"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yeni anayasa için “ortam” uygun mu?

Mehmet KARA
14 Haziran 2021, Pazartesi
Cumhur ittifakı, Anayasayı Türk tipi partili Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemine “uyumlu hale getirmek” iddiasıyla anayasa değişikliği teklifi hazırlığı içinde. MHP tarafından 100 maddelik bir teklif hazırlanarak Bahçeli’nin tabiriyle “alayını” AKP’ye sundu. AKP de 128 maddelik bir teklif hazırlayarak MHP’ye sunmaya hazırlanıyor.

İki parti bu teklifleri ortak bir metin haline getirip muhalefete sunar mı belli değil… 

Peki, bugünkü konjonktür yeni anayasa için uygun mu? Aslında uygun olmadığını teklif hazırlayanlarda biliyor. Bunun iki sebebi var.  

Birincisi, millet ittifakını oluşturan partiler yeni bir anayasadan önce Türk tipi partili cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminden ülkenin kurtarılmasını savunuyor. Bu yüzden bu tekliflere sıcak bakılması bugün için zor görünüyor. 

İkincisi anayasa tekliflerinin Meclis’e getirilmesi yetmiyor. Halkın onayına sunulması için 360, Meclis’te kabulü için de 400 milletvekilinin imzası gerekiyor. Oysa cumhur ittifakının şu anda Meclis’teki sandalye sayısı 336’da kalıyor. 

19 yıllık AKP iktidarları döneminde 12 kez Anayasa değişikliğine gidildi. 177 maddesinin 134 hükmünde değişiklik yapıldı. Neredeyse “değişmeyen değiştirilemez” 4 madde, temel hak ve hürriyetler ve birkaç maddeden ibaret kaldı. Antalya Milletvekili Hasan Subaşı bu girişimlere, “Tekrar anayasa değişikliği istemek ve anayasa değişikliği yapmaya çalışmak bu ülkeye yapılabilecek en büyük kötülüklerden birisidir” yorumunu getiriyor. 

O zaman şu akla geliyor. Bu hazırlığın amacı, “Yeni anayasayı hazırlayalım, geçmeyecek biliyoruz. Seçimde millete ‘Yeni bir anayasa hazırladık Meclis’e getirdik, ama muhalefet destek vermedi. Verin yetkiyi yeni bir anayasa hazırlayım” olarak özetlenebilir. 

Nereden bakarsanız bakın “nafile” bir girişim. Tabiri caizse dostlar alış verişte görsün… 

*** 

BÜYÜK GELİNİ DE BEKLİYORUZ 

Uzunca bir süredir İYİ Parti grup toplantılarında Genel Başkan Meral Akşener’in konuşmasının yarısında işçi, işsiz, çiftçi ya da esnaftan birisine kürsüyü çıkıyor. TRT ve Meclis televizyonu bu arada canlı yayınları kesiyorlar, ama partinin sosyal medya hesaplarından canlı yayınlarla kamuoyuna duyuruluyor. 

Bu hafta da Rize İkizdereli Ayşe Albayrak, kendi şivesi ile İkizdere’de yapılmak istenen taş ocağı ile ilgili görüşlerini anlattı ve ayakta alkışlandı.  

Özetle, “Bizim doğamızı bozmasınlar. Kendi köylerinde yapsınlar” diyen Ayşe hanımın, Akşener’in Rize ziyaretini de gündeme getirerek, “Küçük gelin ziyarete geldi, büyük gelini de bekliyoruz” demesi hayli anlamlıydı. Büyük gelin dediği Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan. Ayşe Hanım, Meclis kürsüsünden, Erdoğan’a da seslenirken, “Erdoğan imzalamasa kimse bir şey yapamaz. Bizim doğamızı bozmasın. Biz başka bir şey istemiyoruz” derken sesi aynı çatı altında az sonra konuşacak Erdoğan’a ulaşmamış olacak ki, cevap gelmedi. 

Siyasetçiler millete kulak vermeli. 

Çünkü, milletin feraseti ve irfanı her şeyin üstünde...  

*** 

VEKİL KÖŞESİ 

Bu haftaki vekil köşemizde Gaziantep Milletvekili İrfan Kaplan’ın bir dakikalık gündem dışı konuşmasına yer vereceğiz.  

Ülkemizdeki durumu özetleyen konuşmasını tutanaklardan aktaralım: “Kamu bankası olan Ziraat Bankası, iş bulamadığı için KYK borcunu ödeyemeyen 300 bin öğrenciyi icraya veriyor. Parasızlıktan toprağını ekemeyen çiftçiye, borcunu ödeyemediği için haciz gönderiyor. Pandemide esnafa 5 bin TL’yi çok görüyor, ama yandaşlarının 750 milyon dolar kredisine göz yumuyor. 

Aynı gemideyiz nidaları atanlara seslenmek istiyorum: 

Çaresizlikten traktörünü satan çiftçilerimiz, işsizlikten intihar eden gençlerimiz, iş yapamadığı için kepenk kapatan esnafımız ve sebep olduğunuz çaresizlik, yoksulluk, umutsuzlukla boğuşan milyonlarca vatandaşımız yani hiçbirimiz sizinle aynı gemide değiliz.” 

“Aynı gemideyiz” diyenler bu soruya ne cevap verecekler bakalım… 

*** 

ARTIK YAVRUSU OLAN KOYUNLAR GÖZALTINA ALINIYOR! 

Geçtiğimiz haftalarda Şanlıurfa Ceylanpınar’daki TİGEM arazisinde otladıkları gerekçesiyle koyunların gözaltına alınmasına ilişkin tartışmalar Meclis’te yeniden gündeme geldi. 

Meclis genel kurulunda çalışmalar devam ederken, İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, “Sayın Başkan sizden çok özür diliyorum” diyerek söz isteyerek, “Bana şimdi âcil bir mesaj geldi. Şanlıurfa’da, Ceylanpınar’da TİGEM’in bulduğu, çevre köylerdeki koyunları asker gözaltına alıyor ancak gözaltına alınan koyunlarının bazıları kuzusu olduğu için -yem de verilmiyor- o hayvanlara yem verilmediği için süt yapamıyor. Kuzular da aç, hayvanlar da aç. 

Yani, sizden istirhamım şu: Gözaltına alınan koyunlara hiç olmazsa yem verilsin, aksi takdirde hayvan hakları ihlâl ediliyor” diyerek konuyu gündeme taşıdı. 

Oturumu yöneten Meclis Başkanvekili Haydar Akar, “Anlaşıldı Sayın Tanal. Şanlıurfa da benim nöbetimi kolluyor galiba, benim nöbetimde oluyor bu olay” dedi peşinden de ilginç diyaloglar ortaya çıktı. 

İstanbul Milletvekili Mustafa Demir’in, “Yeni çıkardığımız yasada, yavrusu olan koyunlar gözaltına alınamıyor” diyerek konuya farklı bir boyut(!) getirirken, Başkanvekili Akar, “Konuyla ilgileneceğiz” diyerek konuyu kapattı kapatmasına da bu ilginç diyaloglar da tutanaklara geçti. 

Demek ki, neymiş yavrusu olan koyunlar artık gözaltına alınmıyormuş! 

Bari aç bırakılmasalar…

Okunma Sayısı: 1121
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı