Kütüb-i Sitte’nin dördüncü büyük eseri olan Sünen-i Tirmizî, hadis ilmi ile fıkhı bir araya getiren en önemli kaynaklardan biridir.
Bu eseri diğer hadis kitaplarından ayıran en belirgin özellik, müellifinin hadisleri nakletmekle yetinmeyip onların sıhhat dereceleri hakkında değerlendirmelerde bulunması ve fakihlerin görüşlerini de zikretmesidir. Bu sebeple Sünen-i Tirmizî, hem hadis hem de fıkıh talebeleri için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı olmuştur.
Eserin müellifi İmam Ebu İsa Muhammed b. İsa et-Tirmizî, Hicrî 209 (824) yılında Mâverâünnehir bölgesindeki Tirmiz yakınlarında dünyaya geldi. Küçük yaşlardan itibaren hadis ilmine yöneldi. İlim tahsili için Horasan, Irak ve Hicaz gibi dönemin önemli ilim merkezlerini dolaştı. Başta İmam Buhârî olmak üzere, Müslim ve Ebu Davud gibi devrin büyük muhaddislerinden hadis rivayet etti. Özellikle İmam Buharî’nin ilmî metodundan büyük ölçüde istifade etmiş ve ona derin bir bağlılık göstermiştir.
İmam Tirmizî’nin en meşhur eseri el-Câmiü’s-Sahîh, yaygın adıyla Sünen-i Tirmizî’dir. Yaklaşık dört bin hadis ihtiva eden bu eser, sadece hadisleri toplamakla kalmamış; her rivayetin ardından hadis hakkında kısa açıklamalar yaparak okuyucuya önemli bilgiler sunmuştur.
İmam Tirmizî, birçok hadisin sonunda “Bu hadis hasendir”, “Bu hadis sahih ve hasendir” veya “Bu hadis gariptir” gibi değerlendirmeler yapmıştır. Ayrıca aynı konuda başka rivayetlerin bulunup bulunmadığını, hangi Sahabîlerden nakledildiğini ve mezhep imamlarının bu hadislerle nasıl amel ettiklerini de belirtmiştir. Bu yönüyle onun eseri, hadis usûlü ile fıkıh arasında güçlü bir köprü vazifesi görmektedir.
Tirmizî’nin kullandığı “hasen hadis” kavramını sistemli şekilde açıklaması, hadis ilmine önemli katkılarından biri olarak kabul edilir. Bu sebeple hadis usûlü alanında çalışan âlimler, onun eserini büyük bir dikkatle incelemiş ve değerlendirmişlerdir.
Hayatının son yıllarında gözlerini kaybettiği rivayet edilen İmam Tirmizî, buna rağmen ilim hizmetinden geri durmamış, ömrünü Resûlullah’ın (asm) sünnetini muhafaza etmeye adamıştır. Hicrî 279 (892) yılında vefat etmiş, geride asırlardır değerini koruyan büyük bir ilim hazinesi bırakmıştır.
Bugün Sünen-i Tirmizî, hadislerin sıhhat derecelerini öğrenmek, fakihlerin görüşlerini birlikte değerlendirmek ve Sünneti daha iyi anlamak isteyenler için en önemli kaynaklardan biri olmayı sürdürmektedir.
Bir sonraki yazımızda, hadis rivayetinde gösterdiği olağanüstü titizlik sebebiyle “muhaddislerin muhaddisi” olarak anılan İmam Nesâî ve onun kıymetli eseri Sünen-i Nesâî’yi tanıyacağız.
Kaynakça:
Sünen-i Tirmizî (Mukaddime); TDV İslâm Ansiklopedisi, “Tirmizî” maddesi; İbrahim Canan, Hadis Tarihi; Talat Koçyiğit, Hadis Usûlü; M. Yaşar Kandemir.