"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sekiz sene sonra hatadan dönülecek mi?

Mehmet KARA
07 Eylül 2026, Pazartesi 00:39
2018’de yürürlüğe giren partili Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nde Meclis’in güçsüzleştirildiği; denetim yetkisi, bütçeyi veto etme hakkı, güvenoyu ve gensoru yetkisinin olmadığı, Meclis’in etkinliğinin azaldığı; çıkardığı kanunlarla Cumhurbaşkanı’nın tek başına çıkardığı karar ve kararnamelerin mukayesesiyle de net şekilde ortada iken, 8 sene sonra “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde köklü revizyona gidileceği” haberleri çıkmaya başladı.

AKP tarafından hazırlanan raporlara göre, yeni anayasa çalışmaları kapsamında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde geniş kapsamlı bir revizyon planlanıyormuş.

Çerçeve Yasa’nın Meclis’te 467 oyla kabul edilmesinin ardından oluşan “uzlaşı atmosferine” dikkat çekiliyor. Yeni anayasanın da 400’ü aşkın oyla Meclis’ten geçebileceği ve böylece revizyon hedeflerinin hayata geçirilebileceği ifade ediliyor.

Sistemin 1. yılında revize edileceği söylenmesine ve bu amaçla bir komisyon kurulduğunun ifade edilmesine rağmen, 8 sene sonra bu haberin çıkmasının nedeni, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 4. kez cumhurbaşkanlığına aday olabilmesinin yolunu açmak mı?” sorusunu akıllara getiriyor.

***

HEM BAKANLIK HEM KURULLAR VAR

Sistemin en çok tartışılan konularından biri de “tek adam” eleştirisiydi. Bu eleştirilere kulak tıkayanlar, şimdi Cumhurbaşkanı’nın bazı yetkilerinin Bakanlar Kurulu’na devredileceğini söylemeye başladı.

Cumhurbaşkanı’nın aynı zamanda bir partinin genel başkanı olması, Bakanlar Kurulu başta olmak üzere Cumhurbaşkanlığına bağlı 9 politika kurulu, 8 yeni başkanlık, özel bütçeli, kamu tüzel kişiliğine haiz, idarî ve malî özerkliğe sahip 4 yeni ofis kurulması ve bunların tamamının başkanının Cumhurbaşkanı olması, üyelerinin de Cumhurbaşkanı tarafından atanması yönündeki eleştiriler dikkat alınmazken, şimdi kalkıp bazı kararların Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu, bazılarının ise yalnızca Bakanlar Kurulu tarafından alınacağını söylenmesi, bu durum 8 sene sonra mı anlaşıldı?” sorusunu da akıllara getiriyor.

***

BAKANLAR İLE MİLLETVEKİLLERİ GÖRÜŞEMEZ OLDU

Sistemin en görünür problemlerinden biri de Meclis ile Bakanlar arasındaki ilişkinin zayıflaması oldu.

Sistemde, Bakanlar milletvekilleri arasından seçilmeyip, Cumhurbaşkanı tarafından atandığından, Meclis Genel Kurulu’na giremez hâle geldi. Bu da milletvekillerinin milletin meselelerini bakanlara aktaramamasına yol açtı. Bu eksiklik görülünce “nöbetçi Bakan” uygulamasına geçilse de vekiller, Bakanla görüşmek için kuyruğa girmek zorunda kaldılar. Kaldı ki, nöbetçi Bakanlarla sadece iktidar ve ortağının vekilleri görüşebilir hâle geldi. 

Şimdi Bakanların milletvekilleri arasından atanacağı ve milletvekilliğini sürdüreceği, ancak oy kullanamayacakları söyleniyor.

***

DENETLEME ZAYIFLADI

Yeni sistemde Meclis’in hükümeti denetleme yolları arasında yer alan sözlü soru önergesi, Bakanlar Cumhurbaşkanınca Meclis dışından atandığından cevaplandıramayacağı için kaldırıldı. Milletvekilleri, yürütmenin başı olarak Cumhurbaşkanı’na soru soramıyor. Ancak yardımcısına ve Bakanlara o da sadece “yazılı soru önergesi” verebiliyor.

Anayasa ve Meclis İçtüzüğü’ne göre Bakanların yazılı soruları 15 gün içinde cevaplandırılması gerekirken, Meclis’in verilerine göre bunun da olmadığı ortaya çıkıyor. 

Revizyon çalışmalarının içinde, Meclis içinden seçilen bakanların ayda iki kez Genel Kurul’a gelerek milletvekillerinin “sözlü soru önergeleri”ni cevaplaması öngörülüyormuş. 

***

REVİZELERİN ÇOĞU PARLAMENTER SİSTEMDE VAR

Revize edileceği söylenen bir çok mesele aslında parlamenter sistemde yer alıyor.

Türk tipi ucube sistemi için geniş çaplı revizenin yetmeyeceği gün gibi ortada iken, parlamenter sisteme geri dönüleceğini söyleseler daha iyi olmaz mı? 

Sistemin yanlışlarını kabul etmek ayıp değildir. Asıl mesele, yanlışı gördükten sonra hâlâ aynı yerde ısrar etmektir.

Demokratik hukuk devletinin bütün kural ve kurallarıyla işleyeceği, kuvvetler aylığı ilkesinin hâkim olacağı, istişarenin işleyeceği, tek bir kişinin değil ortak aklın devrede olacağı bir sistemin tekrar tesis edilmesinin gerekliğini ne zaman kabul edecekler, merakla bekliyoruz.

Sekiz yıl sonra gerçekten hatadan mı dönülecek, yoksa mevcut sistem birkaç makyajla yeniden mi sunulacak? Bunu zaman gösterecek.

Okunma Sayısı: 294
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı