, adaletsizliği görünce, demokrasi ile idare edilen bir memlekette yaşadığından bile şüphe eder hale geliyor.

*

Mağlubiyetin başka sebepleri üzerinde de duruldu. Ama, gerçek sebepler üzerine yeterince durulmadı.

Meselâ, “Nas”tan dem vurularak faizin düşeceğine dair ahkâm keserek söylenen sözlerin hiç tutulmadığı ve uygulamaların bu sözlerin tam tersi yönde olduğu hususu. Evet, milletin büyük bir kısmı, kelimenin tam manasıyla sefalete sürükleni, fakr û zaruret içinde düşürüldü.

Aynı şekilde, İsrail vahşetinin sergilendiği Gazze katliamı ve Filistin meselesinde hamasetin ötesine pek gidilmediğine dair yaygın kanaat.

Cumhuriyet tarihinde hiçbir partiye nasip olmayan yirmi yılı aşkın tek başına iktidar nimeti AKP’ye nasip oldu. Görülüyor ki, bu da artık miadını doldurdu ve önce duraklama, ardından gerileme vetiresine girmiş oldu. Siyaset boşluk kaldırmaz; ülkenin yeni bir siyasî yapılanmaya, şeffaf, hürriyetçi, demokrat bir idareye ihtiyacı var.

Evet, ürkütücü salgında, şiddetli depremde bile vazgeçmeyen seçmen kitlesi, AKP iktidarından şimdi vazgeçti ise, başka güvenilir bir siyasî misyona ihtiyaç hasıl olmuş demektir.

Okunma Sayısı: 1628
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ahmet Zeki

    5.4.2024 09:10:05

    Tebrikler. Güzel bir değerlendirme..

  • Abdullah Tunç

    5.4.2024 04:36:30

    Bu siyasi misyon DP olmalı.Yepyeni bir kadro ve stratrji ile, hummalı bir çalışma ile bu boşluğu Demokratlar doldurmalı. Demokratlar detaylı bir muhasebe yapmalı.Nere de yanlışlıklar yapılmış, ne eksiklikler var tespit etmeli ve bunların gideril mesine çalışılmalıdır. Bilhassa Kemalizme dik kat edilmeli.Daha çok hürriyet ve Demokratlığa vurgu yapılmalı, Demok ratların hizmet tarihi iyi anlatılmalı, zamanın şart larına dikkat edilmelidir. Bilhassa fikir ve düşünce hürriyeti üzerinde durul lmalı,azami bir fikir ve düşünce hürriyeti nasıl sağlanır teferruatlı anla tılmalıdır.Toplumun bil hassa gençlerin buna büyük ihtiyacı vardır.Son ra gerçekçi ve güvenilir ekonomik projeler sunul malıdır.Misyonunu iyi ifade eden, toplumun taleplerine doğru çözüm ler getirenler kazanır.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı