"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Balta

Mehmet ÇETİN
18 Mayıs 2019, Cumartesi
Neredeyse insanlık tarihiyle yaşıt ve özdeş olan balta; odunu kesmek, şekillendirmek ve parçalamak için, savaşlarda silâh olarak veya geleneksel görevi itibariyle gösteriş sembolü olarak kullanılan bir âlettir.

Temel olarak bir baş ve bir saptan oluşan baltanın, baş kısmı demir olmakla beraber sap kısmı genelde değişkendir. Baltalar, çoğunlukla saplarına göre cinsi belli olur ve ona göre isimlendirilir. 

Ahşap, plastik ve metal saplı olan baltaların sap uzunluğuna göre çeşitleri de şunlardır: Cep boyu baltası, el kesme baltası, ağaç dalı baltası, savaş ve kesim baltası. Baş şekline göre ise; kesme, yarma ve oyma baltaları vardır.

Düz anlamını ifade eden deyim ve atasözlerinde balta, ağaçla anılır çoğu zaman. “Balta değmedik ağaç olmaz.”, “Sakın kesme, yaş ağaca balta vuran el onmaz.” gibi eğitim ve terbiyeyi hatırlatan deyimlerden bir kaçı da böyle.

“Baltayı taşa vurmak” gibi “Balta”lı ifadelerde tevriye yapılırken, “Etrafına gölge salmayan, yemiş vermeyen hangi kütük baltadan kurtulur?” deyimiyle de başa gelen musîbetlerin olumlu yönüne işaret edilir. “Sapsız balta koruyucusu ve dayanağı olmayan kimse gibidir.” deyimiyle de anlatılmak istenen var elbette.

Rüyada balta görmeyi; yardım, rızık, sıkıntıdan kurtulmak, düşmana galip gelmek, izzet ve saltanata alâmettir gibi hayra yorumlayan olduğu gibi zarara uğramaya, kendisinin kötüye kullanılmasına işarettir gibi şerre de yorumlayan var.

“Oduncu, balını bal tasına koymadan yemiş.”, şeklinde olduğu gibi “Balcının bal tasının olduğu gibi, oduncunun da baltası var.” gibi nükteli kullanımlarını da ifade edelim, “Baltanın, sapını yonamayacağını” da unutmadan.

Konu buraya gelmişken, lâfın ortasına baltayı vuralım. Ormancı ormana gitmiş, lâkin baltasının sapı olmadan ağaçları kesmiş. Nasıl olur bu? Hızarı yok, testeresi de. Ağaçlar derin bir endişe ile hâllerine üzülürken, bilge ağacın şu uyarısı onların aklını başına getirmiş; Arkadaşlar şu baltanın kendi başına bir halt edeceği yok idi, lâkin sapı bizden!

Ağaçlara balta vuruldukça, “sapı benden” ifadesi sosyal olaylar için de kullanılır oldu, özellikle ihanetlere varan büyük hataların yaygınlaştığı zamanlarda. Neylersin ki yaşanan gerçekler bu tesbiti yaptırıyor çoğu kez.

Yıllarını verirsin, her nevi izzet ikrâmını yaparsın, ama menfaat çatışmasına geldiği zaman hızla durum değişiyor, herkes vaziyetini alıyor ve siz hayretler içerisinde kalakalıyorsunuz. Ama bu sonuç, baltaya sap olanlar olduğu müddetçe, hemen hiç değişmedi tarih boyu. Ve insan, yine de insanlığını yaparak o baltaya yardım elini uzatıyor, bu da onun aldığı terbiye gereği, içindeki iman ve vicdanı gereği. Başına gelenleri de imtihanın bir cilvesi olarak görüyor, öylece yoluna devam ediyor.

Baltaya sap olmak mı, sapa balta olmak mı, ikilemine düşmeye gerek yok. Hayra kullanıldıktan sonra bir farkı var mı?

Şerre balta ol, sap olma! Aman ha!

Okunma Sayısı: 743
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı