"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Nefis nasihate muhtaç mı?

M. Said ZEKİ
02 Aralık 2019, Pazartesi 01:09

Ben nefsimi herkesten ziyade nasihate muhtaç görüyorum.

Bediüzzaman

Bir dostumun evlâdı için söylediği nasihatleri, nefsime dinlettirmeye çalıştım. Dileyen dostlar da kulak verebilir. Bilirsiniz; nasihat vermek kolay, fakat dinlemek ve uygulamak zordur. Ancak ‘Din nasihattir’ ve her nefis nasihate muhtaçtır.

Öyleyse ey nefis!

Evvelâ kendini bil! Çevreni, insanları ve kâinatı tanı. Çünkü ‘kendini bilen Rabbini bilir’. O bilinmez ise bütün bilmekler faydasızdır.

ADALETTEN AYRILMA, İSTİŞARESİZ ADIM ATMA!

Hakk’ın hatırını her dem üstün tut ve adaletten ayrılma. Bir insan için karar vermeden önce; âdil ve bilge insanların görüşlerini al, istişare etmeden adım atma. Üçüncü göz her zaman senin göremediklerine başka bir açıdan bakar ve göremediklerini önüne serer... Hiçbirimiz, hepimizden daha akıllı değiliz.

İki akıl bir akıldan üstündür. Toplulukta herkes senden farklı görüşteyse, fikrinde ısrar etme. Bir daha düşünmek üzere ‘düşüncelerini bakıma al’ gözden geçir. Tartışmaya girme, müzakerede bulun, öğrenen ol. Muhatabını dinlemeden, önyargıyla sorularına cevap vermeye çalışırsan, kaybedenlerden olursun.

Başkalarını değil, nefsini sürekli yargıla. Kendi kusurunu gör, nefsini ayıpla ve hatanı gider. Nefsin savunmaya geçip azma eğilimine giriyorsa, anladığı dilden konuşarak onu korkut. Mazlumun ‘ah’ından ve zulmetmekten sakın!

ÇOK ÇALIŞ VE HADDİNİ BİL!

Çalış ve haddini bil. Üstlendiğin ne iş olursa olsun; elinden gelebilenin en iyisini yap. Ahlâk ve kanun sınırını sakın aşma. Başarını kendine; beceriksizliğini ise nasibe veya kadere yükleme. Hayrı da, şerri de yaratan O’dur. Sen kârlısına değil, hayırlısına talip ol. Emeksiz, gayretsiz, külfetsiz para kazanıp ‘köşe dönenlere’ özenme. Sen alın terinle hak etmeye bak. Alan değil, verenlerden olmaya çalış.

ÖNCE İYİ İNSAN, SONRA İYİ MÜSLÜMAN OL!

İyi bir dindarlık, iyi bir insan olmaktan geçer. Edep sahibi olmadan ahlâk sahibi olunmaz, ahlâkı edinmeden de hakikî Müslüman olunmaz. Sahip olduğun mekânlara, makamlara, binalara insandan daha çok değer verme. Unutma “şeref-ül mekân bil mekîn”dir. Yani mekânları şereflendiren, makamı güzelleştiren insanlardır.

Seni Yaratan, rızkını da ihmal etmemiştir. O’nu üzecek şekilde; mal, mekân, makam verenlerin önünde iki büklüm olma. Zillete düşme. O, istemezse kimse veremez. O’nun rızasını esas tut. O’nu hoşnut etmeyen hiçbir mal ve makam, ne burada ne de ötelerde sana huzur ve mutluluk getirmez.

HAYALLERİNE SINIR KOYMA!

Dünyayı, yaşadığın belde, şehir, bölge ve ülkenden ibaret sanma. Dünya düşündüğünden daha büyüktür. Sana da herkese de yetecek kadar sığınılacak şefkatli bir kucağı vardır. ‘Yalan, yanlış saatlere’ takılıp kalma.

Hayallerine, sevgine, şefkatine, çalışmalarına bir sınır koyma, en yakın sınır dünyanın sınırları olsun. Artık dünya vatandaşısın, rakiplerin dünya şampiyonları, idmanını ona göre yap. Meydana dünyanın sırlarını bilerek, küresel sürprizleri hesaba katarak çık. Maddî ve manevî enerjini buna göre ayarla.

KİMSEYİ HOR GÖRME!

Her insan Rabbi katında biriciktir. Kimse senin gibi düşünmek, ‘fotokopin’ olmak zorunda değil, evlâdın bile! Her insan binlerce kabiliyet ile donatılıp hür ve farklı yaratılmış. Bırak herkes kararlarını kendisi versin. Kimsenin maddî ve manevî hürriyetini kısıtlama. Her insan annesinin kuzusu, babasının iftiharıdır. Hiç kimseyi hor görme. Hiçbir kimsenin fikri, becerisi ne seviyede olursa olsun; küçümseme. El elden, fikir fikirden üstündür. Çünkü insan eşref-i mahlûkattır. Her insan bir kitap, dünya bir kütüphanedir.

ALLAH’I VE ÖLÜMÜ UNUTMA!

Sadece maddiyat için değil, maneviyat için de şirketler kur. İman ve Kur’ân hizmetini ihmal etme. Duâ denizinde yüzmenin yolunu tut, insan-ı kâmil olmanın sırrına er. Ağzı duâlı, haramdan arınmış, insanların manevî desteğini istirham et. Duâ şifadır. Maddî-manevî sermayeni Hakk’a yakın olmaya göre değerlendir. İyi veya kötü; her amelinden hesaba çekileceksin. Bunu unutmadan, insanca ve Müslüman’ca yaşa! Ve hoşça bir seda bırak, senden sonrakilere…

Sözün en güzeli ise; “Ahirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde, fânî dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme.”

Okunma Sayısı: 845
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı