"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Katilleri kim durduracak?

Mehmet KARA
23 Mayıs 2021, Pazar
Dünya Ramazan ayının son günlerinde “Dünya Kudüs Günü” olarak hatırlanan Kadir Gecesi’ne de rastlayan ve her yıl tekrarlanan günlerde İsrail’in Filistinlilere karşı giriştiği katliâm ve saldırıları karşısında üç maymunu (görmedim, duymadım, bilmiyorum) oynamayı sürdürdü.

İsrail’in 7 ve 10 Mayıs’ta Mescid-i Aksa baskınlarıyla tırmandırdığı, ardından Gazze’ye yaptığı saldırılar da 65’i çocuk, 38’si kadın 230 kişi vefat etti, en az 1.500 Filistinli yaralandı. İsrail savaş uçakları, Gazze Şeridi’nin farklı bölgelerine düzenledikleri saldırılarda bir cami ve 12 sivil yerleşim alanını hedef aldı. İnsanlar evlerini terk edip okullara sığındı. 

Her yıl olduğu gibi kınamalar yapıldı, İsrail tel’in edildi, büyükelçilik önlerinde protesto eylemleri düzenlendi. Siyasetçilerden, STK’lara kadar herkes saldırıların durdurmasını istedi. Tabiî yine her yıl olduğu gibi “bebek katili İsrail” bu kınamaları takmadı. Saldırılarına devam etti. 9.5 milyarlık nüfusa sahip dünyanın, 9,5 milyon nüfuslu İsrail’e gücü yetmedi, yetmiyor. 

13 gün sonra İsrail yönetimi, Mısır’ın karşılıklı ateşkes girişiminin “ön şart olmaksızın kabul edilmesi” yönündeki tavsiyelerini dikkate aldığını belirterek Hamas ile ateşkese varıldığı söylemesinin üzerinden bir gün bile geçmeden, İsrail polisi işgal altındaki Doğu Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa’da 7 Mayıs’ta olduğu gibi Cuma namazı sonrası cemaate plastik mermi ve ses bombasıyla saldırdı. 

*** 

TARİH İSRAİL’İN KATİLLİĞİNİ BELGELİYOR 

İsrail, 1948’de ABD’nin desteği ve BM’nin kararı ile Filistin toprağının yarısı üzerinde “devleti” kurmuş ve burada yaşayan Filistinliler ülkelerinden kovulmuştu. İsrail geri kalan Filistin topraklarını (Batı Şeria ve Gazze) 1967’de işgal etmişti. Bu topraklar o tarihten bu yana 54 yıldır işgal altında. Bir başka ifadeyle Filistin aslında işgal altındaki bu iki toprak parçası. 

10 kilometre genişliğe, 36 kilometre uzunluğa sahip Gazze’nin yüzölçümü 360 kilometrekare. İsrail, bu küçük alanın içinde ‘kantonlar’ oluşturarak 21 Yahudi yerleşim birimi kurdu. 120 kilometrekarelik alanda 10 binden fazla Yahudi yerleştirilirken, iki milyon Filistinli abluka ve ambargolarla tam bir açık cezaevine mahkûm edildi. 

Burada tarihî bir bilgiyi paylaşalım: 1967’de Süleyman Demirel, Arap-İsrail savaşında Araplardan yana tavır almış, ABD’nin Türkiye’deki üslerini İsrail’e lojistik destek amacıyla kullanmasına izin vermemişti. 

Türkiye, Arap ülkelerine askerî yardım götüren SSCB uçaklarına hava sahasını da açmıştı.  

Kudüs ve Gazze şeridinde insanlar soykırıma tabi tutuluyor; çoluk çocuk, yaşlı genç demeden öldürülüyor. “Terör devleti İsrail” Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa’ya saldırıyor. Dört yüz yıl Osmanlı himayesinde kalan ve bu döneme ait yüzlerce tarihî eseri içinde barındıran Kudüs’ü bombalıyor. İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne yönelik “Surların Muhafızı” adıyla başladığı askeri operasyonun Gazze’ye verdiği maddî zararın da 250 milyon dolara ulaştığı bildiriliyor. 

*** 

YAPILMASI GEREKEN 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine bakıldığı zaman İsrail ve Türkiye’nin arasındaki ticaret hacmi dikkat çekici. İsrail, Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ülkeler arasında üçüncü sırada. İsrail’in toplam ihracatı 2020 yılı için 4 milyar 704 milyon dolar. 

İsrail’in, Gazze Şeridi’nde 27 Aralık 2008’den 18 Ocak 2009’a kadar sürdürdüğü “Dökme Kurşun Operasyonu” ismini verdiği operasyon sonucu 200 Filistinlinin vefat ettiği dönemde 2004’te 2 milyar 29 milyon 435 bin olan İsrail-Türkiye ticaret hacmi, 3 milyar 383 milyon 154 bin dolar olarak gerçekleşmiş. 

Bu verileri şunun için verdik. Başta Türkiye olmak üzere akl-ı selim ve içinden vicdan ve insanlık olan ülkeler İsrail ile sadece ticarî ilişkilerini kesse, büyük devletlerin bazı ülkelere uygulandığı gibi ambargo uygulasa, İsrail halkı uyanıp yanlıştan döner…  

Filistin’de kanayan yaranın çözümü, 1967 sınırları baz alınarak iki devletli bir yapının oluşturulmasıdır.  

Türkiye’nin başta İsrail’in savunma sistemi ile entegre halde çalışan Malatya Kürecik’teki radar üssü 1967’de Demirel hükümeti tarafından yapıldığı gibi üsler kapatılmalıdır. 

İsrail için BM kararları, kınamalar artık bir şey ifade etmiyor. Yapılması gerekenlerin başında önce ateşkesin sağlanması sonra ticarî, hukukî yaptırımların uygulanmasıdır. 

Filistin’de hukuk, adalet, insan hakları ihlâl ediliyor. Dünya artık uyanıp oradaki insanlık suçu karşısında gözlerini kapatmamalıdır. Yoksa insanlık büyük bir imtihanı kaybetti, daha fazla da kaybetmesin… 

Kalıcı bir çözüm bulunmadıkça da, İsrail her fırsatta, bir bahane bulup katliâmlarına devam edecektir. Tarih buna şahittir. 

*** 

“İNSANLIĞA KARŞI SUÇ” 

Gazze’de Filistinli sivillerin katledildiği saldırıların emrini veren İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz ve İsrail Genelkurmay Başkanı Aviv Kochavi hakkında “İnsanlığa karşı suçlar”, “Soykırım”, “Uluslar arası hukuku ihlâl” gerekçesiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu. 

Suç duyurunca bulunan İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, Türk Ceza Kanunu’nun 76. maddesi gereğince “soykırım” suçu oluşturduğunu, TCK 76. maddesine göre “insanlığa karşı suç” kapsamına girdiğini kaydetti. Tanal dilekçede, uluslar arası insancıl hukukunun bütün ilkelerini ihlâl eden İsrail’in,  imzalamış olduğu Cenevre Sözleşmeleri’ni de ihlâl ettiğine dikkat çekerken, yetkililerin Filistin topraklarında işledikleri suçlar sebebiyle TCK’nın 8. maddesi uyarınca Türkiye’de yargılama yapılabileceğinin söyledi. 

Suç duyurusu, 27 Haziran 2016 tarihinde Türkiye ile İsrail arasında imzalanan ve 20 Ağustos’ta TBMM’de de kabul edilen “normalleşme” anlaşmasını hatırlattı. Anlaşmaya göre İsrail, Mavi Marmara şehitlerinin ailelerine 20 milyon dolar tazminat ödeyeceğini açıklarken, anlaşmayla beraber İsrail’e açılan Mavi Marmara dâvâlarının düşmesi de kabul edilmiş, böylece İsrailli askerler, Meclis kararıyla hukukî ve cezaî sorumluluktan muaf tutulmuştu. Anlaşmayı imzalayan Netanyahu’nun, “Bu anlaşmanın İsrail ekonomisine muazzam etkileri olacak” diyerek memnuniyeti dile getirmişti. 

Tanal’ın suç duyurusu bu kapsama girer mi bilemeyiz, ama son saldırılardan sonra İsrail’e yapılan bu normalleşme anlaşması”nın iptal edilmesi gerekmez mi? Katil devletle anlaşma mı olur? 

Okunma Sayısı: 1379
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı