"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Siyasî zelzele

M. Latif SALİHOĞLU
03 Nisan 2024, Çarşamba
31 Mart’ta siyaset âleminde yaşanan sandık depremi, bazı partileri âdeta enkaza çevirdi.

Dahası, bu seçimde kimin kazandığı kadar, kimin kaybettiği de önemli bir mesele halini aldı. Biz bu yazıda, bazı azgınlıklar sebebiyle “kaybeden siyaset”in feriştahına dikkat çekmek istiyoruz.

Güya her şeyi en iyi bilen, en iyi yapan, ülkede ve dünyada onun gibisi olmayan denilen “şahıs merkezli siyaset”in feriştahı…

*

Ey siyasetin sözde feriştahı!

Farkındasın, yahut değilsin; o, seni ilgilendirir. Ama, şu artık gizlenemez bir gerçek ki: On beş yılı aşkın süredir çok canlar yaktın. Çok haneler yıktın. Sayılamayacak kadar çok kulun hakkına girdin. Aldığın âhların haddi-hesabı yok.

Bütün bu âhlar ve günâhlar öyle bir yekûn tuttu ki, altından kalkmak mümkün görünmüyor.

*

Doğrusu, sana çokça ikazlar yapıldı, dinlemedin. İşine gelene kulak verdin, işine gelmeyene hiç kulak asmadın. 

Tarafgir siyasetin dikâlasını yaptın, yıllarca. Muvafık taraftaki şeytana melek diyen, muhalif taraftaki meleğe şeytan diyen şarlatanları yakında tutup onlara prestij sağladın. Bu tür adamların sayısı öyle bir çoğaldı ki, içinde bulundukları daireyi ağırlaştırıp adım adım bütünüyle aşağı doğru çekmeye başladılar.

Artık finişe doğru giden bu inişin en acar hızlandırıcıları yine onlardır. Kolay kolay söküp atamazsın. Adeta kan emici sülük gibi yapışıyorlar.

Paçandan tutup aşağılara çekmeye çalışanları çalıştırmanın da bir vebâli, bir faturası olsa gerek.

*

Yıllar yılı trol ve troliçelerden medet umdunuz. Onları yakınınızda tuttunuz. Propaganda silâhıyla ve türlü aldatmalarla iş göreceğinize, sürekli olarak başarı sağlayacağınıza inandırdılar. Oysa, o benciller daha çok kendilerini düşünüyorlar.

Aynı sünepe kimseler, şimdikilerin adına “algı operasyonu” dedikleri o “evlâd-ı nâmeşrûa”nın gücüyle hakka-hakikata vasıl olacağınıza da canhıraş bir şekilde sizi inandırmaya çalıştılar.

Açık konuşalım; onlar sizi, siz de onları kullanmanın hesabı içine girdiniz. Ama, bu yanlış hesap, bir gün illa ki bozulacaktı. Ve, nihayet bozulmaya başladı. Bunu son siyasî zelzelede gördük. Acaba siz de bunu görüyor musunuz? Yoksa, enkazın ağırlığından göremez bir halde misiniz? Onu şimdilik kestiremiyoruz. Ama, bu sebepten dolayı da sosyal fay hatlarında bir hayli enerji birikmiş durumdaydı. 31 Mart depremini tetikleyen bir sebep de budur.

*

Emektarların, emeklilerin, dar gelirlilerin hal-i pürmelâlleri ortada. Onlar sizin için eldeki bütün kredileri harcadılar. Son yirmi senede, gelir imkânları hep geriye doğru gitti. İster altın, ister dövize göre hesaplayın; aradaki fark uçurum kadar derinleşti. Bir kısmı o uçurumdan aşağıya düşüp per-perişan oldu. Sefil bir hayata mahkûm olanların sayısı ürkütücü boyutta. Geri kalanların da artık mecâli kalmadı.

Ne emektarlar, ne yatırımcılar, önünü göremez bir hale geldi. Yarına dair bir güvenleri de kalmadı. Vatandaşın serbest hareket alanı daraldığı gibi, manevra imkânı da alabildiğine kısıtlandı.

Bu dairede biriken dert ve acıların da büyük bir yekûn tuttuğunu her muhakeme sahibi rahatlıkla bakıp görebilir.

*

Tabiî, 31 Mart zelzelesini tetikleyen daha başka sebepler de var. Misâl, Gazze meselesindeki tutarsızlıklar. Nas ve faize dair birbirini tekzip eden haller. Enflasyon canavarının bir türlü durdurulamaması. Demokrasinin ruhuyla bağdaşması mümkün olmayan imtiyazların kullanılması. Vesaire…

Bütün sebeplerin içtimaı ile, siyasî zelzele kaçınılmaz hale geldi. Şüphesiz ki, siyasetin feriştahına rağmen, şu büyük sarsıntının artçıları da gelmeye devam edecek. Yakında hep birlikte görürüz, siyaset âleminin “bezelye tarlası”na nasıl döndüğünü…

Okunma Sayısı: 1831
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Cem Yk

    4.4.2024 01:29:47

    Siyasi feriştah! Siyasi Meh(di)! Bu ikisinin farkı takılan gözlüğe göre değişir. Sn. yazarin tabiri doğru olsa gerek,siyasi mehdi diyenlere duyurulur

  • Erhan

    3.4.2024 10:29:20

    Afadi zelzele, arzın üstünde yaşadıkları zulüm ve haksızlıklara bir isyan bir haykırış olduğu hibi, siyasi zelzele ise halkın yönetenlere karşı bir sillesidir. Afadi zelzele önce ufak ufak sarsıntılarla uyarılar verir, uyanış olmaz ise 7-8 şiddetinde sallamaya başlar, son siyasi zelzelede, aynı yöntemi seçmiştir, tüm uyarılara rağmen yaptıkları, zulüm, israf yolsuzluk, rüşvet, irtikap, adam kayırmacılıktan vaz geçmeyince bu defa 5 şiddetinde zelzeleye maruz bıraktı, böyle devam ederlerse bu defa 9 şiddetinde bir zelzele ile darmadığın edecek, parçalarını dahi bulamayacaklar. Hukuka dönün!

  • Salih baş

    3.4.2024 06:41:59

    Can çıkmadan huy çıkmaz

  • Doğukan Pamir

    3.4.2024 05:15:54

    Sayın yazar kardeşim, his ve hissiyatımıza birazcık da olsa tercüman olmuşsunuz. Allah ebeden razı olsun. Sizler bizim kadar bilmezsiniz zira bil fiil 54 yıldır bunlarla iç içeyiz her hallerine, his ve düşüncelerine muttaliyiz.Daha neler var neler Gayeleri mukaddesat,vatan, Müslüman değil, serapa dünyalık, aşağılık duyguları tatmin... İ.çlerindeki ebeyi takviye... Bunları anlatmak için bir kitap yazmamız lazım.Neyse uzatmayalım... Görünen kısmıyla bu zihniyeti anlatmışsınız ya bir de görmediğiniz yönleri....

  • Salih baş

    3.4.2024 04:06:45

    İktidar sağıra yatıp unutturmaya çalışacaktır.muhalefet erken seçimi devamlı dillendirmelidir

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı