Dünya, hepimizin güzel ve korunaklı bir yuvasıdır. Yeryüzüne yeşil çimenler, çiçeklerle dolu halılar serilmiş, tavanımız yıldızlarla süslenmiş, ay bize gece kandil olmuş, güneş ise hem aydınlatan hem ısıtan lambamız olarak vazifelendirilmiştir.
Biz insanlar ise, böyle güzel nimetlerle dolu ve döşeli büyük bir evde, Allah’ın misafirleriyiz. Misafir ise, bulunduğu yerde ev sahibinin izin verdiği gibi davranmak zorundadır. Her yeri istediği gibi dağıtamaz, kirletemez, yakıp yıkamaz. İşte bizler de Allah’ın bize emanet ettiği dünyamızı ve içindeki varlıkları, çevremizi, Allah’ın izni dairesinde kullanmalıyız. Ev sahibini darıltacak davranışlarda bulunmamalıyız.
İnsan ne yapacak?
Çevremizdeki varlıkların vazifesi insana hizmet içindir. Ama her varlık aynı zamanda Allah’ı tesbih eder. Hücreler, atomlar, hayvanlar, bitkiler, gezegenler... Hepsi Allah’ın onlara yüklediği programa itaat ederek çalışırlar. Arı bal yapar, ağaçlar meyve verir, inek süt verir, tavuk yumurta yapar... Biz bunlardan birini bile, dünyalar dolusu fabrikalar kursak yapamayız. O halde şu soru geliyor aklımıza. Tüm zor işleri hayvanlar, bitkiler, toprak vs. yapıyorsa, insan ne yapacak? İnsan, tüm bu varlıkların ustabaşısı gibidir. Fakat bu ustabaşılık vazifesi, çalışmayan bir işçiyi çalıştırmak anlamında değildir. İnsan, çalışan mahlûkatın ne yaptığını anlamak, onların arkasındaki kudreti okumak, tefekkür etmek, düşünmek, Allah’ı tanımaktır ve tüm bu varlıklara iyi bakmakla vazifelidir.
Allah’ın emaneti: Çevremiz
Çevreyi korumak yalnızca tabiatı korumak değildir. Aynı zamanda Allah’ın isimlerinin tecellilerine saygı göstermektir. Çiçekte Cemîl ismini, rızıklarda Rezzak ismini, şifada Şâfî ismini, kâinattaki düzende Hakîm ismini okuyan insan, bu nimetlere karşı daha dikkatli davranır. Çünkü bilir ki her varlık, kendine has diliyle ve hâliyle Rabbini tanıtmakta ve tesbih etmektedir.
Bugün çevre kirliliği, israf ve tabiatın tahribi gibi problemler, insanın kulluk vazifesini eksik yaptığını göstermektedir. Oysa bir Müslüman, yere attığı bir çöpün, israf ettiği bir damla suyun veya zarar verdiği bir canlının Allah’ın ona emaneti olduğunu düşünür, ona göre davranır. Çevreyi korumak, temiz tutmak, zaten her Müslümanın hayatının bir parçası olmalıdır.