"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kur’ân’ın takdir ve tahsin ettiği lisân (1)

M. Latif SALİHOĞLU
26 Ağustos 2019, Pazartesi
Nur Risâleleri’ni tâ ilk okuduğum zamandan itibaren, onun kendine hâs orijinal lisânı ve üslûb-u beyânı, daima nazar-ı dikkatimi celb etmiştir.

Bu nurlu lisânın hiç usandırmamasının yanı sıra, ana dili Türkçe olmayan insanlara okurken, onların hürmetle ve itirazsız şekilde dinlemeleri de daima hayretime mûcip olmuştur.

Zamanla, bu nokta üzerinde, yani Risâle-i Nur’un dili konusunda kendi çapımda bazı çalışmalarda bulundum. Gerek akademik çalışma esnasında ve gerekse sohbet ortamlarında, bu meselenin ziyadesiyle feyiz ve bereketine mazhar olduğumu yakînen hissettim.

Bundan 11-12 sene evvel, Köprü dergisinin 102. Sayısı olan “Bahar 2008”in kapak konusu da aynı meseleye dair idi. O tarihte, âcizane biz de kendi çapımızda mütevazı bir çalışma yaptık. O çalışma “Lisân-ı Nur” başlığıyla yayınlandı.

Bu Nurlu lisânın, millet ve toplum olarak bizlerin bir “ortak paydası” olduğuna inanıyorum. İşte bu maksatla, bugün de istifadeye medar olacağı kanaatiyle, o çalışmayı burada da (üç bölüm halinde) takdim etmeyi arzu ettik. Takdir sizin.

Ortak payda: Nûr’un lisânı

Eski zamanda en büyük tehlike “hariçten” gelirdi. Onun için, karşı koymak, mukavemet etmek kolaydı. Eski zamanın dahilî en büyük tehlikesi ise, “cehaletten” gelirdi. Onun da izalesi kolaydı.

Çağımızdaki durumun büyük çapta değiştiğini kaydeden Bediüzzaman Said Nursî, Sebilürreşad gazetesi sahibi ve başyazarı Eşref Edip Bey’e 1952’de verdiği mülâkatta “Şimdi tehlike içeriden geliyor. Kurt, gövdenin içine girdi. Şimdi, mukavemet güçleşti” diyor ve şunu ekliyordu: “Korkarım ki, cemiyetin bünyesi buna dayanamaz. Çünkü, düşmanı sezmez. Can damarını koparan, kanını içen en büyük hasmını dost zanneder. Cemiyetin basiret gözü böyle körleşirse, iman kalesi tehlikededir. İşte benim ıztırabım, yegâne ıztırabım budur.” 1

İman kalesinin bu zamanda tehlike altında olması şimdiki tehlikenin hem içeriden, hem dışarıdan; imanın âdeta dört koldan taarruza uğramasından kaynaklanmaktadır. Üstelik tehlikenin cehaletten değil de ilim, fen ve felsefe cânibinden geldiği düşünülürse, meselenin önemi daha iyi anlaşılmış olur.

Bediüzzaman’ın bu tehlike karşısındaki can alıcı tesbiti ve önerisi “Bu zamanda ehl-i İslâmın en mühim tehlikesi, fen ve felsefeden gelen bir dalâletle, kalblerin bozulması ve imanın zedelenmesidir. Bunun çare-i yegânesi nurdur, nur göstermektir ki, kalbler ıslâh olsun, imanlar kurtulsun” 2 şeklindedir.

Buna göre zamanın en büyük dalâlet tehlikesine karşı galebe çalmanın, bozulan kalpleri ıslâh etmenin ve zedelenen iman kalesini tamir edip kurtarmanın yegâne çaresi Nur’dur, nuru göstermektir.

Bu yazıda ifade etmek istediğim “lisân-ı nur” da bu hakikate dayanmaktadır. Risâle-i Nurlar bu asırda dûçar olduğumuz ferdî ve içtimaî problemlerimize çare olabilecek yegâne eserlerdir. Ancak bu eserlerin okunması veya okutulması esnasında, eserlerin dili ile ilgili bazı itirazlara ve önerilere rastlayabilmekteyiz. Şöyle ki: “Risâle-i Nur’un lisânı ağır ve ağdalıdır; bu yüzden anlaşılmıyor. Bu eserler herkesin daha rahat anlayabilmesi için sadeleştirilmeli...”

Yukarıda da ifade edildiği şekliyle, bu zamanın en büyük tehlikesi, imanı tehlikeye düşüren menhus cereyanlar karşısında, Lisân-ı Nur’un târifiyle, ehl-i imandan olanlar dahi, “Bu zamanda, âhiretin elmas gibi nimetlerini, lezzetlerini bildiği halde, dünyevî kırılacak şişe parçalarını ona tercih ediyor” 3 durumuna düşebilmektedir.

Dipnotlar:

1) Tarihçe-i Hayat, s. 542.

2) Lem’alar, s. 107. (İstanbul 2004)

3) Hutbe-i Şâmiye, s. 17.

Okunma Sayısı: 1108
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı